Ezik Olmayın Patron Sizsiniz Lan !
İnsansever -
Kedi köpek dışında tüm
Hayvanlarısever.
Yılansever-Timsahsever-Eşeksever-Kurtsever-Leoparsever vs......
Kaldırımlara dökülen yemler sadece kedi beslemiyor; fare ve haşereleri çekerek ciddi bir çevre kirliliği ve koku sorunu yaratıyor. Zoonoz hastalıkların yayılma riskini artırarak halk sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Hayvanseverlik, yaşam alanlarımızı bu hale getirmek olmamalı.
Gıda satışı yapılan alanlarda, özellikle ambalajsız temel gıda maddelerinin hemen üzerinde başıboş kedilerin bulunması kabul edilemez. Bu durum halk sağlığı ve hijyen kurallarına açıkça aykırıdır. Tüy, deri döküntüsü ve çeşitli parazitlerin gıdalara bulaşma riski mevcuttur.
İstanbul’un en büyük barajına başıboş köpekler kist hidatik sıçıyolar.
Arıtma sistemleri kist hidatik arıtamaz! Bu suyla yemek yapıyoruz!
Şenol Güneş #izindeiyiyiz Graf
Bir vekil başıboş köpekler konusundaki paylaşımlarımın hakaret ve kin-nefrete teşvik niteliğinde olduğu iddiası ile şikayetçi olmuş. Çarşamba günü ifade vermeye gideceğim.
#sokaktabaşıboşolmaz#HamzaOğlumEslemKızım
Bu belediye özelinde demiyorum ama 350 ton de 20 milyon para al mamacı başkana 6-7 milyon ateşlesin
350 değil 200 ton versin
Nereden denetleyeceksin? Köpeklerin bokundan mı hesaplayacaksın kaç ton mama girdiğini.
O yüzden mama güzel kazanç kapısı
Kafede “sigara içilmesin” diye hassasiyet var ama millet kahvesini içerken masanın yanında binbir türlü hastalık taşıyıcısı domuz gibi başıboş köpek mama yiyor..
“Modernlik” diye diye hijyen standardını ahıra çevirdiler.
Almanya'da sokakta başıboş köpek yok.
Peki nasıl oluyor bu iş?
Bir sihirbazlık numarasıyla mı?
Hayır. Tamamen "acımasız" diyebileceğimiz kadar katı kurallar, tavizsiz denetimler ve ağır bedellerle...
Gelin, şu işin somut verilerine, o çok merak edilen Alman sisteminin detaylarına bir bakalım.
BİR: KÖPEK DEMEK, VERGİ DEMEK (HUNDESTEUER)
Almanya'da köpek sahiplenmek, belediyeye her yıl tıkır tıkır vergi ödemek demektir. Öyle sembolik bir rakamdan bahsetmiyorum. Şehre göre değişir ama sıradan bir köpek için yıllık 100 ile 180 Euro arası bir vergi ödersiniz.
İkinci köpeği mi aldınız? Vergi katlanır.
Daha bitmedi! Bir de "Listenhunde" yani tehlikeli ırklar listesi var. Eğer bu listeden (örneğin Pitbull, Staffordshire vb.) bir köpek beslemek isterseniz, yıllık verginiz bir anda 800 hatta 1000 Euro’lara fırlar. Neden? Çünkü devlet açıkça "Bu köpeği almanı istemiyorum, alırsan da lüks tüketim bedelini ödersin" der.
İKİ: ÇİP, KARNE VE MUTLAK KAYIT
Almanya'da "benim köpeğim kimliksiz yaşasın" diyemezsiniz.
Sadece vergi dairesine kayıt yetmez; hayvanlar TASSO gibi ulusal veri tabanlarına da kaydedilir.
AB Evcil Hayvan Pasaportu (Heimtierausweis) zorunludur. Tüm aşıları bu karneye işlenmek zorundadır. Kaçak göçek köpek bakamazsınız. Her köpeğin devlette bir adresi, bir nevi kimlik numarası vardır.
ÜÇ: BİRİNİ ISIRIRSA YANDINIZ (SCHMERZGELD)
Diyelim ki köpeğiniz birini ısırdı veya yola atlayıp bisikletli birini düşürdü. "Köpektir, olur öyle" deyip geçemezsiniz. Anında dava açılır ve "Schmerzgeld" yani "acı ve ıstırap tazminatı" ödemek zorunda kalırsınız.
Çok uç bir örnek vereyim mi?
Diyelim ki köpeğiniz parkta yürüyen bir cerrahın elini ısırdı ve adam mesleğini yapamaz hale geldi. Veya bisikletli biri köpeğiniz yüzünden kaza yapıp felç kaldı.
Geçmiş olsun.
Ödeyeceğiniz tazminat hastane masraflarıyla bitmez; o adamın ömür boyu kazanamayacağı maaşı da sizden tahsil ederler. Rakamlar 50 bin, 100 bin Euro'ları, hatta daha fazlasını bulur. Kelimenin tam anlamıyla ocağınıza incir ağacı dikilir. İşte bu yüzden çoğu eyalette "Köpek Mali Mesuliyet Sigortası" yaptırmak zorunludur.
DÖRT: O DIŞKIYI YERDEN ALACAKSINIZ, BAŞKA YOLU YOK
Köpeği tuvalete çıkardınız, işini gördü ve siz de yürüyüp gittiniz...
Almanya'da bunu yapamazsınız.
O meşhur "Kotbeutel" yani dışkı poşetini yanınızda taşıyacak ve o pisliği yerden alacaksınız. Almazsanız ve "Ordnungsamt" (belediye zabıtası) veya bir komşunuz sizi görürse şikayet eder. Cezası şehre göre 50 Euro'dan başlar, 150-200 Euro'ya kadar çıkar. İş o kadar ciddidir ki, bazı sitelerde sahipsiz dışkılardan DNA testi yapıp suçluyu bulmayı tartışıyorlar artık.
BEŞ: SOKAĞA KARTONDA MAMA, ARTIK YEMEK KOYAYIM? SAKIN!
Bizdeki gibi köşe başlarına yoğurt kabında su, dünden kalan makarnayı bir ağaç dibine bırakmak mı?
"İyilik meleği" olayım derken suçlu duruma düşersiniz.
Almanya'da sokağa, parka, ormana yemek artığı veya mama bırakmak kesinlikle yasaktır. Sebebi çok net: "Sokaktaki fareleri ve haşereleri besliyorsunuz."
Bunun yasal dildeki karşılığı "illegale Müllentsorgung" yani yasadışı çöp atmaktır. Çevre kirliliğine neden olduğunuz için yüzlerce Euro ceza yersiniz. Hayvan beslemek istiyorsanız bağış yapacağınız adres bellidir: Barınaklar.
ALTI: OTOYOLDA BAŞIBOŞ KÖPEK Mİ? GEREKİRSE VURULUR!
Almanya otoyolunda (Autobahn) kenarda başıboş gezen bir köpek görmek, UFO görmek kadar nadirdir.
Ama oldu da bir köpek çitleri aştı ve otoyola çıktı. Sistem anında "kırmızı alarma" geçer. Otoyol polisi ve itfaiye sevk edilir, gerekirse trafik durdurulur ve köpek yakalanıp barınağa götürülür. Tüm bu devasa operasyonun faturası da çipten bulunan sahibine kesilir.
Peki ya köpek panikledi, yakalanamıyor ve hızla akan trafiğe girmek üzere?
İşte Alman sisteminin en net ve tavizsiz olduğu yer burasıdır.
Eğer köpeğin yola fırlaması insanların zincirleme kaza yapmasına, yani insan hayatının tehlikeye girmesine neden olacaksa ve başka hiçbir müdahale şansı kalmamışsa...
Polis o köpeği vurur.
İnsan hayatı söz konusu olduğunda sistem bir saniye bile tereddüt etmez.
Kısacası:
Almanya’da başıboş köpek yok, çünkü köpeği başıboş bırakmaya veya sokağa atmaya cesaret edebilecek bir "insan" yok.
Sistem köpeğe değil, tamamen sahibine odaklanmış durumda.
Seviyorsan bedelini ödersin.
Sorumluluğunu alıyorsan bakarsın.
Kuralları ihlal edersen de sonucuna katlanırsın.
- Murat Artuğ
🔴 Kayseri Kocasinan’da 25 bin metrekarelik alana inşa edilen hayvan barınağı için Kocasinan Belediyesi’nin resmî web sitesindeki ifade:
“Tesis, sokak hayvanlarına adeta beş yıldızlı bir otel konforu sunuyor.”