Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
Butlan yönetimi yurttaşa kapısını kapattı
Bodrum Yurttaş İnisiyatifi sözcüleri Hülya Scobie ve Ayhan Karahan “Kemal Kılıçdaroğlu’nu Bodrum’da İstemiyoruz” kampanyasında toplanan 32 bin imzayı CHP Genel Merkezi’ne teslim etmek üzere Ankara'ya getirdi.
Genel Merkez, imzaların Kılıçdaroğlu'na teslim edilmesine olumsuz yanıt verdi.
➖"Ben öğrenciyken, ders kitaplarını kırtasiyeye sipariş ediyorduk. 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmiş oluyordu.
➖"Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi. Sınıflarda soba bile yoktu."
💡Demiş Bakan Tekin.
👉Söylediklerin doğru değil Sayın Bakan @Yusuf__Tekin ve sen ilkokula benden beş yıl sonra başladın.
➖Ben öğrenciyken ders kitaplarımız okul açılmadan hazır olurdu.
➖Ben öğrenciyken sınıfımızda 20-25 kişi olurdu.
➖Ben öğrenciyken öğretmenlerimiz bize Cumhuriyet'i, Atatürk’ü öğretirdi.
➖Hayatı öğretirdi, ağaç dikmeyi, halı dokumayı, ahşap işlerini öğretirdi.
➖Ben öğrenciyken köyümüzde ilkokul vardı, o okulun öğretmenleri vardı, o öğretmenlerin lojmanları vardı.
➖Artık benim köyümde ilkokul yok, öğrenci yok, öğretmen yok.
➖Benim okuduğum okul harabeye döndü, lojmanlar yıkıldı.
ODTÜ BİRİNCİLERİ SUSTURULUYOR!
Konuşma hakkı elinden alınan 8 ODTÜ birincisi olarak bizlere yapılan haksızlığı paylaşıyoruz.
• ODTÜ’den 4.0 ortalama ile mezun olan 9 üniversite birincisi olarak hepimiz, törenden iki gün öncesine kadar her yıl birincilerin yaptığı gibi Devrim'de konuşma yapacağımızı zannediyorduk. Ancak birincilerden yalnızca birine konuşma hakkı verildi.
• 17 Temmuz'da derece öğrencileri için bir tören düzenlendi. Bu tören öncesi düzenlenen toplantıda bizlere süre yetersizliği sebebi ile Ankara'dan ve Kıbrıs'tan birer birincinin konuşacağı bildirildi. Konuşmalardan sonra bu kişiyi kararlaştırmak için tekrar çağrıldığımızda bize seçim kriterlerinin hala belirlenmediği aktarıldı.
• 19 Temmuz'daki törenden bir gece önce telefonla arandık ve konuşma yapmayacağımızı öğrendik. Hangi kritere göre seçim yapıldığı ise talep etmemize rağmen bize açıklanmadı.
• Programın sıkışıklığını bahane eden yönetim, bu konuşmayı yapmaya hak kazanmış öğrencilere üçer dakika süre vermek yerine üniversite tanıtım videoları izletti ve Athena grubuna yaklaşık 70 dakikalık bir konser verdirtti. Grubun sahneye çıkmasının beklendiği 20 dakika boyunca hiçbir şey yapılmaması da eklenince “program sıkışıklığı” bahanesinin ne kadar asılsız olduğu gözler önüne serildi.
Tüm dönem arkadaşlarımızla bize karşı yapılan bu büyük ayıbı kınıyoruz!
Biz bu şekilde sansürlenmeyi kabul etmiyoruz. Bu sebeple ODTÜ birincileri olarak çok büyük bir hevesle hazırladığımız ancak yapamadığımız konuşmalarımızı bu gönderiyi alıntılayarak paylaşma kararı aldık. Bizim dillendiremediklerimizi okumanız bizi çok mutlu edecektir.
Yazık çok yazık bu ülkeye. Nasuh Mahruki’yi tutukladılar. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi hapsedebilecekleri bir hukuksuzluk düzeni inşa ettiler. Nasuh Mahruki FETÖ ile mücadele ederken siyasal iktidar Fetöcülere ne isteseler veriyordu. Şimdi 15 Temmuz Tweeti nedeniyle Mahruki’yi tutuklattılar.
A Haber’in servis ettiği Oğuzhan Uğur’un gözaltına alınma anına ait bu görüntüler polis kamerasıyla mı, basın kamerasıyla mı çekildi?
Eğer polis kamerasıyla çekildiyse, bu görüntüler A Haber’e hangi usulle ulaştı?
Eğer basın kamerasıyla çekildiyse, gözaltı işlemi sırasında basın organı olay yerinde hangi kapsamda bulunuyordu?
Bu yayın biçimi, kamuoyunda kişi hakkında peşin hüküm oluşmasına ve itibarının zedelenmesine yol açmaz mı?
Nasuh Mahruki'nin ifadesi ortaya çıktı: (Cumhuriyet)
• Bu paylaşımda 15 Temmuz'un daha önceden fark edilmiş olduğu Devletin Resmi kayıtlarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada o zamanki adıyla gülen cemaatinin ordu içerisinde bir hazırlık içinde olduğuna dair bilgiler geçiyordu, bir binbaşının girişimden 40 gün önce bu yönde hazırlık yapıldığı ihbarı vardı.
• Aynı zamanda Rus istihbaratının da bu konu hakkında uyardığı bilinmekteydi.
• Daha yakın zamanda dönemin MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın kendisini dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bizzat uyardığı yönünde beyanı vardır, orduyu içerde tutmasıyla alakalı dolayısı ile devletin ilgili birimleri gülen cemaatinin YAŞ kararları öncesinde tasfiye edileceğini bildiği için böyle bir kalkışmayı öne almak zorunda kaldılar, nitekim onlarında elleri ayaklarına dolandı bu süreçten.
• Sayın. Cumhurbaşkanı bu kalkışmayı olay başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini söyledi, dolayısı ile devletin ilgili birimleri bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar oldukları halde gecikerek müdahale edilmiştir.
• Bu yüzden 251 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Polis Özel Harekat Başkanlığı uçaklarla bombalanarak çok sayıda şehit vermiştir.
• Bu gecikmenin çok ağır bedeli her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi benim de canımı çok yakmıştır. En önce eleştirdiğim konu budur, bu gecikme neden yaşandı.
• Eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidi vermezdik.
• 15 Temmuz sonrasında ise bu kalkışmanın sonuçlarından birisi de Atatürk’ün emaneti parlamenter demokratik rejimimiz kuvvetler ayrılığına dayalı Cumhuriyetimiz sona ermiş ve ABD'nin ve ABD'li eski orta doğu şefi Paul Henze'nin Türkiye için söylediği Cumhuriyeti kuranlar işi sıkı tutmuşlar, sağlam temellere dayandırmışlar, hükümeti ikna ediyoruz Meclis çıkıyor karşımıza, Meclis'i ikna ediyoruz yargı çıkıyor karşımıza, yargıyı ikna ediyoruz ordu çıkıyor karşımıza, ABD çıkarları için Türkiye'de tek adam rejimi kurulması gerekmektedir söylemi, ABD büyük elçisi Tom Barrack sürekli orta doğu ülkeleri için uygun olduğunu söylediği şekilde rejimimiz kuvvetlerin birleştirildiği başkanlık sistemine geçmiştir.
• Bu işin planlayıcısı ABD'dir.
• Ben burada satranç oyunundaki taşlara benzetme yapmaya çalıştım.
• Fil ABD'nin beslediği herkesçe bilinen gülen cemaatidir, vezir Parlamenter sisteme dayanan kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunduğu Cumhuriyetimizdir, şah dediğim Cumhurbaşkanının yetkilerinin yeni dönemde kuvvetler birliğine dönüşmesidir, mat dediğim ise Türk Milletinin parlamenter sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesini kaybetmesidir.
• Paylaşım hakkında üzerime atılı olan Halkı Kin Nefret ve düşmanlığa Sürükleme veya Aşağılama suçunu işlemedim, bu üzerime atılı olan suçlamayı bu paylaşımı nasıl çıkardığımı anlamadım.
• Böyle bir niyetle bu paylaşımı yapmadım, asıl eleştirdiğim ABD ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği halde, bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir, bu darbenin kazananı ABD'dir.
• Üzerime atılı olan suçlamayı işlemediğim için serbest bırakılmayı talep ediyorum.