DSÖ 2026 Dünya Sağlık İstatistikleri Raporu yayımlandı.
Rapor; COVID-19 sonrası küresel sağlık göstergelerindeki değişimleri, yaşam beklentisini, anne-çocuk sağlığını, bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalık yükünü, sağlık finansmanındaki sorunları ve ülkeler arası eşitsizlikleri kapsamlı biçimde ortaya koyuyor.
Küresel sağlık politikaları açısından önemli veriler ve uyarılar içeren rapor, sağlıkta sürdürülebilir ilerleme için güçlü kamu politikaları ve eşit erişimin önemini bir kez daha vurguluyor.
Hantavirüs Enfeksiyonu Güncel Durum-14 Mayıs 2026
Son güncel verilere göre, MV Hondiusadlı kruvaziyer gemisiyle ilişkili Andes virüsü salgınında 13 Mayıs 2026 itibarıyla toplam 11 olgu ve 3 ölüm bildirilmiştir. Olguların 8’i laboratuvar olarak doğrulanmış Andes virüsü enfeksiyonu, 2’si olası olgu, 1’i ise halen değerlendirme aşamasındadır.
Mevcut epidemiyolojik ve genetik dizileme verileri, ilk olgunun enfeksiyonu gemiye binmeden önce kemirgen temasıyla aldığını, ardından gemi ortamında sınırlı insandan insana bulaş gelişmiş olabileceğini düşündürmektedir. Viral sekansların birbirine çok yakın olması, ortak bir kaynak veya çok sınırlı sayıda zoonotik bulaş sonrası sekonder insan bulaşını desteklemektedir.
Andes virüsü, hantavirüsler içinde insandan insana bulaşı gösterilmiş nadir türlerden biridir. Ancak bulaşın genellikle yakın, uzun süreli ve korunmasız temas gerektirdiği düşünülmektedir. DSÖ, gemide bulunan kişiler için riski “orta”, genel toplum için ise “düşük” olarak değerlendirmektedir.
Yüksek riskli temaslılar, doğrulanmış Andes virüsü olgusuyla yakın, uzun süreli ve korunmasız temas eden kişilerdir. Bu gruba aynı evde, aynı kabinde veya aynı kapalı ortamda uzun süre kalan kişiler; yakın fiziksel/partner teması olanlar; uygun kişisel koruyucu ekipman kullanmadan bakım veren sağlık çalışanları; vücut sıvıları, solunum sekresyonları veya kontamine materyalle korunmasız temas eden kişiler dahildir. Ancak “uzun süreli temas” için dakikalar ya da saatlerle tanımlanmış kesin bir eşik süre bulunmamaktadır. Bu nedenle temasın risk düzeyi; temasın yakınlığı, kapalı ortamda gerçekleşip gerçekleşmediği, korunma önlemlerinin kullanılıp kullanılmadığı, vücut sıvısı/sekresyon teması olup olmadığı ve temasın tekrarlayıcı ya da uzun süreli olup olmadığı birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir. Bu kişiler için son maruziyetten itibaren 42 gün aktif izlem ve gerekli durumlarda ev ya da kurum karantinası önerilmektedir.
Düşük riskli temaslılar ise olguyla kısa süreli, mesafeli, sınırlı veya uygun korunma önlemleri altında temas eden; uzun süreli kapalı ortam maruziyeti, doğrudan vücut sıvısı teması veya korunmasız bakım öyküsü bulunmayan kişilerdir. Bu grupta rutin laboratuvar testi veya karantina önerilmez; semptom gelişimi açısından kişinin kendini izlemesi yeterlidir.
Andes virüsünde bulaştırıcılığın en çok hastalığın ilk belirtilerinin ortaya çıktığı erken dönemde olabileceği düşünülmektedir. Ancak kişinin henüz ateş, kas ağrısı, halsizlik veya solunum yakınması başlamadan önce virüsü bulaştırıp bulaştıramayacağı kesin olarak bilinmemektedir; bu olasılık tamamen dışlanamamaktadır.
Hastalık klinik olarak ateş, kas ağrısı ve ardından ani gelişebilen solunum yetmezliği ile seyreden hantavirüs pulmoner sendromuna yol açabilir. Ağır olgularda mortalite yüksek olup %40–50’ye ulaşabilmektedir.
Şu an için onaylı spesifik antiviral tedavi veya yaygın kullanıma girmiş aşı bulunmamaktadır. Yönetim temel olarak erken tanı, izolasyon, temaslı takibi ve yoğun destek tedavisine dayanmaktadır.
Genel toplum açısından panik gerektiren bir durum bulunmamakla birlikte, olay Andes virüsünün uygun koşullarda sınırlı insandan insana bulaş potansiyelini ve zoonotik enfeksiyonlarda “Tek Sağlık” yaklaşımının önemini yeniden gündeme taşımıştır.
👇
https://t.co/Ku8MwrNc3y
@ttborgtr
Yaşatmak için çalışırken can korkusu yaşamak, şiddete maruz kalmak istemiyoruz. Hastalarla bizi karşı karşıya getiren, her hatanın sorumlusu olarak hekimleri gösteren ve hedef haline getiren söylemleri reddediyoruz. Güvenli ve şiddetsiz bir çalışma ortamı mümkün!
Sesimizi gür bir şekilde Bandırma'dan duyurduk.
Sözümüzü büyütmek için sen de burada ol!
25 Şubat – 1 Mart 2025 tarihleri arasında Beyaz Yürüyüş’te, başka bir hekimlik ortamı için adım adım ilerliyoruz.
📢 #BaşkaBirSağlıkSistemiMümkün #BeyazYürüyüş #BüyükHekimBuluşması @ttborgtr
Türkiye Acil Tıp Derneği Etik ve Hukuk Komisyonu olarak online webinar serimize devam ediyoruz. Bu ayki konumuz ‘Acil Serviste Adli Olgu ve Adli Rapor Yazımı’ olacak. 30 Ocak Perşembe saat 20.30’da canlı olarak düzenleyeceğimiz eğitimimize görseldeki QR koddan veya ‘https://t.co/Lz8Te5xena’ linkinden ulaşabilirsiniz.
🚨 TATD 8. Kurs Günleri Kongresi
📅 28 Nisan - 1 Mayıs 2025
📍 Granada Hotel Convention Center
Acil tıp alanında en güncel bilgi ve uygulamalara odaklanan, multidisipliner yaklaşımlarla donatılmış özel bir kongreye davetlisiniz. Mesleki gelişiminizi bir adım öteye taşımak ve yeniliklerle buluşmak için bu eşsiz fırsatı kaçırmayın!
🔗 Ayrıntılı bilgi ve kayıt için: https://t.co/YFyLS5mJHK
📌 Takviminize not etmeyi unutmayın!
#TATDKursGünleri #AcilTıp #TATD #TATDKongre @tatdkongre
🚨@TrTATD Afet Okulu 1-3 Kasım 2024’te Diyarbakır’da!
☢️ KBRN, sel, deprem, patlama, afet eğitimleri ve diğer ayrıntılar için [email protected] mail adresinden ulaşabilirsiniz.
#TATDafetokulu
🫀1 an, 1 hareket, 1 hayat kurtarabilir! 🩺
Dünya İlkyardım Gününde, Uğur Mumcu Parkında Halk Sağlığı Farkındalık ve Eğitim Etkinliği için bir araya geldik. @cankayabelediye@TATD_Res#ilkyardımhayatkurtarır
Bir çocuğun cesedini çuvala koyup üzerine 20 kilo taş koyduktan sonra misafirliğe gitmiş, çay içip namaz kılmış, arama çalışmalarına katılmış. Vahşetin sıradanlığı.
İki Damla Topuk Kanı İle Binlerce Hayat Kurtarın!
Yenidoğan Tarama Programı Hakkında TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu Açıklaması
👇
https://t.co/vhgBkgc5ST…
@ttborgtr@saglikbakanligi
🚨🧠🫁🫀🏨 Türkiye Acil Tıp Derneği tarafından 06-08 Eylül 2024 tarihleri arasında Mövenpick Diyarbakır Oteli’nde ‘’Kritik Hasta Bakımı 2024’’ konulu 1. Güz Sempozyumu’na sizleri davet ediyoruz. Kritik Hasta Bakımı adına her şey bu sempozyumda enine boyuna konuşacağız.
Afetlerde İlaç ve Tıbbi Ekipman Bağışlarının Yönetimi @NurcanBicakci hocamızın kaleminden @TrTATD Afet yazı dizimize devam ediyoruz 👇🏻👇🏻👇🏻
https://t.co/4cSvV7L2iu
🌪️We proudly announce holding the most important event in Emergency Medicine, the greatest and most established congress of the year, the 1️⃣0️⃣. Eurasian Congress on Emergency Medicine and the 2️⃣0️⃣. Turkish Emergency Medicine Congress, between Nov 14-17, 2024 in Antalya.
“Hasta takibi hangi hastanın hangi durumda nereye ya da nerelere götürüleceğini belirlemenin sanatıdır.”
@TrTATD Afet komisyonu yazı dizimiz devam ediyor. @DrNimet hocamızın kalemine sağlık 👏🏻👏🏻👏🏻
@gantoerbil @mdSerkan @SarperYilmazMD
https://t.co/JPlHIrpbxY
Uzun tatillerde tüm sağlık hizmetleri AKSAR!
⛔️Uzun tatillerde hastanelerin tek giriş kapısı acil servislerdir ve bu nedenle acil servislerde aşırı yoğunluk ve hasta sayısında artış olur.
Geçtiğimiz hafta 1.2 milyon çocuk liseye geçiş sınavına girdi. Bu çocukların 10-15 bini neredeyse tüm soruları doğru işaretleyerek kaliteli bir okula girecek. Geriye kalan 1 milyonu aşkın çocuk sadece birkaç soru yanlış yaptı diye “başarısız” sayılacak. Ancak bu sınavdan 4 yıl sonra yapılan üniversiteye geçiş sınavında sadece 4 soru doğru yapan “başarılı” sayılarak bir üniversite kazanacak. Bu nasıl bir sistem?
Hayatlarının baharında olan gençlerin özgüvenlerine darbe vuran, sonra iş işten geçtikten sonra herkese üniversite diploması veren bu sistemi toptan gözden geçirmenin vakti gelmedi mi?
Türkiye’de liseye geçişteki temel sorun kaliteli liselerin sayısının azalmasıdır. Şu an liselerin yalnızca yüzde 1-2’si “kaliteli.” Bu oran eskiden çok daha yüksekti. Eskiden Samsun’dan Diyarbakır’a elit okullar olan Maarif Kolejleri vardı. Pek çok ilde dünya çapında STEM eğitimi veren Fen Liseleri, Köy Enstitüsü yadigari Öğretmen Okulları, yatılı ve seçkin devlet liseleri vardı. İki kuşak önce her ilde yabancı dilde kaliteli eğitim veren iyi bir Anadolu Lisesi vardı. Bunların dışında Ankara Atatürk ve İzmir Atatürk gibi köklü düz devlet liseleri vardı. Ve tabii Sağlık ve Hemşirecilik Okulları gibi ihtisas alanlarında seçkinleşmiş meslek okulları vardı. Artık bu okullar yok. O yüzden çocuklar kalan birkaç iyi okula gitmek için insanüstü bir yarışa sokuluyor. Pırlanta gibi çocuklar genç yaşta kendisini başarısız sayan adaletsiz bir sistemin kurbanı oluyor.
Çocuklara sınavla eziyet etmeyi bırakın! Kaliteli liselerin sayısını arttırın!
Sorun çocuk değil, sistem!