KURÂN “BEYİN” demiyor ama…
Biz tutturmuşuz, BEYİN DE BEYİN, diyoruz!
Eleştiriyorlar bu yüzden.
“HALA AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ” derken Kurân, akıl kelimesiyle “BEYİN”e işaret etmiyor da başka bir organdan mı sözediyor?
Yaşamınıza yön veren her düşünce ve davranışınız “BEYİNinizden başka bir organdan mı açığa çıkıyor?
Kesin olarak bilin ki, KENDİNİ TANI cümlesindeki KENDİN, BEYNİNDİR!
“BEN” sözüyle aklından geçen HER ŞEY BEYNİNİN YARATISIDIR! ÇÜNKÜ BEYNİN BARINDIRDIĞI ÖZELLİKLER İTİBARİYLE RABBİN OLARAK BİLDİĞİN ALLAH ESMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!
BEYİN YARATIYOR DEDİĞİMİZ ZAMAN, BU RABBİN YARATIYOR CÜMLESİYLE AYNI ŞEYİ ANLATIR.
Ne var ki, beyin kelimesini İLİM boyutundan değil, GÖZ sınırlarında değerlendirenler BEYİNİN HAKİKATİNİ KAVRAYAMAZLAR!
“BANA HER ŞEYİN HAKİKATİNİ GÖSTER” duasına devam eden Resûlullah, yaşamdakileri göz boyutundan değil, ilim boyutundan değerlendirmeyi taleb etmiştir.
KUANTUM BEYİN, dedik; gözün algılama sınırlarına GÖRE tanımlamalarının ötesine geçirebilmek için. Maddenin yalnızca göz sınırlamasından kaynaklanan ALGI olup, GERÇEKTE 2D DALGABOYU EVRENDE VAR OLAN BEYİNİN DE BİR DALGABOYU/BİLGİ KOMPOZİSYONU OLDUĞUNU ANLATMAK İÇİN KUANTUM BEYİN TANIMINI KULLANDIK!
Yaşam, her an yeni bir şan alan bilgi kompozisyonundan ibarettir beyin için!
Bilinen BEYİNİN ORİJİNİ OLAN KUANTUM BEYİN, HER AN KENDİNE ULAŞAN BİLGİLERE GÖRE (ister evrenden ister zerrenden) yeni şanını yaratır!
“O HER AN YENİ ŞANDADIR” âyeti ötendeki tanrıdan değil, her an yeni şanda/kompozisyonda olan KUANTUM BEYNİNİN POZİSYONUNDAN sözeder.
Kurân’ ın, geldiği günün sosyal şartlarına göre olan önerilerini bir yana koyarsak, ana işlevi İNSANA HAKİKATİNİ/ORİJİNİNİ HATIRLATMAKTIR!
Bu hatırlamanın sonucu ise “Kaldır kendini aradan, ortaya çıksın Yaradan” işaretine çıkar!
İşte İHLÂS SURESİ de bunu anlatır ki, o yüzden Kurân’ın üçte biri olarak tanımlanmıştır.
İHLÂS SÛRESİ SENİN HAKİKATİNİ SANA FARK ETTİRMEK, KENDİNİ TANIMAN İÇİN BİLDİRİLMİŞTİR!
İster, her an kendine ulaşana/duaya göre yeni bir şan alan, yanısıra “BEN”inin olmayışına bilimsellik açısından bak; ister de, “KUL (anla ve de ki) HU VALLAHU AHAD, ALLAH US SAMED, LEM YELİD VE LEM YULED” de; ulaşacağın son nokta, YALNIZCA VAR OLAN TEK’dir ki, ONDAN GAYRI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR!
Gerisi, HER AN YENİ BİR ŞAN DA OLAN TEK’TİR!
HER AN HER NOKTADA ALGILAYAN, ALGILANAN, KENDİNİ SEYREDEN TEK’TİR Kİ; SEN DE O SEYR İÇİNDE SEYRETTİĞİSİN!
İSTEYEBİLİYORSAN, İSTE KENDİNİ TANIMAYI, DUAN OLSUN!
BU BÖYLECEDİR Kİ, SENDEN AÇIĞA ÇIKAN HER ŞEY DUAN OLARAK KUANTUM BEYNİNE/ RABBİNE ULAŞIR VE O DA İCABET EDİP GETİRİSİNİ YAŞATIR.
Rabbim niye vermiyor deme, duan olan düşünce ve davranışlarına bak! GÜNÜN NE KADARINDA BEYNİNDE NELER VAR, NE KADARINA RABBİN
TANIMAYLA MEŞGUL!
“RABBİNE FİRAR ET” uyarısını iyi düşün!
28.6.2026
“DUA” kelimesine takılmayın!
Beyninizden geçen her talep, istek, beyninizin hakikatını oluşturan Allah esması özellikleri olan potansiyel tarafından “dua” olarak algılanır.
Dersiniz ya, şöyle olmasını istemiştim, Allah gönlüme göre verdi, diye!
Duanın kabulü, SENDEN sanadır!
HİÇLİK MAKAMI...
Gayet mütevazidir Neyzen Tevfik. Birgün Hocapaşa Camii’nin tabutluğuna gidip bir tabutun içine girer kapağını üzerine örter ve uyur.
Dünya malına zerre tamahı yoktur. Kimseye minneti de yoktur.
“Dünyanın en yüksek tahtına da çıksan yine aynı götle oturacaksın” der.
Geçmiş günlere yananlara şöyle seslenir:
“Geçen gençlik günlerine yanmayan
Yok gibidir bense bakar geçerim.
Yoku vara varı hiçe gömerek
Her solukta bir gam yakar geçerim.”
İlk çıkardığı şiir kitabına da “Hiç” adını vermiştir. Kendisine memuriyet teklif eden Talat Paşa’ya memur olunca sonunda ne olacağım diye sorar.
Talat Paşa memuriyet silsilelerini saydıktan sonra son kademeye gelir ve en son kademeyi şöyle söyler: Hiç. Neyzen Paşaya döner ve şöyle der: “İşte ben bugün de hiçim!”
1940’lı yılarda Bakırköy Akıl Hastanesi’nde 21 numaralı koğuş O’na ayrılır. Hem doktoru hem de dostudur ünlü sinir uzmanı Mazhar Osman. İstediği zaman gider kalır sonra canı istediğinde çıkar.
Gençliğinde hem Mevlevi hem de Bektaşi dergahlarında kalmış pek çok kişiden de feyz almıştır. Ancak hiçbir tarike bağlı kalmamıştır.
Öyle ki; İstanbul’a medrese eğitimi için geldiği yıllarda sarık ve cübbe taşımadığı için medreseden; namaz kılmadığı ve abdest almadığı için de mevlevihaneden kovulur.
Savaş vurguncularından birinin dedikodusu yapılmaktadır. “Tonla parası var… Herifin bir eli yağda bir eli balda… Nereye gitse hemen yol açıyorlar!” diye.
Neyzen “Gerçekten kenara çekiliyor mu herkes?” diye sorar “Çekiliyor.” cevabını alınca; “Demek cebindeki pisliğe bulaşmak istemiyorlar…” diye yapıştırır cevabı.
Bir gün Neyzen’e sorarlar: “Neyzen çalarken mi neşelenirsin yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?” Maliye Bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir.
Neyzen: “Maliye Vekili değilim ki çalarken zevk alayım” der.
İkinci Meşrutiyet döneminde nazırlığa getirilen bir zat çok geçmeden yeğeninin vali olarak atanmasını sağlar.
Karşılaştıklarında Neyzen “Maşallah kardeşinizin oğlu tıpkı fasulyeye benziyor.” deyince adam “Genç yasta vali oldu neden fasulyeye benzesin?” diye sorar.
Neyzen de verir cevabı: “İşte ben de onun için benzetiyorum ya fasulye de sırığa sarılarak büyür.”
Hayatı yoksullukla geçmiş Neyzen Tevfik yüreği insan sevgisiyle dolu biriydi. Dünya malına hiç değer vermezdi.
1952 yılında Şehir Komedi Tiyatrosu’nda jübilesinin yapılacağı gün bir arkadaşına telefon açar kendisine bir takım elbise göndermesini ister. Arkadaşı elbiseyi gönderir.
Jübile bitince sahnenin arkasında o elbiseyi çıkartıp oradaki garsonlara verir sonra eski elbiselerini giyer. Bana vereceğiniz parayı da yoksullara dağıtın der.
Nice abdalların bulmak için nice yıllar yanıp tutuştuğu aptalların ise dünya malında bulmayı umduğu o son mertebeyi ne de güzel izah etmiştir Neyzen. Hiçtir.
Bu yüzden 28 Ocak 1953’de verdiği son nefesinde o “Hiç”i uğurlamak için binlerce insan akın eder Barbaros Bulvarı’na.
En yüksek derecede devlet memurlarından kılıklarına çeki düzen vermeye çalışan sarhoşlara üniversite profesörlerinden sokak dilencilerine kadar binlerce insan… Hiçlik mertebesine erişmiş Neyzen’i “hep” birlikte uğurlarlar…
Gerçek boyutlarıyla âlemi, âlemleri ve âlemlerdeki varlıkları tesbit etmek zorundayız!.
Kelimede; kelimenin şeklinde, isimlerde kalmayalım!.
Bilelim ki, şuurumuzu örten, bilincimizi örten, en büyük perdeler; kelimeler, kelimelerin sûretleri, o kelimelerin hayâlimizde meydana getirdiği imajlardır!..
Biz o imajları gerçek sanarak, onların ardındaki mutlak gerçeklerden perdeli yaşıyoruz.
Bu dünyada idrâk edemediğin şeyleri daha sonra idrâk etmen mümkün değil!...
@AhmedHulusi
https://t.co/fzncJqwQpf
DUA NİÇİN YAŞAMDAKİ EN ÖNEMLİ ŞEY?
“DUA VE ZİKİR” isimli kitabımızda bu konuya biraz değinmiştim. Burada o konuya önemli bir açıklama yapmak istiyorum.
DİNDE, “RAB” ismiyle işaret edilenin, holografik sistem sonucu, kuantum potansiyelin tüm özelliklerini barındıran KUANTUM BEYİN olduğunu önceki mesajlarımda yazmıştım.
Metaforik DİNSEL anlatımda, beyindeki bu potansiyeldeki özelliklere de “ALLAH ESMÂSI” denildiğine işaret etmiştim.
Dolayısıyla, her insan denilen beyinde bu özellikler tümüyle potansiyel olarak vardır.
“ALLAHA İMAN” denildiğinde, ÖTEDEKİ VEYA İÇİNDEKİ BİR VARLIKTAN DEĞİL; varlığının TÜMÜYLE kendisi olan KUANTUM BEYİN dediğimiz “POTANSİYELİNE İMAN”dan söz edilmektedir!
Sonsuz sınırsız özellikleri barındıran KUANTUM BEYİN/RABBIN, her an, kendisine ulaşan bilgilere GÖRE, O bilgilerin gereğine/icabına/farkındalıklı ya da farkındalıksız DUANA GÖRE, bir an sonranı YARATMAKTADIR!
İşte konunun en incelikli alanı burasıdır…
Oluşmuş bilgi tabanına GÖRE, sonsuz özellikler barındıran kuantum beyinin, AN içinde tüm verileri analiz edip, sonraki ANINI yaratır!
Bu hususa Resulullah, “TAKUNYANIZIN TASMASI DAHİ KOPSA ONUN İÇİN DUA EDİN” diyerek konunun önemine müthiş bir dikkat çekmiştir!
Çünkü yaşadığın her an, önceki andaki farkındalığın kadarıyla yönelişinin/DUANIN sonucu olarak açığa çıkacaktır!
“İLİM ÇİN’DE BİLE OLSA GİDİP ALIN” işareti Resûlullah’ın, her anki açığa çıkışının, İLMİNE GÖRE DUANA dayalı olarak meydana gelmekte olduğu esasına dayanır.
“RABBİM İLMİMİ ARTTIR” âyetiyle işaret edilen de; DUAN İLMİNE GÖRE/KADARDIR, SİSTEMİNE dayalı olan uyarıdır!
Eğer buraya kadar yazdıklarımla muradımı anlatabilmişsem…
ÖNCELİKLE GEREKLİ OLAN, ister RABBIM diye anla ister sonsuz potansiyelli olan KUANTUM BEYNİN diye anla; bu anladığına İMAN ETMEKTİR!
İMAN ETMEKTİR, çünkü akılla bu sistemi zihninde bir tür somutlaştırman mümkün değildir; ancak İMAN EDİLESİ bir konudur. BU YÜZDENDİR Kİ, DİN, AKIL DEĞİL, İMAN ESASINA DAYALI OLARAK ANLATIMIŞ VE ANLATIMLAR METAFOR ÜZERİNE GELİŞMİŞTİR!
İşte eğer sende böyle bir İMAN HALİ/İLMİ açığa çıkıyorsa, bu farkındalıkla ihtiyaç duyduğun her konuda, anında DUA EDERSİN! DUAN OLMAYAN HER ANIN DA İSRAFTIR, BİR BİLEBİLSEN!
YAŞAMIN, FARKINDALIKLI VEYA FARKINDALIKSIZ DUALARINA RABBININ İCABETİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR; BİR BİLEBİLSEN!
SELÂMETİN DUANDADIR,
RABBİM, ENTES SELÂM VE MİNKES SELÂM, TEBAREKTE YA ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM !
26.6.2026
Bismillahir Rahmanir Rahiym"
Gökdelenlerin varlığını oluşturan çelik konstrüksüyon neyse,
İnsanın varlığını oluşturan konstrüksüyon da Bismillahir Rahmanir Rahiym dir.
Yaşamının her anında varlığın Bismillahir Rahmanir Rahim ile varoluyor ve açığa çıkıyor.
Bir farkedebilsen!
Her işe Besmele ile başlamak, kelime tekrarlamak değil,
Okuduğunun manâsıyla varolup o işin senden o şekilde oluştuğunu hissetmektir.
Yaşam Besmele'den İbarettir!
Allah Rahman Rahîm.
Ve gerisi Rahîm'den Yaratılanlar!
Tüm Esma özellikleriyle.
Cehennemî yanışın nedeni, Allah yanısıra kendinde bir varlık görmektir!
AHMED HULÛSİ
YÜKSEK TANSİYON İÇİN İLAÇTAN DAHA MÜHİM 10 TAVSİYE
USA’ nın dünyaca ünlü Mayo Klinik’ in tansiyonu ilaç tedavisine gerek kalmadan kontrol altına alınmasını sağlayacak 10 hayat tarzı değişikliği tavsiyesi var.
⤵️
İşte tansiyonu ilaçsız kontrol etmenin 10 yolu (parantez içindeki sözler bana aittir):
1️⃣Fazla kilolarınızı verin, göbeğinizi eritin (Kafayı kiloya takmayın. Adam gibi beslenirseniz göbeğiniz olmaz).
2️⃣ Düzenli egzersiz yapın (Aşırıya kaçmayın, en iyisi kışın yürümek yazın yüzmek)
3️⃣ Sağlıklı beslenin (Hazır gıda yemeyin!)
4️⃣Tuzu azaltın (Azaltmayın, normal miktarda yemeye devam edin ama rafine değil kaya tuzu kullanın)
5️⃣Alkolü sınırlandırın (Hiç içmeyin!)
6️⃣Sigarayı bırakın (İçilen yerde bile durmayın!)
7️⃣Kafeini fazla kaçırmayın (Azı karar, çoğu zarar, ideal miktarı sağlığa yarar!)
8️⃣Stresi azaltın (Keşke kolayca mümkün olsa!)
9⃣ Evde tansiyonunuzu takip edin ve düzenli olarak doktorunuza gidin (Tansiyon takibi elbette önemli ama zırt pırt bakılması da doğru değil!)
🔟Aileniz ve arkadaşlarınızdan destek alın (Maddi değil manevi destek tabii ki!)
💥Hipertansiyon hayat tarzındaki yanlışların sonucudur ve bunları ortadan kaldırmadan ilaca başlanması abesle iştigaldir.
Dünyada da, kıyamette de, mahşerde de, cehennemde de, cennette de hep şu anki beynimizle ve beynimizin oluşturduğu DÜNYAMIZ ile yaşama devam edeceğiz.
Çünkü beynimizin orijini et-flesh değil data ile oluşmuş dalga-wave yapıdır.
Mekân neresi olursa olsun, DÜNYANDA yaşamaktasın!
Aşağıdaki görsel @AhmedHulusi nin açıklamalarına göre hazırlanmış bir görseldir.
Görselin yazılı hali:
Evrenin ve insan bilincinin işleyişini beş aşamalı bir süreçle açıklayan bu görselde, süreç, görünmeyen %96'lık kısmı oluşturan kuantum potansiyel alanlar, karanlık madde ve karanlık enerjinin tüm ihtimallerin kaynağı olarak tanımlandığı "Kuantum Alanlar" aşamasıyla başlar; ardından algı kanallarından beyne ulaşan %4'lük görünür kısmı temsil eden "Bilgi & Bilinç" aşamasına geçilir. Üçüncü adımda beyin verileri algılayıp, değerlendirerek "Bilginin İşlenmesi" sürecini gerçekleştirirken, dördüncü aşamada "Ön Alan (Frontal Korteks)" devreye girerek bu verileri analiz, karar, planlama, yaratıcılık ve kontrol merkezinde süzgeçten geçirir; son aşamada ise tüm bu işlenen veriler, "Holografik Projeksiyon" ile bir gerçeklik deneyimine dönüştürülür. Tüm bu akış, alt kısımda yer alan ve yaşanan dünyanın beynin işlediği bilginin holografik bir yansıması olduğunu vurgulayan "Beyni anlamak, evreni anlamaktır" şeklinde özetlenmektedir.
***
Görseldeki ilk 4 aşama evrensel frekansların beyin ekranında biçim alma sürecidir; 5. aşama ise o manaların bizim tarafımızdan 'yaşanan bir hayat ve fiziksel bir dünya' olarak deneyimlenmesidir; beyniMizin kendi veri tabanına ve algı kapasitesine “göre” ürettiği o holografik projeksiyonu, yani tamamen kendi dünyaMızı yaşıyoruz.
@AhmedHulusi nin bu konuya dair bazı videoları:
Beynindeki Hologram Dünyan
https://t.co/ky2tGJb2Cv
Göz Görmez
https://t.co/9ZwBENWdMo
Beyindeki Evren Gerçeği
https://t.co/exXIMyjWr3
Beyin Sırları
https://t.co/Wiv8teuS5h
Beyin Çalışma Sistemi,Kuantum Potansiyel
https://t.co/xyym3Yvsdx