The ROTHSCHILDS have just begun to lose control of the weather.
For 47 years, they have controlled the skies through a network of 22 weather modification stations that could direct hurricanes, droughts, floods, and earthquakes, on demand, to any place on Earth.
The program was called "THRONE CLIMATE" and was funded by a labyrinth of NGOs, carbon credit systems, and "green energy" foundations, all connected to the same family office in Geneva that has controlled European banks since 1815. A few days ago, the last station was disconnected, seized in a military operation involving 6 nations that have never publicly acknowledged working together. The weather is no longer a weapon. For the first time since 1979, the skies belong to no one. Every "natural disaster" of the last 47 years had a signature, a digital fingerprint embedded in the ionosphere that preceded it. HAARP researchers have detected it for decades. They were ridiculed, but they were right about everything: Hurricane Katrina: frequency trace detected 72 hours before impact; The 2010 Haiti earthquake has the same frequency signature, originating from a station in Venezuela; The 2011 earthquake, signature attributed to a flagless ship operating in the Pacific. The ship's registration, obtained via "QFS maritime tracking," belongs to a company conveniently located in the Cayman Islands. The company's sole director: a family trust of the Rothschild family.
They didn't predict disasters, they ordered them. Why control the weather? Because the weather controls everything. Food prices, insurance markets, government stability, migration systems, election outcomes. They didn't need an army. They didn't need murders. They needed rain or drought in the right place at the right time. $4.2 trillion in "natural disaster" damages since 1979. Betting on the destruction they created. Harvesting the suffering they caused. For the first time in half a century, the rain will fall where it should fall.
FOLLOW ME, THE NEXT DROP WILL BE SHOCKING.
🚨Nâdir rastlanan bir video kaydı.
İran'da, Humeynî Devrimi'nden sonra kılınan ilk Cuma namazı.
Kırk yıl önce kılınan bu namazda, imamla birlikte ( imamın hemen arkasında ) Amerikan Büyükelçisi, Yahudi Hahamı, üç de Hristiyan bulunuyor.
Humeynî Devrimi'nin zaferini kutlamak için, bunlar da, imamla birlikte namaz kılıyorlar.
-Bugün 4. ana pistin açılışı yapıldı. Toplamda 6 ana pist olması planlanıyor.
- 2025 yılı kira karşılığı için devlete 1,1 milyar Euro ödendi. 25 yıl boyunca da devam edecek.
- 90 milyon yolcu kapasitesine yaklaşıldı. 110 milyon olduğunda yeni terminal binası yapılması gündeme gelecek.
- Doğrudan 102 bin, dolaylı 300 bin istihdam. 2030'da 472 bin olması bekleniyor.
- Ekonomiye yıllık katkısı 24, 2 milyar $ (GSYH'nın %2,2'si), 2030 projeksiyonunda 44 milyar $ olarak öngörülüyor (GSYH'nın %3,25'i)
Yapılmasına neden bu kadar itiraz edildi diye düşünürseniz tekrar okursunuz :)
EPSTEİN DOSYASI.
HERKES BU BELGESELİ ŞİMDİ GÖRMELİ.
Hazırlanın… Çünkü kanınızı donduracak.
1998’de, Hollanda’nın Zandvoort kentinde beklenmedik bir keşif yapıldı: Binlerce dosya içeren CD-ROM’lar, bebeklerin ve küçük çocukların en sadist ve vahşi hayal edilebilecek şekillerde tecavüze uğradığı, işkence edildiği ve öldürüldüğü görüntü ve videoları barındırıyordu.
Bu bir teori değil. Bizi yöneten pedofil ve yozlaşmış elitin sapkınlığının tartışılmaz kanıtı… ve saklamaya hazır oldukları her şeyin.
Tesadüfi bir keşifle başlayan şey, güçlüler için bir kabusa dönüştü.
Hemen Belçika, Hollanda, Fransa ve diğer ülkelerin adalet sistemleri vahşi bir örtbas mekanizmasını harekete geçirdi: Tanıkları susturdular, delilleri yok ettiler… hatta gerçeği gün yüzüne çıkarmaya çalışanları bile öldürdüler.
Bu, gücün gerçek yüzü.
PAYLAŞINKİ TÜM DÜNYA GÖRSÜN!
MUHİTTİN BÖCEK VE KÜÇÜK ÇOCUKLAR İLE GRUP SEKS
▪️Böcek: "16 yaşında görünüyorsun, çocuk gibi olman hoşuma gitti."
▪️Böcek: "Kız arkadaşın varsa getir, grup yapalım."
▪️Beyan sahibi: "Olaylar başladığı dönemde 17 yaşındaydım."
Muhittin Böcek dosyasında 3 çarpıcı ifade: İş, para ve konut karşılığı fuhuş iddiası
Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma dosyasına giren 3 ayrı ifade, fuhuş organizasyonu yapıldığı, kadınlara para, belediyede iş ve konut imkânı sağlandığı iddialarını gündeme getirdi. İfadelerden birinde, beyan sahibinin 17 yaşındayken Böcek’le para karşılığında cinsel ilişkiye girdiği öne sürülürken, bir başka ifadede belediyede işe alınma vaadi karşılığında cinsel birliktelik şartı ileri sürüldüğü iddia edildi.
Soruşturma dosyasında yer alan ifadelerde, bazı kişilerin kadınlarla irtibata geçerek onları Muhittin Böcek ve başka kişilere yönlendirdiği, buluşmaların Antalya’nın Konyaaltı ve Lara ilçelerindeki evlerde gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
17 YAŞINDA OLDUĞUNU BEYAN ETTİ
Dosyadaki ifadelerden birinde kadın, daha önce verdiği ifadenin doğru ancak eksik olduğunu belirterek, kendisini ve başka kadınları fuhşa sürüklediğini iddia ettiği kişiler hakkında ek beyanda bulundu.
Beyan sahibi, 17 yaşındayken bir arkadaşının kendisini Özcan Say isimli kişiyle tanıştırmak istediğini belirterek, arkadaşının Say’ın “zengin insanlara ve Muhittin Böcek’e kız gönderdiğini” söylediğini öne sürdü.
Paraya ihtiyacı olduğu için teklifi kabul ettiğini anlatan kadın, verilen adrese gittiğinde kendisine “18 yaşından küçük ve bakire” olup olmadığının sorulduğunu iddia etti.
Kadın, daha sonra Lara’daki bir eve götürüldüğünü ve burada daha önce şahsen tanımadığı Muhittin Böcek’le karşılaştığını ileri sürdü. Beyanında, aracı konumundaki kişilerin kendisine 1000 lira verdikten sonra evden ayrıldığını, Böcek’le yaklaşık 10 dakika yalnız kaldığını ve cinsel birliktelik yaşadığını öne sürdü.
“BELEDİYEDE İŞE ALALIM” İDDİASI
Dosyadaki bir diğer ifadede ise bir kadın, günlük işlerde çalıştığı dönemde kendisine belediyede iş imkânı sağlanacağının söylendiğini ancak bunun karşılığında Muhittin Böcek’le cinsel birliktelik yaşamasının istendiğini iddia etti.
Teklifi önce reddettiğini anlatan kadın, kendisine “Aklını kullan, zaten yaşlı, ayda bir ancak çağırır, sonra sırtın yere gelmez” şeklinde sözler söylendiğini öne sürdü.
Maddi sıkıntı yaşadığı için teklifi kabul etmek zorunda kaldığını savunan kadın, Eylül 2021’de Böcek’in Boğaçayı mevkisindeki bir sitede bulunan evine götürüldüğünü ve burada Böcek’le cinsel birliktelik yaşadığını iddia etti.
Kadının ifadesine göre, görüşmenin ardından Konyaaltı’ndaki Grida City isimli otele yerleştirildiği ve otel masraflarının Böcek tarafından aracı vasıtasıyla karşılandığı ileri sürüldü.
Beyan sahibi daha sonra Konyaaltı’nda kiralık bir eve geçtiğini, yaklaşık bir yıl boyunca evin kirasının Muhittin Böcek tarafından ödendiğini ve bu dönemde Böcek’le yaklaşık 7-8 kez cinsel birliktelik yaşadığını öne sürdü.
Kadın ayrıca Böcek’in kendisinden başka kadınları da getirmesini istediğini iddia ederek, bir görüşmede kendisine “Kız arkadaşım varsa getir grup yapalım” şeklinde talepte bulunulduğunu öne sürdü.
İHALE KONUŞMALARINI DUYDUĞUNU İDDİA ETTİ
Aynı kadın, Böcek’in evine gittiği bazı zamanlarda başka bir kişinin de eve geldiğini ve yapılan sohbetlerde ihalelerin konuşulduğunu öne sürdü.
İfadesinde, söz konusu kişinin bazı ihalelerin kendisine verilmesini istediğini belirten kadın, Böcek’e hitaben “Başkanım siz de bunlara karşılık istediğimiz ihaleyi bize verirsiniz herhalde” şeklinde konuşmalar duyduğunu iddia etti.
“3 BİN DOLAR PARA TAKILDI”
Dosyadaki üçüncü ifadede ise başka bir kadın, yaklaşık 2-3 yıl önce kardeşi Alvina ile birlikte bir kişi aracılığıyla Muhittin Böcek’le görüşmek üzere Konyaaltı’ndaki bir eve gittiklerini anlattı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
▪️Öğretmenlerin giyimini düzeltti,
▪️Haçlı seferlerini, işgal olarak değiştirdi,
▪️Mavi Vatan’ı müfredata ekledi,
▪️Öğrencilere cuma namazı izni verdi,
▪️Okullara mescit açtırıyor!
“Eğitimde milli ve manevi değerlerimizin güçlendirilmesi, geleceğimiz adına kıymetli bir adım.”
Erhan Afyoncu:
▪️Tarihte ilk yazılı anlaşmayı imzalayan Hititler nerede yaşadı? Anadolu'da... Bugün Hititli bir komşunuz var mı? Yok.
▪️Tarihte ilk parayı kim buldu? Lidyalılar... Peki Lidyalı bir komşunuz var mı? Yok.
▪️Tarihte ilk büyük imparatorluğu kim kurdu? Roma... Romalı bir komşunuz var mı? Yok.
▪️Bunları niye söylüyorum? Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır. Tarihin en büyük milletlerini bu mezarlığa gömmüşler.
▪️Eğer direnme ve yaşama gücümüzü kaybedersek biz de tarihe gömülürüz.
▪️Türkiye nüfus meselesini toparlayamazsa 2100'lerde bu topraklarda Türk diye bir şey kalmaz, bunu bilin.
#SABETAY#BÜLENT#ARINÇ...📌
Soner Yalçın bir TV programında Bülent Arınç'ın Yahudi kökenli bir Sebetayist olduğunu anlatır ve Arınç programa bağlanır öfkeli bir şekilde kendini savunarak Soner Yalçın'a " Sizi mahkemeye vereceğim " der...
Bunun üzerine Soner Yalçın;
- Lütfen beni mahkemeye verin, verin ki mahkeme kararıyla sizin Yahudi kökenli olduğunuzu belgeleyeyim.."der..
Soner Yalçın'ın yazmış olduğu BEYAZ MÜSLÜMANLARIN BÜYÜK SIRRI kitabında da bu konu olduğu gibi yazmaktadır ve Bülent Arınç 21 yıl geçmesine rağmen halen dava açmamıştır...
Kitapta:
Tarihini tam hatırlamıyorum Osmanlı'nın son dönemlerinde Alanya'dan Manisa'ya 75 Musevi aile göç ettirilmiştir. Bülent Arınç'ın da ailesinin bu 75 ailende biri olduğunu belgeleri ve seceresiyle birlikte yayınlamıştır...
#Kaynak Efendi 2 (Beyaz Müslümanların büyük sırrı) yazarı Soner Yalçın
(Aynı iddiaları Yalçın Küçük #Tekelliyat2 kitabında da yazmıştır ve Yalçın Küçük'e de dava açamamıştır)
Bu kitabı her dincilik yapanın mutlaka okuması gerekir, nice şeyhlerin aslında kim olduğunu, nice tarikat mensuplarının aslında Yahudi olduğunu, alim sandıkları nice dervişlerin İngiliz iti olduğunu belgeleriyle ortaya koymuştur...
Ne hikmetse ne kitaba nede yazara dava açan tek kişi olmamıştır...
HançerBey sayfasından Alıntıdır.
Büyük bir skandal!
Sızdırılan görüntüler, genellikle 250 Avroya satılan orijinal İsviçre ayakkabı markası “ON”un, Çin’deki bir fabrikada yaklaşık 8 Avro maliyetle üretildiğini ve paketlendiğini ortaya koyuyor.
İtalyan hakim, idam kararı vermeden önce Ömer Muhtar’a sorar:
— İtalyan Devleti’ne karşı savaştınız mı?
Ömer Muhtar: Evet.
— İnsanları İtalyan Devleti’ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?
Ömer Muhtar: Evet.
— İtalya’ya karşı kaç yıl savaştınız?
Ömer Muhtar: Yaklaşık 20 yıl.
— Yaptıklarınızdan dolayı pişman mısınız?
Ömer Muhtar: Hayır.
— İdam edileceğinizi biliyor musunuz?
Ömer Muhtar: Evet.
Hakim şaşırarak der ki:
— Sizin gibi biri için böyle bir son çok üzücü...
Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle cevap verir:
— Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yoldur.
Hakim, mücahitlere cihadı durdurmalarını emreden bir beyanname yazması halinde onu beraat ettirmek ve sürgüne göndermek istediğini belirtir. Bunun üzerine Ömer Muhtar, o meşhur sözlerini söyler:
"Her namazda Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.s.) O’nun resulü olduğuna şehadet eden bu parmaklar, asla yanlış bir şey yazamaz! Bizler teslim olmayız; ya kazanırız ya da ölürüz. Biz ölsek de kazanırız, siz ise kaybedersiniz. Fakat acı olan şu ki; siz bunu ancak öldüğünüzde anlayacaksınız ve o zaman bunun size bir faydası olmayacak!"
"Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda, etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idareimaslahatla işi götürebilirdik. Ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Çünkü biz şunu biliyorduk: Tarihe bir borcumuz var; ecdada, şehitlerimize bir borcumuz var; ümmete bir borcumuz var; mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, aziz milletimize, aziz memleketimize bir borcumuz var.
Bizim bu davayı omuzlamış, karınca kararınca bir noktaya taşımış bizden önceki fedakâr, cefakâr, mert dava adamlarına; bizim bu hareketin öncülerine bir borcumuz var. Bizim Üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle "Allah ve ahlak demenin yasaklandığı" karanlık günlerde "hohlaya hohlaya buz dağını eriten" iman dolu o yüreklere bir borcumuz var.
O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? "Hiç tereddüt etmeyiz, gerekirse o canı da veririz" diyerek bu yollara revan olduk. Her zaman şunun idrakinde olduk: Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir."
İbrahim Karagül:
▪️Eğer İsrail; İran’dan sonra Türkiye’yi hedef yapmayı planlıyorsa... ABD ile birlikte Türkiye’ye saldırmayı düşünüyorsa...
1- Önce Ege’de adaları işgal ederiz.
2- Sonra Batı Trakya’yı kurtarır hatta tüm Yunanistan’ı işgal ederiz.
3- Sonra Kıbrıs’ın tamamını alırız. Çünkü onlar İsrail’in tetikçisi oldu.
▪️En sonunda da 'asıl cephe' başlar.
1- İsrail’i işgal ederiz. Açık söylüyorum işgal ederiz.
2- Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarırız.
3- Milyonları İsrail’e akıtır, taş üstünde taş bırakmayız.
▪️Tarihe bakın hele. Ne örnekler var.
▪️Hiçbir güç bu coğrafyada Türkiye’den habersiz harita çizemez. Bu bin yıldır böyle.
▪️Sadece yüz yıl ara verdik ve o süre bitti.
▪️Döndük... Herkes hesabını buna göre yapsın!
Siyonist İsrail’in soykırımcı boşbakanı Netanyahu azmış, Türkiye’yi tehdit ediyor.
Sadece bir işaret yeter; ABD araya girse de çaresi yok.
ABD topraklarında olduğu gibi; ABD polisi araya girse de Türk’ün tokadından kurtulamazsın şeytanyahu…
The ROTHSCHILDS have just begun to lose control of the weather.
For 47 years, they have controlled the skies through a network of 22 weather modification stations that could direct hurricanes, droughts, floods, and earthquakes, on demand, to any place on Earth.
The program was called "THRONE CLIMATE" and was funded by a labyrinth of NGOs, carbon credit systems, and "green energy" foundations, all connected to the same family office in Geneva that has controlled European banks since 1815. A few days ago, the last station was disconnected, seized in a military operation involving 6 nations that have never publicly acknowledged working together. The weather is no longer a weapon. For the first time since 1979, the skies belong to no one. Every "natural disaster" of the last 47 years had a signature, a digital fingerprint embedded in the ionosphere that preceded it. HAARP researchers have detected it for decades. They were ridiculed, but they were right about everything: Hurricane Katrina: frequency trace detected 72 hours before impact; The 2010 Haiti earthquake has the same frequency signature, originating from a station in Venezuela; The 2011 earthquake, signature attributed to a flagless ship operating in the Pacific. The ship's registration, obtained via "QFS maritime tracking," belongs to a company conveniently located in the Cayman Islands. The company's sole director: a family trust of the Rothschild family.
They didn't predict disasters, they ordered them. Why control the weather? Because the weather controls everything. Food prices, insurance markets, government stability, migration systems, election outcomes. They didn't need an army. They didn't need murders. They needed rain or drought in the right place at the right time. $4.2 trillion in "natural disaster" damages since 1979. Betting on the destruction they created. Harvesting the suffering they caused. For the first time in half a century, the rain will fall where it should fall.
FOLLOW ME, THE NEXT DROP WILL BE SHOCKING.
🚨 “KURİŞ ADASI”
200 kilo külçe altının ardından şimdi de Ege’de Kuriş ailesi adına kayıtlı olduğu ada ortaya çıktı.
Kalem Adası’ndaki bu mülkler nasıl edinildi, paranın kaynağı ne?
Süleymancıların serveti ortaya çıktıkça soru işaretleri de büyüyor.