Bir sosyal medya kullanıcısı, Dünya Kupası'ndan neden elendiğimizi şu sözlerle yorumladı:
"Cumhurbaşkanının oğlu spor bakanına 'gel' diyor, o da geliyor."
Dünya Kupası’na mı gittik, yoksa İbram Hosmanoğlu’nun erkeklik nutuklarını dinlemeye mi gittik, bilmiyorum. Bu kadar seviyesiz, mafya ağızlı bir yönetici görmemiştim.
Belli ki Türk futbolunda yaşanılanlar cumhurbaşkanına iletilmiyor. Amerika'da, ülkenin rezil olduğu yetmiyor gibi, bir de oraya kadar giden taraftarlara parmak sallanıyor. TFF başkanının görevden alınması Türk futbolu için hayırlıdır @RTErdogan
Şimdi size bir tweetle ülkemizin neden demokrasiyi içselleştiremediğini özetleyeceğim:
— Soldaki İngiltere Başbakanı Keir Starmer. Günlerdir istifası isteniyordu. Az önce istifa etti!
— Sağdaki TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu. Kendisinin ve Montella’nın istifa etmesini isteyenlerin tutuklanması için Adalet Bakanı’na çağrıda bulundu!
Alın size pırıl pırıl bir demokrasi!
Fatih Altaylı, milli takıma villa vereceğini söyleyen İbrahim Hacıosmanoğlu’na seslendi:
▪️ “Bodrum’da 4000 tane villa yapıyorum. Milli takım oyuncularına birer tane hediye edeceğim.” demek kolay ama insanın aklına bazı sorular geliyor.
▪️ Bodrum’da 4000 villayı nereye yapıyor, bunu merak ettim.
▪️ Birine villa hediye edecek kadar büyük bir servetin varsa, o serveti elde ederken ne kadar vergi ödediğini de açıklayabilmen gerekir.
▪️ Sayın Hacıosmanoğlu çıkıp, “Ben şu işleri yaptım, geçen sene şu kadar vergi ödedim, kazancım budur.” desin.
▪️ Çünkü milli takımdaki 22 futbolcuya villa hediye etmek ciddi bir maliyet demektir; bunun arkasında da ciddi bir kazanç ve ciddi bir vergi yükümlülüğü olması gerekir.
▪️ Bir anlatsın bana.
Ümit Özdağ: “Sağlık Bakanı Memişoğlu, Şam ve Halep’te 450 yataklı iki hastane yapılıp hibe edileceğini söyledi.
İki sene de bedava bakacaklarmış.
Türkiye’de Türklere de bedava baksanıza kardeşim. 11 sene zaten Suriyelilere Türkiye’de bedava baktınız.”
🇮🇶 Dün Norveç'e golü atan Iraklı futbolcu Aymen Hussein'in;
• 12 yaşında babası Al Kaide tarafından öldürüldü.
• Abisini IŞİD kaçırdı, o günden beri haber alınamıyor.
• Evine bakmak için futbolu bırakma durumuna kadar geldi.
• ABD'ye girişinde tam 7 saat sorguya alındı.
Amerika ' da 15 yaşındaki bir çocuk marketten ekmek çalarken yakalandı. Kaçmaya çalışırken bir de raf kırmış.
Cocuk tutuklanmış ve mahkemeye çıkartılmış.
Kararı vermeden önce hakim çocuğu da duymak ister.
Hakim: ′′ Neden çaldın? ′′
Çocuk: ′′ Ekmeğe ihtiyacım vardı. ′′
Hakim: ′′ Çalmak yerine ekmek alamadınız mı?"
Çocuk: ′′ Satın alacak param yoktu."
Hakim: ′′ Ailenden para isteyebilirdin. ′′
Çocuk: ′′ Evde sadece annem var. Annem hasta ve işsiz. Sırf bunun için biraz ekmek ve peynir çaldım."
Hakim: ′′ Sen küçüksün, normalde işin de yok. ′′
Çocuk: ′′ Yıkama üzerinde çalıştım. Bir hafta önce anneme hizmet etmek için izin aldım ve bu yüzden kovuldum. ′′
Hakim: ′′ Yardım isteyecek yeriniz ,kimseniz yok muydu? ′′
Çocuk: ′′ Her gün evden çıktığımda herhangi bir iş için eleman arayan en az elli adresle iletişime geçiyorum ama, başarısız. Sonunda hırsızlık yapmaya karar verdim. ′′
Çocuğun ifadesinin ardından hakim kararını açıkladı:
-" Çalmak, özellikle EKMEK çalmak çok utanç verici bir suçtur. Ve işte hepimiz bu suçtan sorumluyuz. Bu odadaki herkes ve ben de bu suçtan sorumluyum.
O zaman tüm mahkeme katılımcıları 10 $ ile ceza alacak. Siz her biriniz 10 $ gönderene kadar kimse mahkeme salonundan ayrılmayacak."
Hakim de 10 $ ' ını verdikten sonra aç çocuğu polise teslim eden markete de 1,000 $ para cezası verdi.
Kararı duyduktan sonra çocuk gözyaşlarını tutamadı ve ikinci karar okunurken hakimi görünce heyecanlandı.
Hakim gözyaşlarını saklamaya çalışarak, salonu terk etti. Hakimin son sözleri bunlardı:
-"Bir kişi EKMEK çalarken yakalanırsa, o cemaatin, toplumun, devletin tüm insanları utanmalıdır."
Alıntıdır
Urfa merkezde, bir Suriyeli iş yeri açmış, fiş istediğinizde vermiyor. Yani vergi ödemiyor.
Sayın Mehmet Şimşek, neden Suriyelilerden vergi almıyorsunuz.?
Montella ve Teknik Heyetin Stratejik İflası: Taktiksel Analiz ve Sistemik Hatalar
Takım, sahadaki yerleşim ve oyun kurgusu açısından ezberci, analize dayanmayan bir yaklaşımla maça çıkmıştır. Bu, profesyonel futbolda kabul edilemez bir hazırlık zaafiyetidir.
1. Arda Güler’in Pozisyonlandırılması ve Alan Kullanımı
Dünya çapında bir oyun kurucu olan Arda Güler’in sağ kanada hapsedilmesi, temel bir taktik hatadır.
Bu karar, oyuncunun doğal oyun okuma, pas aralığı yaratma ve dikine dripling yeteneklerini nötralize etmiştir.
Sonuç olarak:
• Orta saha aşırı sıkışmış,
• Sağ kanat pasif ve boş kalmış,
• Takım, genişlik ve derinlik dengesini kaybetmiştir.
Arda’nın içe katetme eğilimi, zaten daralan orta sahayı daha da tıkamış, rakip blokun kompakt kalmasını kolaylaştırmıştır. Bu, modern futbolda “pozisyonel oyun” prensiplerine tamamen aykırıdır.
2. Forvet Hattı ve Kerem’in Etkisizliği
Santrforsuz bir kurguda “dönerli atak” tercih edilecekse, kanatlar arası hızlı geçişler ve pozisyon değiştirmeler zorunludur.
Kerem ise sahada “horoz gibi” dolaşmış, sistem içinde hiçbir fonksiyonel rol üstlenmemiştir. Torpilli bir yandaş muamelesi görmesi, taktik disiplini zedelemiştir.
Elinizde Can ve Deniz gibi uzun boylu, fizik üstünlüğü olan stoperlere karşı oynuyorsanız, Kerem gibi alçak boylu bir oyuncuyu tercih etmek akıl dışıdır.
Böyle bir eşleşmede yerden, kısa pas kombinasyonları ve driplingle alan yaratmak gerekirken, Kerem’in varlığı hücumda verimsizliğe yol açmıştır.
Montella’nın Barış’ı değil de Kerem’i sahada tutma ısrarı, takımı fiilen 10 kişi oynatmıştır.
3. Orta Saha ve Merih’in Tercihi
Orkun’un oyun okumadaki yetersizliği aşikârdır. Savunma-hücum geçişlerinde doğru zamanlamayı yakalayamamış, topun değerini düşürmüştür.
Merih’in ise yetersiz antrenman yüküyle maça çıkması, iki kritik bireysel hataya ve iki gole mal olmuştur. Ozan’ın form durumu ve fiziksel hazırlığı varken Merih tercihi, bilimsel veriye değil, subjektif nedenlere dayalı bir karar olarak görünmektedir. Bu, yüksek seviyede affedilemez bir personel yönetim hatasıdır.
4. İkinci Yarı Müdahaleleri ve Genel Sistem Çöküşü
Yunus’un girmesi ve Arda’nın merkeze kaymasıyla oyun bir nebze normale dönse de, rakibin otobüs çektiği (deep block) bir maçta pozisyon üretememek, hücum organizasyonunun yapısal çöküntüsünü ortaya koymuştur.
Kenan’ın ilk 11’de başlamaması ise ayrı bir skandaldır; maç öncesi analizlerde açıkça görülmesi gereken bir tercihtir.
Sonuç: Sistemik Yetersizlik
Montella ve teknik heyetin yetersiz rakip analizi, katı ezber taktiği ve oyuncu tercihleri, takımı 0 puan ve -2 averajla başlatmıştır.
Bu yaklaşım devam ederse, gruptan sıfır puanla dönmek kaçınılmazdır.
Final, çeyrek final, yarı final hayalleri gerçekçi olmaktan uzaktır.
Özetle: Bu taktikle, bu analiz kalitesiyle ve bu ısrarla başarı imkânsızdır. Yandaş Kerem sevdası ve Montella’ya körü körüne bağlılık, milli takımı zehirlemektedir. Artık gerçekçi, veriye dayalı ve cesur kararlar alma vakti gelmiştir. Dere geçerken at değiştirmemek, bu sefer yanlış ata binmek anlamına gelmektedir.
@keremakturkoglu@Merihdemiral@OrkunKokcu@TFF_Org@ZekiUzundurukan@gkhndinc@atvsporturkiye@ahmetcakar1
Türk Telekom , Türkcell , Vodafone .. Bunlar da fahiş fiyat ve anlaşmalı fiyatları yukarı çekme yok değil mi. İnternet paketlerini kötüye kullanma, müşteri sorunlarını çözmeme, oldu bitti ile sürekli geçirme.. Tavukçulardan 10 kat daha kötü.
Devlet yönetmek çok basit:
Tavuk fiyatları mı arttı, tavuk şirketlerine kayyım ata.
Muhalefet güçleniyor mu? Partisine kayyım ata.
Belediye başkanı canını mı sıktı, kayyım ata.
Bir şirket senin çizgine gelmedi mi, kayyım ata.
Yakında evinize de bir kayyım atanabilir.