"Üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırı hepsine karşı yapılmış sayılacak."
Şimdi böyle bağlayıcı bir antlaşmaya niye ihtiyaç duyuldu?
📌Son bir yıldaki İsrail-ABD ve İran savaşı sırasında İran, Suudi Arabistan'a yönelik olarak 1020 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirmiş.
📌Son 5 yılda üç ülke; İran, Hindistan ve Afganistan Pakistan'a sınır ötesi askeri operayonlar ve füze saldırıları gerçekleştirmiş.
Suudi Arabistan yönetimi ABD ve İsrail'le birlikte hareket ederken, İran her fırsatta Suudi Arabisatan'ı bombalarken, Pakistan saldırı tehdidi altındayken NATO üyesi Türkiye neden böyle bağlayıcı bir antlaşmaya imza koydu?
Yarın İran, Suudi Arabistan'a saldırınca Türkiye bu antlaşma gereği İran'a savaş mı ilan edecek?
Yarın Hindistan Pakistana saldırdığı zaman Türkiye Hindistan'a savaş mı ilan edecek?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin böyle ağır ve bağlayıcı metnin altına imza koyduran devlet aklı kimin aklıdır?
Bu antlaşma TBMM'de görüşüldü mü?
Muhalefet bu konuda ne biliyor(du)?
Bu arada;
Bu 2026 "Mekke İttifakı", Atatürk'ün 1937'deki SADABAT PAKTI ile özdeşleştirilemez. 1937'de Türkiye, İran, Irak, Afganistan arasındaki Sadabat Paktı'nın zemini, zamanı, koşulları ve içeriği çok farklıydı.
Millilerimiz Macaristan Karşısında Galip Ayrılıyor! 🇹🇷
FIBA 2026 18 Yaş Altı Kızlar Avrupa Şampiyonası 9-16. Klasman Turunda Macaristan karşısında 58-56’lık skorla galip ayrılıyoruz.
Ay-Yıldızlılarımız 13.’lük maçında 9 Ağustos Pazar günü saat 14.00’te İsveç ile karşılaşacak.
#BizBirlikteyiz #U18EuroBasket
Bazen Özgür Özel’i ve arkadaşlarını anlamıyorum. Başınıza gelmeyen kalmadı, oturduğunuz koltuklardan sökülüp atıldınız…
Camınız, çerçeveniz kırıldı…
Sonra da “çabamız yok, yetmez ama evetimsi, evet” arasında gidip geleceksiniz öyle mi?
Evet diyeceksiniz belli ki…
Ne için?
Demokrasi, özgürlük, kardeşlik, barış…
Elbette… Elbette değerli kavramlar… Konuşulmalı…
Kim hayır diyebilir ki bunlara?
Hele de sahiciyse…
Peki size geldi mi, uğradı mı kardeşlik, özgürlük, barış?
Size gelmediyse bütüne sahiden gelecek mi?
Olanı, biteni anlamıyorum.
Niye kurdunuz abi o zaman Yeni Parti’yi?
Demokrasinin, barışın, özgürlüğün, kardeşliğin içinde Sinem Dedetaş var mı, yok mu?
Yaşlı annesi mahkeme koridorlarında, hastane önlerinde ağlayan, hasta Murat Çalık var mı, yok mu?
Yol arkadaşım dediğiniz İmamoğlu var mı, yok mu?
Neye evet abi, bir anlatsanıza iyice…
Buradan bakınca “nerden baksan tutarsızlık….” gibi görünüyor da…
Sporcularımız Ayça Aykaç, Efe Mandıracı ve Emir Pınar, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’ta Galatasaray - Villarreal CF karşılaşmasını tribünden takip ediyor. 💛❤️
"Türkiye Cumhuriyeti kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." (Atatürk, 1930)
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, Türkiye halkı hep birlikte "Türk Milleti"ni oluşturur ve ulusun her bireyi, etnik köken, din ve mezhep farkı gözetilmeden laik hukuk önünde eşittir.
103 yıldır bu eşitlik tam olarak sağlanamadıysa bunun sorumlusu da birilerinin iddia ettiği gibi Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi değildir, çünkü 1923 Lozan Antlaşması'ndan beri Türkiye'de yurttaşlar etnik köken ve din farkı gözetilmeden laik hukuk önünde eşittir. 103 yıldır sağlanamayan eşitliğin baş sorumlusu siyaset kurumu ve siyasi karar vericilerdir.
"100 yıllık mesele" söylemiyle sorumluluğu kurucu lidere ve kurucu metinlere yüklemek en basit ifadeyle gerçek dışıdır, kolaycılıktır.
Ayrıca mesele nedir? Görülen o ki birilerinin meselesi "Türk Milleti" kavramı ve üniter, laik ulus devlettir.
Lozan Antlaşması'ndan 1924 Anayasasına, 1926 Medeni Kanunundan 1961 Anayasasına, hatta bugünkü Anayasamıza Türkiye'de laik hukuk önünde eşit haklara sahip yurttaşlar hiçbir fark gözetilmeden "Türk Milleti"ni oluşturur.
Anayasada yurttaşlık bağı anlamında kullanılan "Türk Milleti" ifadesini etnik kökene indirgeyip Türkiye'deki diğer etnik kökenleri ayrı ayrı yurttaşlık bağı olarak tanımlamaya kalkmak ise Türkiye'yi etnik temelde ayrıştırmak demektir. "Türk-Kürt-Arap" biçimindeki tanım ise ancak çok uluslu bir imparatorluk için söz konusu olabilir. Böyle bir durumda artık bir ulustan ve ulus devletten söz edilmez.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 103 yıldaki en büyük başarılarından biri içeriden ve dışarıdan tüm ayrıştırma ve bölme çabalarına karşın Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının büyük bir bölümünün, tüm farklılıklarıyla ay yıldızlı bayrağın gölgesinde hep birlikte "Türk Milleti" potasında birleşmiş olmasıdır.
Bir terör örgütünün, etnik ayrılıkçı siyasetin ve Cumhuriyeti bir türlü içselleştirememiş bazı partilerin iktidar gücüne dayanarak Türkiye Cumhuriyeti'nin 103 yıllık üniter, laik ulus devlet modelini zayıflatacak hamleleri kabul edilemez. Ben bir yurttaş olarak kabul etmiyorum.
Halkbank Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde 2026-2027 sezonunun fikstür çekimi Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Fikstür çekimine göre takımımız ilk haftayı BAY geçecek. Galatasaray Çağdaş Faktoring ikinci haftada İstanbul Gençlik’e konuk olacak.
Halkbank Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde 2026-2027 sezonunun ilk haftası 26-27 Eylül tarihlerinde oynanacak müsabakalarla başlayacak. 12-13 Aralık’ta oynanacak maçlarla ilk devre bitecek ve normal sezon 6 Mart 2027’de tamamlanacak.
Takımımızın ilk devre fikstürü şu şekilde oldu:
1. Hafta: BAY
2. Hafta: İstanbul Gençlik - Galatasaray Çağdaş Faktoring
3. Hafta: Galatasaray Çağdaş Faktoring - ÇİMSA ÇBK Mersin
4. Hafta: Emlak Konut - Galatasaray Çağdaş Faktoring
5. Hafta: Galatasaray Çağdaş Faktoring - Nesibe Aydın
6. Hafta: Melikgazi Kayseri - Galatasaray Çağdaş Faktoring
7. Hafta: Galatasaray Çağdaş Faktoring - Beşiktaş BOA
8. Hafta: Turgutlu Belediye - Galatasaray Çağdaş Faktoring
9. Hafta: Galatasaray Çağdaş Faktoring - Fenerbahçe Opet
10. Hafta: BOTAŞ - Galatasaray Çağdaş Faktoring
11. Hafta: Galatasaray Çağdaş Faktoring - OGM Ormanspor
Timur Soykan: “AKP’li milletvekillerine sadece ilk sayfası verildi. ‘İmzalayın’ denildi. Yani içinde ne olduğunu bilmiyorlar.
Devlet Bahçeli biliyor, Abdullah Öcalan biliyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan biliyor, MİT biliyor. Ama milletvekilleri bilmiyor.
Bu süreç niye bu kadar kapalı yürütülüyor?”