Yahu arkadaşım; "kediye-köpeğe yardım edeceğine, insana yardım et" diyip durmayın lütfen!
Birincisi; bu sizi hiç ilgilendirmez.
İkincisi; kedi-köpek, insan kabiliyetlerine sahip değildir ve yardıma muhtaçtır. Örneğin ; sigortalı bir iş bulup ekmeğini kazanamaz.
Anladın?
Kedilerin çöp yediğini sanan bir kitle var. Kemik veriyor, kılçık veriyor, evde küflenmiş ve bozulmuş yemeği koyuyor. Senin yiyemediğin, leş çöpü başka bir canlıya nasıl layık görüyorsun cidden. İnanılmaz karaktersizlik.
Kedileri seven insanlarda bence başka türlü çalışan bir kalp var. Kolay kolay herkese göstermedikleri ama bir canlıya bağlandıklarında bütün sevgileriyle açtıkları bir yer. Çünkü bir kediyi sevmek onu değiştirmeye çalışmadan, kendi karakteriyle, kendi mesafesiyle ve kendi sevgisini gösterme biçimiyle kabul etmeyi gerektiriyor. Belki de bu yüzden kediler, geçmişte insanlardan yorulmuş ama yine de sevmekten vazgeçememiş insanları buluyor. Sen ona yuva verdiğini sanıyorsun ama o sessizce senin içindeki evi yeniden kuruyor.
Nepaldeki sel felaketinden 20 dakika önce Köpeği tekmeleyip kayığa bindirmiyorlar bu köpeğe attıkları tekmeden 20 dakika sonra büyük sel kopup geliyor hepside yok oluyorlar !
Sabah o bölgede sadece köpeğe canlı olarak ulaşılıyor..
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Araştırmaya göre hayvanları sevmemek, psikopati ve sadizm gibi karanlık kişilik özellikleriyle ilişkili olabilir.
Detaylar için; 👇
https://t.co/9kTerakdlw
Bize yıllardır "vatan haini", "bölücü", "memleket düşmanı" diyenler şu fotoğrafa iyi baksın.
Biz Karadeniz'in derelerini savunurken karşımıza jandarma diktiler. Yaylaları savunurken hakkımızda soruşturmalar açtılar. Maden şirketlerine, HES'lere, beton rantına karşı çıktığımızda bizi hedef gösterdiler.
Bugün dönüp Uzungöl'e bakın.
Bir tarafta doğanın yarattığı Karadeniz, diğer tarafta rantın ve betonun yarattığı ucube.
Soruyoruz:
Karadeniz'i savunanlar mı vatan haini, yoksa Karadeniz'i parsel parsel sermayeye teslim edenler mi?
Bizim sevdamız bu toprağın ağacına, deresine, yaylasına, gölüneydi. Sizin sevdanız ise ihale masalarına, beton kulelerine ve rant projelerine.
Yıllarca "memleket elden gidiyor" diye nutuk atanlar, memleketin en güzel doğa harikalarını göz göre göre talana açtılar. Karadeniz'i koruyanlara düşman oldular, Karadeniz'i pazarlayanlara alkış tuttular.
Gerçek şu ki; bu memleketi karıştıranlar doğasını savunanlar değil, Karadeniz'i şirketlerin kasasına çevirmeye çalışanlardır.
Bugün Uzungöl'ün dünüyle bugünü arasındaki fark, sadece iki fotoğrafın farkı değildir.
Bu, doğa ile rantın,halk ile sermayenin,yaşam ile talanın fotoğrafıdır.
Ve bu fotoğrafa bakan herkes şunu açıkça görür:
Karadeniz'i sevenlerle Karadeniz'den kazanç devşirenler aynı tarafta değildir.
Ortada bir vatan hainliği varsa şayet aynada kendi yüzünüze bakabilirsiniz..
Bize yıllardır "vatan haini", "bölücü", "memleket düşmanı" diyenler şu fotoğrafa iyi baksın.
#KARADENİZGENÇLİK