Bir hakeme parmak sallayıp,
Hakemin de duyacağı şekilde
"Sen var ya çok oluyorsun" diyen futbolcuya kart verilmediğini tekrar hatırlatalım..
https://t.co/oO0HezdYEE
ibrahim Tatlıses’i vuran Abdullah Uçmak, yakınının cenazesi için izinli olarak cezaevinden çıkarılmış!
Volkan Konak’ın cenazesinde Ekrem İmamoğlu’na izin vermeyen Bakanlık adam vurana izin vermiş!
Efsaneyi hatırlatalım;
Türkiye bir hukuk devletidir!
Konya'da 18 yaşındaki genci muştayla döverek 1 gözünü kaybetmesine neden olan 2 şahıs, cezaevinden 1,5 ay sonra tahliye edildi. (Sabah)
• Tahliyenin ardından poz veren ikili, 'Birimiz erken çıktı, birimiz geç ama aynı suç, aynı kader; dışarısı şimdi şahidimiz.' yazdı.
Konya'da 18 yaşındaki genci muştayla döverek 1 gözünü kaybetmesine neden olan 2 şahıs, cezaevinden 1,5 ay sonra tahliye edildi. (Sabah)
• Tahliyenin ardından poz veren ikili, 'Birimiz erken çıktı, birimiz geç ama aynı suç, aynı kader; dışarısı şimdi şahidimiz.' yazdı.
Soldakiler; Beyoğlu'nda 25 yaşında genç bir kıza sokak ortasında tecavüze kalkıştılar, dosyaları bir hayli kabarık ama tahliye edildiler.
Sağdaki; tıp fakültesi öğrencisi Cemal Mert Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla tutuklandı.
Söz bitti!
bundan sonra hasta tedavi red verdiğinde kollarından bağlayıp zorla uygulayacağız herhalde, asıl kabul edilmemesi gereken hekimin uygun gördüğü teste red veren cehalet olması gerek, işini bırakıp cehaletle savaşması gereken kişi hekim değil
BU KARAR TÜM VATANDAŞLARIMIZI İLGİLENDİRİYOR! -
*Hastanın Kayıtlı Kararına Uyan Hekim Mahkûm Edildi*
Türkiye’de sağlık sistemini yakından ilgilendiren tartışmalı kararın yankıları sürüyor.
Hastanın kendi özgür iradesiyle testi reddetmesine rağmen, bu durum epikrizde açık biçimde yer almasına ve Sağlık Bakanlığının veri havuzunda görünmesine rağmen, bilirkişinin “hekimin kabahati yoktur” demesi de göz ardı edilerek hekimin tazminata mahkûm edilmesi sağlık camiasında derin bir kaygı oluşturdu.
Dosyaya göre gebe hasta, down sendromu açısından önerilen testleri üç ayrı başvuruda açık ifadelerle istemediğini belirtti.
Hekim, hastanın özgür iradesine saygı gösterdi, tıbbi etik çerçevesinde bu kararı epikriz raporuna işledi ve “riskler anlatıldı” bilgisini kayda geçti.
Tüm bu kayıtlar hem hastanenin bilgi sisteminde hem de bakanlık veri havuzunda bulunmasına rağmen, mahkûmiyet kararı verildi.
Bu durum sadece ilgili hekimi değil, sağlık sisteminden faydalanan tüm vatandaşlarımızı yakından ilgilendiriyor.
Çünkü bu kararı gören hekimlerimiz, hastanın tedaviyi reddetmesi ya da test istememesi durumunda bile ileride suçlanabilecekleri endişesini taşıyacaktır.
Bu da hekimleri savunmacı tıbba iten, gereksiz tetkik ve işlemleri artıran, sonuçta tüm sağlık sistemini yoran ve hasta güvenini zedeleyen bir tabloya kapı aralar.
Aslında bu mahkûmiyet, tek bir hekimin değil, kayıtlı hasta beyanına göre çalışan bütün hekimlerin ve sağlık hizmeti alan tüm vatandaşların meselesidir.
Karar bu haliyle, “hasta özgürce reddetse bile hekim yine de sorumlu tutulabilir” mesajı vermektedir.
Bu mesajın kalıcı hale gelmesi, hem adalet duygusunu hem de sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini derinden sarsar.
Bu nedenle bu yanlış karardan ivedilikle dönülmesi, dosyanın kayıtlar ışığında yeniden ele alınması ve hekimin itibar hakkının geri verilmesi gerekmektedir.
Hastanın özgür iradesine saygı duyan, bu iradeyi eksiksiz şekilde kayda geçiren hekimlerimiz suçlu değil, sistemin güvencesidir.