Dikkat ettiniz mi, ülkemde artık 3 tane AKP var. 1. Öz AKP. 2. MHP AKP'si. 3. Kayyumlu CHP AKP'si. 3 liderde aynı dili konuşuyor. Tom Barrack ta aynı dili konuşuyor. Tesadüfe bakın siz. Monarşi geliyormuş.
Bartholomeos, Patrik oluşunun 35. yılını Gökçeada'da kutlamaya devam ediyor, kutlamalar 3 gün 3 gece sürecek.
İslami bir cemaat liderinin şeyh oluşunun 35. yılını 3 gün 3 gece boyunca kutladığını düşünün...
Türkiye'de "çarmıha gerilmiş gibi hissediyoruz, baskı altındayız" edebiyatı yapanları dikkate almayınız.
Yunanistan'daki Türkler, Türkiye'deki Rumların sahip olduğu hakların binde birine bile sahip değil.
Adamlar 1 milyar dolarlık fabrika için 1 milyar dolarlık teşvik aldılar. O teşviği de peşin aldılar. Yani önden biz onlara para verdik, sonra onlar yatırım yapacaktı. Ama onu bile yapmadılar. Demek ki neymiş, kötü yönetilen bir ülkede üste para bile alsan yatırım yapılmıyormuş.
Genel başkan olmayı o istemedi, CB adayı olmayı istemedi, mutlak butlan kararını o istemedi, şimdi de aslında kurultay istiyor ama hukuken mümkün değil. Tüm siyasi kariyerini aynı edilgen kurnazlıkla yürüttü ve yürütmeye de devam ediyor.
O kadar gerizekalı bir ekipler ki butlan kararına göre Özgür Özel'in başkanlığının hiç olmamış gibi davranılması gerektiğini dolayısıyla kendisinin eski genel başkan olarak durmaması, KK'nın da önce eski sonra yeni başkan olarak iki tane portresi olmaması gerektiğini anlamamışlar. Böyle bir kadroyu tekrar CHP'nin başına getirdiler işte.
Kemal Kılıçdaroğlu’na hain diyenlerin partiden ihraç edileceğine dair bir haber okudum. Bu vesileyle Kemal Kılıçdaroğlu’na yalnızca hain demeyi yeterli bulmadığımı belirtmek istiyorum. Çünkü kendisi yalnızca hain değil aynı zamanda işbirlikçi, işgalci ve operasyoncu birisidir.
Devletin polisiyle partilileri karşı karşıya getirmekten imtina etmeyen, milyonlarca insanın iradesini gasp ederken bir an bile geri adım atmayan bu kişiye ne desek azdır. Böyle bir kişinin karşısında olup onunla mücadele etmek, tarihin bize yüklediği en doğru vazifelerden biridir.