Yeter yeter yeter #OYUNUMADOKUNMA bütün ülkede insanlar depresyonda enflasyon yüzünden, geçim sıkıntısı yüzünden, bunların sebebi de hükümetin yanlış politikaları. Yanlışı yanlış ile kapatmaz sınız.
@alper070734@semsozkok Biri canını hiçe sayıp vatan kurtarma derdinde, diğeri genç kizlar ile sarayda oyunlar ve çeviriyor sonra İngiliz efendilerinin yanına kaçıyor.
@comlekcitanri Lafta %99, kimseye soruluyor mu ki. Kimlikte doğduğunda otomatik yazıyorlar müslüman diye. Kafası basan kişi sorguluyor, diğerleri baskısı ve korku yüzünden Müslüman olmaya devam ediyorlar. Zamanla onlarında beyinleri yıkanıp diğer kişilere baskı ve korku uyguluyorlar.
Ahmet bey bir genel başkan böyle rezil olur mu? Değerli Twiter kullanıcıları hangi partiye oy verirseniz verin lütfen aşağıdaki videoyu sonuna kadar izleyin. @zaferpartisi@GelecekPartiTR@Ahmet_Davutoglu
İstanbul'un dört yıl süren acı ve utanç verici işgalinden kurtulmasının üzerinden tam 100 yıl geçti. 6 Ekim 1923'de şehri İngiliz ordusundan teslim alan kişi ise oldukça manidar bir isim, Mirliva Selahaddin Adil Paşa. Feleğin bir cilvesi mi yoksa, Mustafa Kemal Paşa'nın takdiri bilinmez ancak Mondros'un imzalanmasının akabinde (1918) Türk askerinin kanıyla koruduğu Çanakkale'yi teslim vazifesi kendisine verilmişti. O gün yaşadığı acıyı ilk fotoğrafta görmek mümkün. 1923'de ise yüzünde görülen gülümseme gururun ve zaferin bir yansıması..
Yıl 1857 idi.
Knidos açıklarına İngiliz Kraliyet Donanmasının “Supply” isimli bir savaş gemisi demir attı.
Gelen arkeolog Charles Newton’du.
Yanında 200 tayfa ve 2000 sterlin vardı.
Charles Newton, çift kürekli küçük bir keşif teknesiyle Knidos sahillerine çıktı ve kampı kurdu.
Köylüler hemen Mehmet Ali Ağa’ya haber ulaştırdılar.
Başka kime gitsinler.
Belediye yok, kaymakam yok, jandarma yok.
O yıllarda ağa demek devlet demek.
Devlet demek ağa demek.
Ağa önce bir haberci gönderdi, Newton’a.
Haberci yanında hediye olarak 10 tavuk getirmişti.
Ardından Mehmet Ali Ağa ve adamları Knidos’a ulaştı.
Onların yanında da yine hediye olarak bir koyun, onlarca yumurta, bal ve incir vardı.
Hırsız hediyelerle karşılandı.
Charles Newton derdini anlattı.
Kazılar için Mehmet Ali Ağa’dan 100 adam istedi.
Ağa, hemen kabul etti.
Ancak, onun da Newton’dan iki isteği vardı.
Biri, Reşadiye’de yapacağı cami inşaatı için Knidos’tan çıkacak taşlar.
Diğeri, düşmanı olan Muğla Ağası’nın İzmir paşası tarafından uyarılması için destek.
Newton “bakarız” dedi.
Bir kaç gün sonra Mehmet Ali Ağa, Datça köylerinden iri yapılı 100 insanı Knidos kazılarında çalışmaları için Charles Newton’a verdi.
Newton işçilere çok düşük ücret veriyordu.
Ancak, işçiler parayı aldıkları zaman şaşırıyordu.
Çünkü çoğu hayatlarında ilk kez para görmüştü.
Charles Newton bir ara 50 Datçalı işçiyi bir süreliğine Didim’deki kazılara götürmüş, o işçilerden çoğu hayatlarında ilk kez yarımadadan dışarı çıktıklarını söylemişti.
Mehmet Ali Ağa’nın desteği ve onun emrine verdiği 100 Datçalı ile Newton 384 günde Knidos’u talan etti.
10 tonluk Knidos Aslanı ve Oturan Demeter heykellerinin çıkarılması ve 212 sandık tarihi eserin gemiye taşınmasında hep Datçalı köylüler çalıştı.
Soyulduklarını bilmiyorlardı.
Devlet onları ağaya teslim etmişti.
Boğaz tokluğuna çalışıyorlar, İngilizler ne derse yapıyorlardı.
Newton anılarında Datçalı işçilerin çok iyi çalıştığını söyleyerek, onlardan övgüyle söz etti.
Aradan 162 yıl geçti.
Yıl 2019.
Kanadalı maden şirketi Alamos Gold devletin verdiği izinle Kaz Dağlarını yerle bir ediyor.
Yüzlerce dönümü kazdılar, yıktılar.
Siyanürle toprağı, nehirleri, yeraltı sularını zehirlediler.
195 bin ağacı kestiler.
Geleceğimizi yok ediyorlar.
Ve bu katliamı Türk işçileriyle yapıyorlar.
Tıpkı, Knidos'u soyan Charles Newton gibi Kanada şirketi de Türk işçilerden çok memnun.
Şirketin CEO'su John McCluskey geçtiğimiz günlerde bizim işçilerimizi övdü.
"Türkler taş taşımakta çok iyiler!"
Düşünce ve Tarih
Sayfasından