“Ne şeytanı?Bu bizim gururumuzun,salaklığımızın uydurması.İçimizdeki şeytan pek kurnazca olmayan bir kaçamak yolu.İçimizde şeytan yok.İçimizde acizlik var.Tembellik var.İradesizlik,bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey:hakikatleri görmekten kaçma alışkanlığı var”
Este y el video de El Diego besando la camiseta de Leo siempre me hacen lagrimear un poquito… la puta madre Diegote por qué te tuviste que ir tan pronto
The Game of Thrones theme was composed by Ramin Djawadi, who is of Iranian descent.
Hearing this melody played with Persian instruments and the daf drum is absolutely beautiful.
Léo Pereira şu anda Brezilya Ligi’nin en iyi stoperi.
Ceza sahasında adeta bir duvar, oyun kurmada en iyi üç stoperden biri.
Savunmada sayısal dezavantajları çok iyi yönetiyor. Flamengo’nun efsanelerinden biri haline geldi bırakırlar mı bilmiyorum.
Leandro Trossard'ın bu maliyetle transferine karşıyım. Yine de geliyorsa, bir Arsenal taraftarı olarak, oyuncunun son 4 senede oynadığı maçların %80'ini de alıcı gözle izlediğim düşünülürse, fikir belirtmekte fayda görüyorum.
Oyuncunun boyu bu, kilosu şu, şunu verir, bunu vermez demeyi genç arkadaşlara bırakıyorum.
Trossard Arsenal'de şu izi bıraktı; Güven aralığı yüksek oyuncu. Oynadığı neredeyse her maçta, kendisinden bekleneni vereceği bir mental düzey ortaya koydu. Herhangi bir maçta kaybolmadı, sinmedi. Fizik olarak ezildiği çok maç oldu ama yapabileceklerini yapmaktan geri durmadı.
Her takımın zihinsel kapasitesi yüksek, skorun sorumluluğunu alarak oynayan oyuncuları vardır. Arsenal'de bu isimler arkadan öne; Gabriel, Saliba, Rice, Odegaard ve Havertz'dir. İşte Trossard da bu grubun üyesi oldu. Örneğin Martinelli iyi oynar, kötü oynar ama o sorumluluk duygusuyla oynamaz. Eze 2 çalım atar falan ama 90. dakikada son bir eforla geriye koşan olmazlar. O sorumluluğu herkes aynı hissetmez. Trossard o gruptadır.
Arsenal'de geliş şekli direkt 11 oyuncusu olarak olmadı. Arsenal zaten 11'ini 15 oyuncu olarak kurgular, bu 15 oyuncu dönerek oynar. Trossard bu manada bir Gabriel, bir Rice değildi. Bazen başlayan, bazen bitiren ama devamlı aktif rotasyonun içinde olan bir role sahipti. Zaman içerisinde ise pozisyonunun asıl oyuncusu, büyük beklentiler içinde olunan Martinelli'nin rotasyonda önüne geçti. Her sonradan oyuna girdiğinde taraftarı heyecanlandırmayı başardı. Yine de Arsenal'in sol kenar rotasyonunun, takımın zayıf halkası olduğunu söylemek lazım.
Oyuncu, bizim anladığımız şekilde bir 10 numaranın kenara evrilmiş hali pek değil. Daha çok dinamik, hareketli, çabuk, fundamentali sağlam, mentalitesi kuvvetli ancak yaşından veya yarıştığı platformların seviyesinden ötürü fiziksel zaafiyetleri olan bir oyuncu. Örneğin artık dar alanda veya birebirlerde o etkinliği yok. Bunu daha çok al & ver üzerinden yapıyor.
Arsenal'de geldiğinden beri uzun süreli sakatlık yaşamamış olması, devamlı rotasyonun içinde olması da onu bu kadar özel kılan sebeplerden biri oldu. Zira Arsenal ön bölgesi başta Havertz, Saka, Odegaard gibi oyuncuların uzun süreli sakatlıklarından dolayı, Trossard herkesin alternatifi olmayı başardı, herkesten de fazla oynadı. Lakin bu durum bence, oyuncuyu haddinden de fazla yıprattı. Zira 3 senedir EPL'de her sezon, UCL'de de 2 sezondur sonuna kadar yarıştılar.
Arsenal için müthiş bir transfer operasyonu olduğunu tüm dünya konuşuyor ancak Beşiktaş için ne olacağını öngörmek kolay değil zira Trossard'ın iyi oynaması da o maliyetle başarı sayılamaz, Beşiktaş'ın Trossard'la ne kazanacağına bakmak gerekir.
Forvet oynadığı dönemde, bir çok futbol yazarının aslında ideal mevkisinin sahte 9 olduğunu yazdığını da hatırlamak lazım. Elbette EPL seviyesinde...
Beşiktaş çok yüksek maliyetle, iyi niyetli, akıllı, tecrübeli, disiplinli, teknik bir hücum oyuncu alıyor. Sol açık değil "futbolcu" sınıfından.
Bence tüm denklemi değiştirecek, bir pasla maçı çözecek bir oyuncu değil ama o beklentileri aşan performansıyla başka bir hikaye de yazabilir zira içinde bulunduğu koşulları iyi analiz edip ona göre kendini revize edebiliyor.
Arsenal taraftarının hepsi Trossard'ı çok sever, sayar. Bakalım yeni hikayesi nasıl olacak...
Arabamın 5 yıllık garantisi bozulmasın diye bu sene de bayiden bakım için fiyat alayım dedim. Bana verdikleri fiyat 19.660 TL. Yaptıkları bakım:
Yağ değişimi.
Hava filtresi değişimi.
Bir de arabayı yıkıyorlar.
Sanayideki tanıdık dükkâna fiyat sordum, 7.500 TL dedi. Arabayı alalı 3 yıl oldu, garantisinin bitmesine de daha 2 yıl var. Ama sırf garanti bozulmasın diye bakıma 3 katı para vermek istemiyorum. Muhtemelen arabayı sanayiye götüreceğim. Yanlış mı düşünüyorum?
Norveçli taraftardan şok 'kürek' isyanı!
Norveçli bir taraftar, takımın ikonikleşen "kürek çekme" gol sevincine katılmayı reddederek sosyal medyada viral oldu. Taraftar, takım Dünya Kupası'nı kazansa bile bu hareketi yapmayacağını açıkladı.
İşte gerekçesi:
"Bu tarihsel olarak yanlış. Atlas Okyanusu'nu kürek çekerek geçmediler... Yelken açtılar!"
Son durum 👇
Kaleci:
🇩🇪 Alexander Nübel
🇹🇷 Doğan Alemdar
Sol bek:
🇫🇷 Kassoum Ouattara (U23)
🇹🇷 Rıdvan Yılmaz
🇹🇷 Yasin Özcan
Sağ bek:
🇵🇦 Amir Murillo
🇹🇷 Taylan Bulut
Sağ stoper:
🇨🇮 Emmanuel Agbadou
🇵🇹 Tiago Djalo
Sol stoper:
🔎 Transfer
🇹🇷 Yasin Özcan
🇹🇷 Emirhan Topçu
Sol merkez orta saha:
🇹🇷 Orkun Kökçü
🔎 Transfer
Sağ merkez orta saha:
🔎 Transfer
🇧🇯 Junior Olaitan
🇹🇷 Salih Özcan
6 numara:
🇳🇬 Wilfred Ndidi (satılacaksa daha iyisi alınmalı 🇬🇭 Caleb Yirenkyi)
🇹🇷 Sallh Özcan
🇹🇷 Kartal Kayra Yılmaz
Sol kanat:
🇧🇪 Leandro Trossard
🇹🇷 İlhan Fakılı
🇹🇷 Devrim Şahin
Sağ kanat:
🔎 Transfer
🇨🇿 Vaclav Cerny (satılabilir-Orsolini tarzı skorer kanat olabilir)
Santrafor:
🇰🇷 Hyeon-gyu Oh (satılırsa 2 forvet alınmalı,ayrı özelliklerde, pivot - bitirici gibi)
🇹🇷 Semih Kılıçsoy
Geçen sezon kadrosundan yollanacaklar:
🇽🇰 Milot Rashica
🇩🇪 Felix Uduokhai
Kiralıktan dönenlerden yollanacaklar:
🇵🇹 Joao Mario
🇱🇾 Moatasem Al-Musrati
🇧🇦 Amir Hadziahmetovic
🇨🇲 Jean Onana
🇨🇴 Elan Ricardo
🇹🇷 Tayyip Talha Sanuç
🇹🇷 Emrecan Uzunhan
🇹🇷 Can Keleş
Alınması tavsiye edilen oyuncular:
🇹🇷 İsmail Yüksek
🇬🇭 Abdul Fatawu (U23)
🇹🇷 Ümit Akdağ
🇷🇸 Dusan Vlahovic
🇮🇹 Riccardo Orsolini
🇬🇭 Caleb Yirenkyi
Algida sorumlusundan büyük rezillik! Bir vatandaş, yaşadığı sorunu paylaştı:
"Alın size halkın nasıl kandırıldığına yeni bir örnek;
Oğluma Migros'tan Algida dondurma aldık. "Çubuklarda bedava kampanyası" yazıyordu. Gerçekten bedava çıktı. Tekrar gittik Migros'a, "biz veremeyiz" dediler. Bölge sorumlusunu aradık, "yok öyle bir şey" dedi. "Dolandırıldık o halde" deyince "ben vereyim 50 lira, kes sesini" dedi. Mesele 50 liralık dondurma değil, milleti böyle kandıracak cesareti nereden buluyorlar? Biz 50 lirada boğulduk, konu 50 bin olsa kapıya mafya gelecek herhalde. Üç kuruşluk adam bize "kes sesini" dedi ya bir de. Umarım bir açıklamanız vardır Algida."
Ersinim;
Bu kulüpteki yolculuğun, bizim dönemimizin de en özel hikayelerinden birine denk geldi. Sen, yöneticilik yaptığım dönemde altyapıdan çıkarıp ilk takıma taşıdığımız, o forma ile büyümeyi seçen nadir futbolculardan birisin.
Bir kalecinin hikayesi, aslında sessizliğin hikayesidir; kimse alkışlamaz beklemeyi, kimse görmez arkada geçirdiğin o sabır dolu yılları. Ama sen, o sessizliği bir efsaneye çevirdin.
Genç yaşta bir kalenin, bir camianın, bir şehrin umudunu omuzlamak; belki de sporun en ağır yükü. Sen bu yükü hiç şikayet etmeden taşıdın. İyi günde alkışlandın, kötü günde yalnız kaldın; ama hiçbir zaman Beşiktaş’a ait olmanın ne demek olduğunu unutmadın.
Bugün ayrılık gibi görünen şey, aslında bir durak. Çünkü Beşiktaş’taki bağlar zamanla değil, sadakatle örülür ve bu sadakat, mesafeyle ölçülmez.
Beşiktaş’tan gidilmez.
Bazen sadece ara verilir.
Yolun açık olsun kardeşim.
Bu forma, bu kale, bu hikaye; seni hiç unutmayacak ve bu arma seni her zaman bekleyecek. Altyapıdan çıkıp Beşiktaş kalesine geçmek, o formanın ağırlığını genç yaşta taşımak, iyi günde de zor günde de ayakta kalmak kolay değil ama sen bunu başardın.
U17de senin maçlarını izlerken; şampiyonluk kupasını kaldıracağımız kimsenin aklıma gelmezdi.
Şampiyonluklar, büyük maçlar, unutulmaz kurtarışlar ve en önemlisi Beşiktaş’a ait olmanın ne demek olduğunu bilen bir duruş bıraktın geride.
Yolun açık olsun. 🫶🏾🦅🖤🤍
Ersin Destanoğlu, Beşiktaş'a veda etti:
“İnsan ne kadar uzağa giderse gitsin, ailesinden bir parçayı hep yanında taşır. Aileye veda edilmez. Veda merasimleri, araya girecek mesafeye ve duyulacak özleme önden yapılan bir hazırlıktır. Ben de bugün bu hazırlığı yapmak zorundayım.”