Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de.
Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı. Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl aynı gün yine ABD’deydi. Daha oradayken ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den beri uygulanan ek vergiler kaldırıldı.
Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F35’ler ise hala verilmedi. Hal böyleyken, Türkiye ABD şirketi Boeing’ten 225 uçak alma sözü verdi.
Kazanan hep ABD!
Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptığınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı.
Biz neden bu haldeyiz?
Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar.
Belki unuttunuz fakat, devletler arasında mütekabiliyet prensibi vardır.
Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır.
Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir.
Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Yaklaşık 3 yıl Turkcell Global bünyesinde çalıştım. Size durumun vahametini şöyle izah edeyim; tavuk döner 10 ₺ iken günlük yemek ücreti 5 ₺ idi.
Asgari ücret + prim alıyordunuz ve prim 100-150 ₺ aralığında idi. 1 saat mesai için ek ücret ödenmiyor; ikinci saat kullanılırsa komik bir tutar ödeniyordu.
Oradaki insanlar konuşamıyorlar çünkü konuşurlarsa başlarına gelecekleri biliyorlar. Memleketteki istihdam sıkıntısının da farkındalar.
Onlar konuşamıyor ama biz geldiğimiz yeri unutmayacağız. Çalışanına bir tavuk döneri bile çok gören bu pespaye ortamı her yerde anlatacağız.
Ta ki insanlığını yitirmiş zihinler, ellerini çalışanın gırtlağından çekene kadar.
Turkcell Global çalışanları, promosyonların geç ve düşük tutar üzerinden ödeneceği gerekçesiyle boykot başlattı.
Promosyonun 12 Haziran��da 30 bin TL olarak ödeneceği açıklanırken, muadil firmaların 50-60 bin TL aralığında ödeme yaptığı ve ödemelerin şubat ayında geçildiği iddia edildi.
• Zafer Partisi Erzurum İl Başkanı Abdulhamit Uzun, konuyla ilgili 4 aşamalı boykot çalışması başlattı.
Turkcell Global çalışanları, düşük ve geciktirilmiş promosyon ödemelerine karşı BOYKOT başlattı.
Şirket yönetimi promosyonun 12 Haziran'da 30 bin TL olarak yatırılacağını açıklarken, sektördeki benzer firmalarda çalışanlara 50-60 bin TL arasında ödeme yapıldığı ve ödemelerin aylar önce gerçekleştirildiği belirtiliyor.
İhtiyaç sahibi öğrenciye kaynak bulmaya çalışmak ağır cezalık suçmuş. Sulh ceza hakimi kararı açıklamadan 20 dakika önce tutuklandığımızı sosyal medyadan öğrendik. Türkiye’deki adaletin geldiği nokta bu. Benim korkacağımı düşünen varsa sakın hayal görmesin. Sevinenler kına yaksın. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
Et yiyememişsin, kiranı ödeyememişsin, emekli 20 bin liraya mahkum olmuş, mazot 60 lira, gübre 3 bin lira, PISA sınavlarında çocukların sonuncu olmuş, sana da ‘Kabe’de hacılar’ ilahisi kalmış, geçmiş olsun Türkiye’m!
Akın Gürlek’in yemin törenini çok üzülerek izledim. Ülkemin adalet bakanı bir partinin emir erlerinin korumasında yemim etmeye çalışması utanç vericidir. Bütün yaşananlar bu adamın ne kadar yanlış işler yaptığını ortaya koyuyor.
Akın gürlek’in Adalet Bakanı olması yerleşik devlet kültürümüz bakımından korkunç bir hatadır. Siyasi tarih, siyaset felsefesi, devlet teorisi çalışmış birisi olarak bunu açıkça ifade ediyorum.