Alev Alatlı, “Or’da Kimse Var mı?” serisinin birinci romanı Viva La Muerte!/Yaşasın Ölüm!’de Günay Rodoplu etrafında Türkiye’nin siyasal, kültürel ve düşünsel kırılmalarını sorgular. Romanda birey ile toplum, Doğu ile Batı, aidiyet ile yabancılaşma, ideoloji ile vicdan arasındaki gerilimler; kişisel ilişkiler, aydın çevreleri ve dönemin toplumsal atmosferi ekseninde tartışılır. İnsanın çatışan değerler ve beklentiler arasında kendi benliğinden uzaklaşması da romanın temel meselelerinden biridir.
Günay Rodoplu’nun “Büyük Makine” olarak tarif ettiği düzen içinde insan, giderek kendi iradesini ve özgünlüğünü yitiren bir varlığa dönüşür.
Bu paylaşımda yer verdiğimiz pasaj, yabancılaşmanın insanın muhakemesinden benliğine uzanan aşındırıcı etkisini Günay Rodoplu’nun sesiyle ortaya koyuyor.
Alev Alatlı (2024). Or’da Kimse Var mı? 1: Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!. s. 491.
#AlevAlatlı
Her yasal hak, helal değildir.
Yasal olarak bir hak kazanmış olmanız, o hakkın helal olduğu anlamına gelmez.
Bir kuralın kural olabilmesi için hayatın her alanında işlevsel olması gerekir.
İhmal Edilebilir Nasihatler, 45. Bölüm, TRT 2.
#AlevAlatlı
Dünyayı doğru okumak, lehimize ve aleyhimize gelişen olayları hızlı tanımak, yeri geldiğinde yüreklendirmek, yeri geldiğinde önlem almak.
Ama hepsinden öte “biz” diye bir kavram olduğunu asla unutmamak lazım.
Tehlike, aklın bütününü kavrayamayanların akla düşman kesilmesindedir.
Akıl, sezgiyi dışlamaz ve pozitivizmden ibaret değildir.
Merhamet, aklın bir parçasıdır. Merhamet olmadan akıl işe yaramaz.
Yeniden Düşünmek Yeniden Yorumlamak, “Alev Alatlı: Merhamet Aklın Parçasıdır”, YouTube
#AlevAlatlı
Ömür Ceylan ile “Alev Alatlı Bize Yön Veren Metinler” programının yeni bölümüne Dr. Yasemin Serhatlı konuk oldu.
Program, 9 Ağustos Pazar günü saat 17.00’de Kapadokya Üniversitesi YouTube kanalında yayımlanacak.
📺 Programı izlemek için Kapadokya Üniversitesi YouTube kanalını ziyaret edebilirsiniz.
#AlevAlatlı #BizeYönVerenMetinler #KapadokyaÜniversitesi
800 yıllık Ahilik mirasını, Kapadokya Üniversitesinde 20 yıldır şed kuşanma geleneğiyle yaşatıyoruz.
Her mezuniyet törenimizde gerçekleştirdiğimiz Şed Kuşanma Töreni ile öğrencilerimizi yalnızca bir diplomayla değil; meslek ahlakı, sorumluluk bilinci ve topluma hizmet anlayışıyla uğurluyoruz.
Geçmişten geleceğe uzanan bu kadim geleneğin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.
Bir şeyleri anlatmaya, yorumlamaya, dikkat çekmeye, farkındalık yaratmaya çalışıyorum.
Yaptığım bu.
Romanlarımı yazarken anlatmanın da ötesinde okuyucuya geçirmeye çalıştığım mesajlarım var.
Herhangi bir olayın, herhangi bir oluşumun hatta bir maddenin tek bir yüzü yoktur.
Bunu öğrenmek zorundayız.
Hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Birkaç yönü var ve mümkün olduğu kadar bu yönlere bakmayı öğrenmek zorundayız.
Alev Alatlı ve Ayşe Böhürler, Vasiyetim Nasihatimdir, s. 27-28, 2026.
@aysebohurler
#AlevAlatlı #AyşeBöhürler
Birinci yazma nedenim kendi toplumumdur.
Ben bu edebiyatı kimseyi eğlendirmek için yapmıyorum.
Edebiyatçının bir davası olmalıdır. Davanız yoksa zaten yazmayın.
Benim davam, bu toprakların üzerinde yaşayan insanlardır.
Kitap: Alev Alatlı ve Ayşe Böhürler, Vasiyetim Nasihatimdir, s. 27, 2026.
Video: aklıselim tv, “Edebiyat Nedir?
Alev Alatlı”, YouTube.
#AlevAlatlı
Gelenek, bir toplumun mensuplarının ortak değer, algılama, davranış biçimlerinin bütünüdür. Bu bağlamda, toplumları bir arada tutan “harç”tır.
İyi ya da kötü gelenek değil, zamanla değişen dünyada toplumun yaşayakalmasına yardım eden ya da etmeyen gelenekten bahsedilebilir.
Hiçbir toplum kendi içinde bir ada değildir. Bu nedenle zaman içinde gelenekler de evrilir.
“İyi” gelenek, toplumun yaşayakalmasına yardım eden gelenek olarak kalır, diğerleri tasfiye olur.
Alev Alatlı ile Geleneksel Mirasımız Üzerine... Bilge Adam Dergisi, C.1, S.3, 2003, s. 16.
#AlevAlatlı
Bilinmeyene, belirsizliğe rağmen endişeden uzak yaşamamızı mümkün kılacak alçakgönüllülüğü yakalamak zorundayız.
Hayatımızı sürdürürken, doğal kaynakları kullanırken başka canlı topluluklarını doğrudan veya dolaylı olarak tehdit etmemek, diğer canlıların yaşam alanlarını ve topluluklarını, biyoçeşitliliği arttıran ekosistem sürecini, onun işlev ve yapılarını sakınmak, gözetmek zorundayız.
En küçüğünden en büyüğüne, her yerde ve her zaman, insanlar, canlılar ve doğanın tümü hakkında bilgilerimizi, onlara verdiğimiz değeri pekiştirmekle yükümlüyüz.
Alev Alatlı, Gogol’un İzinde: Dünya Nöbeti, s. 178-179.
#AlevAlatlı
Hakikat İçin Kendi Deniz Fenerimizi Yakmak: “Vasiyetim Nasihatimdir” Okurla Buluştu
Fikirleri ve eserleriyle kuşaklara ilham veren, Türk düşünce dünyasına önemli katkılarda bulunan, yazar, düşünür ve Üniversitemizin kurucusu Alev Alatlı’nın söyleşilerini bir araya getiren Vasiyetim Nasihatimdir, Pınar Yayınları etiketiyle okurla buluştu.
Alev Alatlı’nın düşünce dünyasını, meselelere bakışını ve Türkiye’ye dair özgün değerlendirmelerini yansıtan eser, gazeteci ve siyasetçi Ayşe Böhürler’in Alatlı ile yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve siyasi meselelerini derinlikli söyleşiler üzerinden ele alan güçlü bir düşünce rehberi niteliği taşıyor.
Kitap; kültürel değerlerden eğitime, edebiyattan Türkiye’nin toplumsal hikâyesine uzanan, geniş bir düşünce alanında Alatlı’nın dikkat çekici değerlendirmelerini bir araya getiriyor. Kolay cevaplara yaslanmayan, hakikati ararken aklı, bilgiyi, sezgiyi ve vicdanı birlikte gözeten bir düşünce çizgisini okura yeniden hatırlatıyor.
Hakikati ortaya çıkarmak için kendi deniz fenerimizi yakmamız gerektiğini hatırlatan Vasiyetim Nasihatimdir, yalnızca bir söyleşi derlemesi olmanın ötesinde, gerçeğe itibarını iade etmeyi amaçlayan bir düşünce rehberi olarak öne çıkıyor.
Her daim öğrenmeye açık duran, kendi ifadesiyle “mülahaza hanesini” açık tutan Alev Alatlı’nın dünyasını kavramak isteyen okurlar için önemli bir kaynak vazifesi görüyor.
@aysebohurler
#AlevAlatlı
Doğu-Batı ayrımının uluslararası kullanımdan kalkması, ille de bir ayrım gerekiyorsa “aydınlanmanın tezgâhından geçmiş olanlar” ve “aydınlanmanın tezgâhından geçmemiş olanlar” şeklinde bir sınıflandırmanın getirilmesi gerektiğini savunuyorum.
Nitekim “Doğu” diye bir coğrafya varsa biz orada yaşamıyoruz.
Kitap: Alev Alatlı, Hadi, Baştan Alalım… Aklın Yolu da Bir Değildir!, s. 53, 2009.
Video: İnsanlık Hali, 19. Bölüm, 2018.
#AlevAlatlı
Bir annenin hikâyesi, bazen bir evladın hafızasında saklıdır.
Funda Aktan, annesi Alev Alatlı’yı anlatıyor: İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir asker çadırında dünyaya gelişinden dilinden düşürmediği Balkan türküsüne; aydınlanma kutbundan merhamet kutbuna hicretinde kadim değerlere bağlılığa kadar…
Anneler Günü vesilesiyle Alev Alatlı’yı hem bir anne hem de ülkemizin edebiyat ve düşünce dünyasında derin izler bırakmış bir aydın olarak saygı ve özlemle anıyoruz.
Anneler Günü kutlu olsun.
#AlevAlatlı
Dünyayı bilmeyen dünyanın maskarası olur.
Ne isek o olmamız gerektiğini artık idrak etmemiz lazım. Kendimizi ifade etmeyi öğrenmek zorundayız.
Kendimizi ifade etmeyi öğrenmek zorundayız.
Aslımızı reddetmenin kurtuluşu olmayan bir kaçış olduğunu görmek durumundayız.
Video: Dünyanın İyiliği İçin Türkiye, @SUBÜhaber, YouTube, 2024.
Kitap: Alev Alatlı, Yorumsuz, s.223, 2025.
#AlevAlatlı
İnsanoğlunun yeryüzündeki serüvenini anlamaya, içselleştirmeye yönelene ben, “entelektüel” diyorum.
“İnsanoğlu” dediğinizde bu, her türlü din, her türlü kültür, her türl�� dünya görüşü, anlayış ve yorum demek... Ancak insanoğlunun ortak paydasını saptamaya yönelik faaliyetler, mutlak özgürlük ve müdahanesizlik ister.
Entelektüel, müdahanesi olmayan, aynı zamanda birikimini maddi çıkara dönüştürmeyen/dönüştüremeyendir.
Entelektüel Perspektif Kültür, Siyaset ve Toplum Söyleşileri, s. 8.
#AlevAlatlı
Hepimiz çocuklarımızın geleceğini kurtarmak telaşındayız.
Ancak atmosfere çökmüş asılı kalan zehirli pusun mahiyetini doğru teşhis edelim.
Yoksa meselelerimizi çözümleyemeyeceğiz.
Eğitim sistemimize ilişkin bitmez tükenmez eleştiri ve iyileştirici önerilerin özünün, ideal, yani “düşüncenin tasarlayabileceği tüm üstün nitelikleri kendinde toplayan” bir Türkiye toplumuna duyulan özlem olduğu açık.
Halbuki eğitim, boşlukta değil, inançların, söylemlerin (doktrinlerin), ekonominin, toplumsal zihniyetin ve hâkim dünya görüşlerinin oluşturduğu siyasi ve kültürel ortamlar doğrultusunda şekilleniyor.
Eğitim sistemine dair iyileştirme ve tasarımlar, doğrudan doğruya bir paradigma ve zihniyet meselesi olup, mezkûr elementlerin muhtevasının saptanmasını, değerlendirilmesini, onlarla yüzleşilmesini gerektiriyor.
Alev Alatlı, Eğitim Paradigmasına Yeni Bir Bakış, s. 27-28, 2024.
#AlevAlatlı