Askere gidenler nasıl işini gücünü bırakıyorsa, sigortası bile olmadan vatana hizmet ediyorsa
Cumhurbaşkanı ve yardımcıları ile
Bakanlar ve hatta milletvekilleri her türlü gelir getirici iş yapmaları yasaklansın
Bunların birinci derece yakınları da üst kademelerde bürokrat olamasın.
Ülkeyi yönetmeye niyetli olanlar bu şartlarla görev alsın ki bizler de onların gerçekten vatansever insanlar olduğunu bilelim
(Mecliste yedikleri yemek bedava bile olsa razıyım)
İşte o zaman; ekonomi de, eğitim de, futbol da, sağlık da aklınıza ne geliyorsa her şey yoluna girer.
Bunlar nasıl servetler, nasıl mülkler, nasıl bir hırs ve nasıl bir doymazlık…
200 sene yaşasanız bitiremeyeceğiniz, hatta torunlarınız da 200 sene yaşasa bitiremeyeceği paraları neden biriktiriyorsunuz?
Ölümsüz olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?
TÜRK DEVLET AKLI…
Bilge Kağan, Orhun yazıtlarında Türk devlet aklının ve Türk milliyetçiliğinin ana ilkelerini unutmayasınız diye taşa yazdırdı.
Bu ilkeler:
“Fakir halkı zengin kıldım.
Az halkı çok kıldım.
Açları doyurdum, çıplakları giydirdim.
Türkü düşmansız kıldım.”
ifadeleridir.
Türk milliyetçileri fakir halkı soyanlara, milleti imkansızlıklar içine atıp nüfusunu azaltanlara, milleti aç ve çıplak bırakanlara, düşmanla arası hoş olanlara karşı mücadele eder. Bunlarla mücadele etmeyenin etiketi ne olursa olsun Türk devlet aklının düşmanıdır. Türk milliyetçisi değildir.
Milleti fonlarda soyup soğana çevirmişler ağızlarını bıçak açmıyor.
Bunları unutmayın…
Fon vurgununda ne mi oldu? Bunun için Tunceli'deki Gülistan Doku cinayetine bakın:
Cinayetle ilgili vali tutuklandı, Valinin koruması tutuklandı
Valinin oğlu tutuklandı
Emniyet amiri tutuklandı
9 polis tutuklandı
Başhekim tutuklandı
Bilişim uzmanı tutuklandı
Dalgıç tutuklandı
İl ôzel idare memuru tutuklandı
Jandarma komutanı tutuklandı
Korucu tutuklandı
Balık adam tutuklandı...
Yani hepsi oradaydı!
Devletin birçok biriminden elemanlar!
Cinayeti gördüler, duydular, bildiler, işbirliği yaptılar ve sustular.
Gülistan Doku cinayeti neyse fon cinayeti de aynıdır!
Hepsi oradaydı.
Kamu gücünü kullanarak cinayetin örtbas edilmesi neyse, kamu gücünü kullanarak milletin parasının soyulması aynı şey.
Fonlarda milyarlarca liralık para cukkalanırken pek çok devlet görevlisi, gördü, duydu işbirliği yaptı ve sustu.
Hepsi oradaydı!
Suçların kolektif işlendiği bir devire geldik.
Mesele sadece suçlar değil, bu suçların işlendiği zemini oluşturanlardır.
Bu vahim durumdan daha kötü olan ise, bu durumun ortadan kaldırılacağına dair bir iradenin ortada olmamasıdır...
Fakirliği kader bilmemeliyiz. Milyonlarca insanı ve evlatlarını bu yüzyılın standartlarının altında yaşamasına sebep olanları, gelir adaletsizliğini protesto etmeliyiz. Sefilik, rezillik, cahillik kader değildir. Programlıdır, organizedir ve safi kötülüktür.
Olayların özü:
AKP’lileri yetiştiren Halidi Nakşibendi tarikat şeyhlerine göre Türkiye “Dar-ül Harb”dir.
Yani kafir ülkesidir.
Bu yüzden de yağmalanması tarikatçı dinine göre helaldir.
Türkiye’yi böyle fethediyor mücahitler ordusu…
Çıkıp da bu vurgunu kınayan bir tarikat şeyhi veya ilahiyatçı gördünüz mü?
63 milyon 359 bin TL’yi 5 ayda 1 milyar 344 milyon yapan ve bütün ailesini ballı börekli makamlara yerleştiren KENE hatunu sizlere 21. yüzyılda bir NENE hatun diye pazarladılar.
99 milyon 687 bin TL’yi 5 ayda 826 milyon yapabilen kocasını 21. yüzyılda bir Seyit onbaşı diye pazarlamadıklarına şükredelim.
826 milyon kaç kilo yapar bilmiyorum. Ama Seyit onbaşı bile onun kaldırdığını kaldıramazdı.
Atatürk, 103 yıl önce uyarmıştı.👇
“Bizi yanlış yola sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten (kötülükten) gelmiştir."
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mart 1923)
Kaynak: Hâkimiyeti Milliye, 21 Mart 1923
Simyacılar yüzlerce yıl tenekeyi altına çevirmek için çalıştılar. Ama formülü bulamadılar.
Simya, 21. yüzyılda Türkiye’de başardı. Düşünsenize 163 milyon 46 bin lira yatırıyorsunuz 5 ay sonra 2.17 milyar oluyor.
Ayağa kalkın simyacılar, büyüğünüz geldi…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM'de oylanmamış Mekke Antlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan'a Yemen karşısında askeri destek sağlanacağını söyledi.
Türk milleti ekonomik krizin pençesinde kıvranırken, Türk askerinin kanı ile halkın sırtına bir de savaşın maliyetini yüklemeye kalkmayın!
Suud ailesine ait olan Suudi Arabistan’ı Suudlar korusun.
Adalet Bakanı: "2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek..."
Nasıl yani? O zaman seçim yapmaya ne gerek var ki?
Adalet Bakanının böyle konuştuğu bir ortamda seçimin adaleti ve güvenliği nasıl sağlanacak?
PKK/KCK elebaşlarından Cemil Bayık:
“Bu süreci sürdürmek için çalışıyoruz. Ama eğer süreç başarısız olursa, büyük bir savaş için de hazırız." diyor.
Şartsız teslim olacağını ve silah bırakacağını söyledikleri örgüt savaşla tehdit ediyor.
Silahı olmazsa nasıl savaşla tehdit edecek. Silah bırakmıyorlar, silahlanmaya son hız devam ediyorlar.
Şu iblisin kafasına bomba bırakacak bir SİHA’mız yok mu?
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli.
İsim de çok dehşetli ama bu isimden İstiklal Harbi, Kurtuluş Savaşı kavramları çıkarılmış.
Atatürk'e mümkün olduğunca az yer verilmeye çalışılmış.
Bilim ve teknoloji derslerinin yerini sivil toplum örgütleri diyerek cemaat ve tarikatlara açan AKP türü bir eğitimle karşı karşıyayız.
Emekli Albay Hasan Atilla Uğur;
Hiçbir terör örgütü ile pazarlık yapılmaz ,taviz kesinlikle verilmez.
2002'de PKK bitme noktasına gelmiştir.
1999- 2002 tarihleri arası Abdullah Öcalan ile hiçbir pazarlık yapmadık ,taviz vermedik. Apo canını kurtarmak için devletin her istediğini yaptı.
Ne olduysa açılım veya çözüm sürecinde oldu.
Türkiye'yi Türkler yönetmelidir...
Bir kişinin adı geçtiğinde hem FETÖ’cü teröristler hem de PKK’lı teröristler kuduruyorsa o kişi adam gibi adamdır.
Yani Hasan Atilla Uğur vazifesini hakkıyla yapmış bir Türk subayıdır
Adını duyan it kuduruyor…