Aziz İhsan Aktaş, “Rüşvet verdim” diyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandı. Mahkeme, TCK’nin 254. maddesindeki koşulların oluştuğunu kabul ederek rüşvet suçu yönünden “ceza verilmesine yer olmadığına” hükmetti.
Ardından Aktaş’ı, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan beraat ettirdi.
O hâlde şu soruların yanıtlanması gerekiyor:
Rüşvet verilerek alınan ihalelerden elde edilen milyonlarca liralık kazancın hukuki niteliği nedir?
Bu kazançlar suç geliri değilse nedir? Suç geliriyse hangi şirketlere, banka hesaplarına ve mal varlıklarına aktarılmıştır?
Para hareketleri, şirketler arası transferler ve edinilen mal varlıkları ayrıntılı biçimde araştırılmış mıdır?
Rüşvet sayesinde elde edildiği belirlenen kazançlar hakkında neden müsadere kararı verilmemiştir?
Türker Ertürk dün Metris Cezaevinden Silivri 4 Nolu Cezaevi C13 Koğuşuna gönderilmiştir.
Hepinize selam ve sevgileri var, notunu ekte paylaşıyorum.
Sıklıkla sorulduğu için söylüyorum belirlenmiş aile yakınları dışında ziyaret mümkün değildir, istisna olarak Silivri Cumhuriyet Savcılığı’na özel izin için başvurulabilir. Uygun görülenler ziyaret yapabilirler.
Kapalı görüşlerde ziyaret Çarşamba günleri 14.00 – 14.40 arasıdır. Hangi günlerin kapalı/açık ziyaret olduğu Silivri 4 Nolu Cezaevi web sayfasında (https://t.co/iI4Lw56wQO) yer almaktadır.
Onun dışında mektup gönderebilirsiniz.
Adres: Marmara 4 Nolu Cezaevi C 13
Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü
Silivri / İstanbul
Hukukun egemen olduğu çağdaş bir ülkeye kavuşmak dileğiyle.
Av. Ayhan YILDIZEL
İBB davasında savunma hakkı yerle bir ediliyor. Avukat ve müvekkil mahremiyeti mikrofonlarla ihlal ediliyor, 14 ay bekletilen iddianameye karşı Ekrem İmamoğlu’na 14 saatlik savunma bile çok görülüyor. İçi boş iftiralar çökmesin diye çelişkili itirafçılara soru sorulması dahi engelleniyor. Gerçeğin değil, önceden sipariş edilmiş bir takvimin işletildiği bu salondan adil bir karar çıkmaz.
Yükseköğretim Kurulu’nda Başkanvekili olarak görev yaptığım süreçte YÖK kontenjanından Anayasa Mahkemesine üye seçilmek üzere aday belirleme çalışması yaptım. Bu çalışma sürecinde on üç hukukçu öğretim üyesinden oluşan bir liste oluşturdum. YÖK Genel Kurulu’nda seçim yapılmadan önce Sayın Cumhurbaşkanına bu isimler hakkında bilgi sunma girişiminde bulundum. Cumhurbaşkanlığı’nda hukuk işleriyle ilgilenen Genel Sekreter Yardımcısı ile bu hususta bir görüşme yaptım. Daha sonraki bir tarihte Anayasa Mahkemesine üye olarak seçilen Sayın Genel Sekreter Yardımcısı bana, aynen “bunların arasında elini kaldır dendiğinde kaldıracak, indir dendiğinde indirecek isim var mı” diye sordu. Ben de “bunların arasında böyle bir kişi bulunmamaktadır” cevabını verdim. Karşılığında aldığım cevap, “Beyefendi aday belirleme işini Haşim Bey’e havale etti. Onunla görüşebilirsin” oldu. Bunun doğru bir yöntem olmadığını düşünerek, Anayasa Mahkemesi Başkanı ile görüşmedim.
Dönemin YÖK Başkanına Haşim Bey’in tensipleriyle üç isim geldi ve Genel Kurul’da bu isimlerin aday olarak Cumhurbaşkanlığına sunulmasına karar verildi.
Dikkat edilmelidir ki, YÖK Genel Kurulu kararında birinci sırada yer alan, Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa Mahkemesine üye seçilen ve bilahare Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bir idari kararla “terör örgütü üyesi” olduğu gerekçesiyle üyelik görevine son verilen bu hukuk profesörü, ceza mahkemesi tarafından aynı gerekçeyle hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
Malum “Çerçeve Yasa”nın Anayasaya aykırı hükümler içerdiği yönünde değerlendirmelerde bulunduğum bir ortamda, bir siyasetçi bu değerlendirmelerime tepki olarak bana, “Anayasa Mahkemesi artık eski Anayasa Mahkemesi değil” cevabını verdi.
Not bu cevabın akabinde söylenen ikinci bir cümle daha var. Bu cümleyi Anayasa Mahkemesi’nin kurumsal mehabeti dolayısıyla alenileştirmekten içtinap ediyorum.
Sosyal medyada paylaşılan video içerikleri gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatılan ve tutuklanan eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli tuğamiral Türker Ertürk’ün hakimlikte verdiği ifade: “Soruşturmaya konu konuşmalar 11 yıl ve yaklaşık 3,5 yıl önce yapılmış olup 3,5 yıldır kimse tahrik olup sokağa çıkmamıştır. Bu konuşmalar halk arasında korku, panik yaratmamıştır.”
🔴 Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'dan yeni mesaj
TGC yöneticilerinin Silivri'deki ziyareti sırasında bir açıklama yapan gazeteci Merdan Yanardağ, "Bize yönelik sanal casusluk davası çöktü. Canlı yayında casusluk suçu işlemekle suçlanıyorum. Hangi devlet için casusluk yapılmış? Bu sorunun yanıtı iddianamede yok" dedi.
https://t.co/GrM3N7EqOL
Çiftçilikle, hayvancılıkla, denizcilikle geçimini zar zor sağlayan yurttaş; toprağını, denizini, ekinini, yani yaşam alanını savunuyor.
En temel anayasal haklarından biri olan barışçıl protesto hakkını kullanıyor.
Peki karşılığında neden bu muameleyi görüyor?
Neden holdinglerin, şirketlerin ve sermaye gruplarının menfaatleri; o topraklarda yüzlerce yıldır yaşayan, üreten, geçimini sağlayan insanların yaşam hakkından ve geleceğinden daha üstün tutuluyor?
Bir şirketin kârı, bir köylünün toprağından; bir balıkçının denizinden; bir çiftçinin ekmeğinden daha mı değerli?
Devletin görevi şirketlerin yatırımını korumak kadar, hatta ondan önce, yurttaşının hakkını, emeğini, yaşam alanını ve anayasal özgürlüklerini korumak değil midir?
70 yaşındaki adamın 11 yıl önceki TV programını birisinin kırpıp, Yargıyı tahrik etmesiyle tutukladılar!
Şaka desen değil! Kara mizah desen o bile değil!
Türker Ertürk’ün hakimlik ifadesi ortaya çıktı: 3,5 yıldır kimse tahrik olmadı şimdi mi olacaklar? https://t.co/QJKLDj8Zrs
İBB davası nedir?" sorusunun yanıtı bugün bizzat mahkeme salonunda verildi. Ekrem İmamoğlu’nun savunması için mahkeme başkanı “Uygun yerde, makul bir sürede” diyerek sürecin en net tarifini yaptı.
Bu dava; Erdoğan’ın sandıkta bükemediği bileği yargı sopasıyla kırma, rakibini kendi iktidarı için “uygun yerde” rehin tutma ve rejimi tahkim etme çabasıdır.
Hukukta 'makul süre' adaletin tecellisi içindir. İBB davasında itiraf edilen makul süre ise tamamen Saray’ın seçim takvimidir!
Onlar için makul olan; güçlü siyasi rakibin eli kolu bağlı tutulup, sandığın ve millet iradesinin gasp edileceği o karanlık zaman dilimidir.
Butlan da bunun içindir, İBB davası da ve tüm kumpaslar da…
Biz de bunları en uygun yer olan sandıkta en makul sürede evlerine göndereceğiz. Tüm rehin alınan arkadaşlarımıza sözümüz olsun.
Fatih Altaylı:
"Belediye başkanlarını geçtik, onlar siyasi tutuklu anladık.
Ama…
Deniz Göktaş, Nasuh Mahruki, Ece Güner, Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve arkadaşları ve hatta Selahattin Demirtaş niye hâlâ tutuklu, niye hâlâ içerde?
Osman Kavala cezaevinde 9 yılı doldurmak üzere.
70 yaşına cezaevinde girdi. Çile çekiyor.
Yazık değil mi!
Ayıp değil mi!
Haksızlık değil mi!"
Bana hiçbir hizmeti olmayan Diyanet kapatılsın!
Vatandaşın vergileriyle yapılan harcamaların hesabı verilsin.
Milyonlarca liralık yolluk, lüks konaklama ve yurtdışı seyahatleri yerine milletin gerçek sorunlarına kaynak ayrılsın. @halkkursusu01
İnsanlığın binlerce yılının kazanımı olan adalet çizgisinde yürümek yerine hukuku ayaklar altına almak, çözüm değil yeni hukuksuzlukların kapısını açıyor. Eğer baştan bu çizgide yürüseydik ne Mahmut Tat’lar hapse girip hayatları altüst olacaktı ne onlar hapse girsin diye dünya ülkeleriyle gerilecektik ne de bugün işler tersine dönsün diye çabalayacaktık!
https://t.co/TynyP1JqaU
■ NEFES YAZARI
SONER YALÇIN’DAN
DEVLET BAHÇELİ’YE...
***
● Türk Bayrağı’nın yakılmasını
protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
Atatürk heykellerinin parçalanmasını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Bu ülkenin parsel parsel, özelleştirme adı altında, satılmasını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Türk kimliğinin, kavramının Anayasa’dan çıkarılmak istenmesini protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Devlet nişanından, devlet kurumlarından Türkiye Cumhuriyeti ibaresinin kaldırılmasını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Andımızın kaldırılmasını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● 23 Nisan gibi, 19 Mayıs gibi milli bayramlarının kaldırılmasını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Soma katliamını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Doğa katliamlarını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Kaçak Sarayı protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Kuzey Irak’ta Türkmenlerin katledilmesini protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Süleyman Şah Türbesi’nden kaçılmasını protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Ülkenin parçalanma projelerini protesto ettin mi?
☆ Hayır!
***
● Peki neyi protesto ettin?
***
● Sadece, bu ülkenin yüz akı, sanatçı Bedri Baykam‘ı protesto ettin...
***
● Beyoğlu Piramid Sanat Galerisi’nde Almanya, Fransa, Japonya ve ABD’den
sanatçıların eserlerinin de yer aldığı, Çırılçıplak başlıklı sergiyi ahlaki değerlere aykırı bulup, Taksim‘e sokağa çıktın...
***
● Bizler; Türk Milliyetçileri,
Türk İslam Ülkücüleri,
Türk Milletinin ahlak değerleri ile ters düşen ve sanat adı altında perdelenmek istenen bu çirkin sergiyi kabul edemeyiz.
dedin, dedin, dedin...
***
● İnkâr etme!
***
● Demek; Türk kavramının yok edilmesi, Türk bayrağının yakılması, Atatürk heykelinin parçalanması, Andımız’ın, ulusal bayramlarımızın kaldırılması, ahlaki değerlere uygunmuş ki,
sesin çıkmadı…
***
● Türklüğün, sadece, bacak arasına indirgendiğinin farkında değil misin?
***
● Ha; bir şeyi unuttum.
***
● Sahi sen nesin?
***
● Kime ve neye çalışıyorsun?
☆ Soner YALÇIN/Sosyal Medya
'devletin müdahale etmediği bir durum var'
Gazeteci Deniz Zeyrek;
"(Cübbeli Ahmet'in kızının) hatalı bir U dönüşü yapmıştı. Orada kullandığı araba 30 milyona yakın . Çakarlı araç diye gündeme gelmişti. Hem de çakarı vardı yani. Nasıl oluyor yani?
Bunlar neyle alınıyor?
Bunlar nasıl para kazanıyorlar?
Temel görevi Allah'a hizmet etmek olan bir vaizin, işte insanlara Kur'an'ı aktarmak olan bir vaizin bu kadar çok para kazanması, bu kadar böyle servet içinde yüzmesi nasıl izah edilebilir?
Bu bunların hepsi soru işareti.
Bu tür olaylar aslında bize bunu da gösteriyor.
Buradaki soru işaretlerini de karşımıza çıkarıyor. Yani herkesin bildiği ama kimsenin konuşmadığı, herkesin gördüğü ama devletin müdahale etmediği bir durum var. Bu operasyonla bunu görmüş oluyoruz."
🔴 Tutuklanan emekli Amiral Türker Ertürk'ün savcılık ifadesi:
📌 Söz konusu iktidar devam ettiği sürece ülkemizin acı çekeceğini düşünüyorum.
📌 Benim cümlelerim siyasi değerlendirme kapsamında düşünülmelidir.
📌 Nitekim şu an görüldüğü üzere devletin yetkili mercileri PKK ve teröristlerle masaya oturmaktadır.
📌 Bu da benim söylemlerimin haklı olduğunu göstermektedir.
https://t.co/VnAwq4vP98
Ne yazık ki Türker Ertürk için tutuklama kararı çıktı.
Yıllar önceki bir videoyu, üstelik bağlamından kopararak bugünkü siyasi mücadeleye malzeme yapmak, yargının siyasallaşmasının yeni versiyonu…