@Haberturk Kural, çizgi, levha bilgisi olmayanlar yorum yazmasın. Motosiklet sürücüsü, düz çizgi olmana rağmen sollama yapmaya kalkmasa bu kaza olmazdı.
@voiceofworldco Camiye girmekle, denize girmek aynı şeyler değil. Dini inancı gereği denize haşema ile giren insanları eleştirmek, onlara yol göstermeye kalkmak en hafif tabirle o insanları ötekileştirmektir. Türkiye bu zihniyetten çok çekti…
@mussithesecond@bpthaber Cezayı kesen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Yolu kazıyan Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Md'nün ilgili bölge müdürlüğü. Karayolları arabaları temizlesin diye bir ifadem mi var, yola boya döken şirket ödesin diyoruz.
Leyla Alaton’un çok hoşuma giden bir sözü var:
“40 senedir evimde aynı koltukları kullanıyorum. Marka çantalara, lüks tüketime o kadar büyük paralar vermeyi abes buluyorum. 1 saatlik uçuşta business uçunca size ne veriyorlar, fazladan bir kahve mi? Statü insanın içinde olur; beyninde, görgüsünde ve bilgisinde.”
Bence gerçek zenginlik de tam olarak burada başlıyor.
Belirli bir servet seviyesinden sonra para, hayatınıza kattığı faydadan çok gösterişe harcanmaya başlıyor. 2 milyonluk araç da sizi aynı yere götürüyor, 20 milyonluk araç da. Kişi başı 1.000 TL’lik restoranda da midenizin kapasitesi belli, 10.000 TL’lik restoranda da. 20.000 TL’lik salonda da spor yapıyorsunuz, 100.000 TL’lik salonda da.
Üzerinde marka yazan bir tişörte, Saate, çantaya benzer kalitedeki ürünün 10-20 katını ödemek bana çok saçma geliyor. Fosil marka saatte aynı zamanı gösteriyor Roleks marka saatte.
Bence zenginlik algısı artık yavaş yavaş değişiyor.
Gerçek zenginlik; fit bir vücut, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, kaliteli zaman, sevdiğin insanlarla vakit geçirebilmek ve mesai kavramına bağlı kalmadan, stres altında olmadan çalışabilme özgürlüğüdür.
Zenginlik, sahip olduğun şeylerin çokluğu değil; ihtiyaç duyduğun şeylerin azlığıdır.
Memleketimden bir “ahlak” ve “babacanlık” hikayesi
Bugün kızım Bağdat Caddesi’den Göztepe’ye gitmek için uygulama üzerinden bir taksi çağırmış. Araç gelip bindiğinde taksici “Çekmeköy’e iş çıktı, keşke seni kabul etmeseydim” demiş. Kızım adamın tavrından rahatsız olup “isterseniz onu kabul edin ben inerim demiş”. Adam hemen kabul etmiş, kızımı indirmiş. Kızım inerken yolculuğu uygulama üzerinden de iptal etmesini hatırlatmış.
Buna rağmen taksici, aşağıda görüldüğü üzere, yapmadığı yolculuğun ücret talebini göndermiş ve hala iptal etmiyormuş.
Bu düzeltilir bir şekilde, fakat bu küçük hesap kafası ve ahlak anlayışı büyük sorun maalesef…
Kızım taksiden indiğinde orada bekleyen diğer taksiciler kızıma “ne oldu” diye sormuşlar, durumu anlayınca da “çocuğu nasıl arabadan indiriyorsun, hiç utanman yok mu” diye adamın üzerine gitmişler, adam kaçmış.
Kızım gene oradaki taksicilerin yönlendirmesi ile 153’ü aramış, şikayet etmiş, BiTaksi ile de görüşmüş.
Başka vesileler için yazmıştım, bu olay da benim gözümde bir kez daha teyit ediyor ki memlekette para kazanayım da ne olursa olsun mantığı artık her alanda hakim. Neyse ki hala vicdan sahibi, yol ortasında bir genç kızı indirebilecek kadar gözünü para hırsı bürümüş tiplere meydan okuyan insanlarımız var da memlekette bir şeylerin düzeleceğine dair umudumuzu yitirmiyoruz.
Umarım gereğini yaparsınız:
@bitaksi@iteo34@IBBcozummerkezi