Hükümeti Üzmeme Kurumu TÜİK’e göre Temmuz ayında #enflasyon aylık %1,78, yıllık %31,75 oldu.
Rakamlar değişiyor ama Türk halkının fakirleşme hızı değişmiyor. Market, kira, fatura ve temel ihtiyaçlar karşısında maaşlar her ay biraz daha eriyor.
Özellikle yılda bir kez zam alan asgari ücretlilerin ve özel sektör çalışanlarının maaşları, enflasyon karşısında çoktan yok oldu.
🔴 Cihat Yaycı : Bütün vatandaşlarımıza ve siyasilere yalvarıyorum, ne olur şu dediklerimi okuyun… Öyle bir noktadayız ki..
📍DEM Parti heyetinin İmralı görüşmesi sonrasında kamuoyuna aktardığı mesaj, bugüne kadar dile getirilen endişelerin boşuna olmadığını bir kez daha göstermektedir.
Dikkat ediniz…
“Cumhuriyet” denmiyor; “Demokratik Cumhuriyet�� deniyor.
“Vatandaşlarımız” denmiyor; “Kürtler” diye ayrı bir kesim özellikle zikrediliyor.
Ve en önemlisi şu ifade kullanılıyor:
“Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet’e sonuna kadar kapı aralanmaktadır.”
O hâlde sormak gerekir:
Çıkarılması istenen yasa tam olarak neye hizmet edecektir?
Amaç yalnızca silahların bırakılması mıdır?
Yoksa bu yasa, “Demokratik Cumhuriyet” adı altında Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal ve siyasal yapısını dönüştürmenin hukuki zemini olarak mı görülmektedir?
Açıklamadaki ifadeler, bu konuda ciddi endişe duymayı gerektirmektedir.
Daha önce de ifade ettiğim gibi mesele yalnızca silah bırakılması değildir.
Mesele, silah bırakılmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yeniden tanımlanacağıdır.
Kullanılan kavramlar dikkatle seçilmektedir:
“Demokratik Cumhuriyet”, “Kurucu unsur”, “Eşit yurttaşlık”, “Ortak vatan”…
Bunların hiçbiri tesadüfi ifadeler değildir.
Eğer çıkarılacak yasa gerçekten “Demokratik Cumhuriyet’e kapı aralayacak anahtar” olarak görülüyorsa, bu yasanın her maddesi Türk Milleti tarafından bilinmeli, açıkça tartışılmalı ve amacı hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde izah edilmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti; tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek resmî dil esasları üzerine kurulmuş üniter millî devlettir.
Bu kurucu esaslar hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz.
Böylesine tarihî sonuçlar doğurabilecek bir yasa, kapalı kapılar ardında değil; milletin gözü önünde tartışılmalıdır. Hatta gerekiyorsa son sözü doğrudan Türk Milleti söylemelidir. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Siyasi partilere, başkanlarına ve vekillerine sesleniyorum.
Bu kanunu referanduma götürün.
Referandum millet iradesinin en doğrudan tezahürüdür. Böylesine tarihî bir konuda son sözü doğrudan millet söylemelidir.
https://t.co/gOw3In31oD
@Akparti @herkesicinCHP @yenipartiyiz @iyiparti @MHP_Bilgi @rprefahpartisi @SaadetPartisi @tipgenelmerkez @zaferpartisi @anahtarparti @yenisafak @yeniakit @cumhuriyetgzt1 @gazetesozcu @nefesgazete @ankahabera @ihacomtr @dhainternet @turkiyegazetesi @tgrthabertv
Gazilerimiz ve Şehit Yakınlarımız yalnız değildir. Ankara'nın Zaferi her koşulda ve şartta Cumhuriyetin kalesinde yanlarında olacaktır.
#GazileriminYanındayım 🇹🇷
Güvenpark’ta hak mücadelesi veren Er Gazilerimiz ve Şehit Yakınlarımızla gece boyunca bir arada olduk. Zafer Partisi Ankara İl Başkanımız Av. Sn. H. Alperen Akbaş, il yönetimi, il ve ilçe teşkilatlarımız, üyelerimiz ve gönüllülerimizle birlikte gazilerimizin taleplerini dinledik, sohbetlerine ortak olduk.
Zafer Partisi Ankara İl Başkanımız konuşmasında, “Gazinin ve şehidin rütbesi olmaz. Türk milleti olarak gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın yanındayız.” sözleriyle mücadelelerine verdiğimiz desteği ifade etti. Programda Şehit Erdal Özdemir’i rahmetle andık, Gazilerimiz ile sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunduk.
Gazilerimiz ve Şehit Yakınlarımız yalnız değildir.
@umitozdag@zaferpartisi@avalperenakbas
İspanya’daki göç dalgası Türkiye için açık bir alarmdır: Yeni bir kitlesel göçe hazır mısınız?
On binlerce düzensiz göçmenin kısa sürede İspanya’nın Sebte bölgesine ulaşması üzerine Avrupa ülkeleri derhal sınır tedbirlerini artırdı.
Türkiye ise halihazırda milyonlarca sığınmacının ekonomik ve toplumsal yükü altındayken, yeni bir göç dalgasına karşı hangi önlemleri aldı?
Yeni bir kitlesel göç; zaten tükenme noktasına getirilen ekonomimizi daha da sarsacak, Türk milletine eğitimde, sağlıkta, barınmada ve sosyal yardımlarda verilmeyen kaynakların daha da kısılmasına yol açacaktır.
Hudut namustur! Hükümet, yeni bir göç dalgasına karşı aldığı önlemleri derhâl Türk milletine açıklamalıdır. @umitozdag
MHP ve Devlet Bahçeli Öcalan Süreci başladığından beri hem basın sözcülüğü hem de algı operasyonu konusunda başı çekiyor.
Türk-Kürt hiçbir zaman düşman olmadı. Türk halkı askerini, polisini, öğretmenini, vatandaşını şehit eden PKK'lı hainlere, onun sempatizanlarına düşmandır.
Kaçamak sözlere, algı kelimelerine gerek yok. Ne yapacaktık? Binlerce insanımızın katilleri ile kardeş mi olacaktık? Şehit ve Gazilerimizin hatıralarını mı zedeleyecektik?
Barışmayacağız, affetmeyeceğiz!
Öcalan ile kardeş oluyormuşuz.
Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan ile de kardeş oluyormuşuz. Binlerce askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, korucumuzu, beşikteki bebeleri şehit eden narko-teröristler ile kardeş oluyormuşuz.
Benim kardeşlerim, vatansever korucu kardeşlerimdir. Benim kardeşlerim bu ülkeye, bu millete bu bayrağa aşk ile bağlı Kürt ve Zazalardır.
Sözün özü Türk-Kürt kardeştir.
PKK kalleştir.
Türk Milletini sırtından vurmak için bugün de yarın da fırsat kollayan PKK Türk Milleti’nin düşmanı olmaya devam edecektir. @zaferpartisi@zpgencresmi