Kürt ulusu, tarih boyunca büyük acılar ve ağır bedeller ödeyerek varlığını korumuş, kimliğini ve onurunu kararlılıkla savunmuştur. Bu uzun mücadele süreci, bugünlere ulaşmamızı sağlayan en önemli mirastır. Bizi biz yapan, varlığımızın temelini oluşturan kutsal değerlerimiz ise hiçbir koşulda tartışma konusu edilemez; onlar, geçmişimizin emaneti ve geleceğimizin güvencesidir.
Erkan Benli Nusaybindeki özyönetim sürecinde tutuklandı, uzun süredir cezaevinde bulunuyor. Sanatıyla tanınan Benli'nin hikâyesi birçok kişi tarafından hafıza, kültür ve adalet tartışmalarının bir parçası olarak görülüyor. Unutulmamalı sanatın sesi her koşulda yaşamaya devam eder
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit:
“İnsanların işkencede katledildiği dönemin avukatı, tanığıydı. Hiç geri adım atmadı. Hep halkının yanında oldu.
O bizim hafızamız. Geçmiş değil sadece geleceği de anlatan bir hafıza.”
Nasıl mutluyuz burada, her şeye rağmen..Sene 2002, Ankara Ulucanlar Hapishanesi, yıllardan sonra ilk açık görüş ve ilk fotoğraf imkanıydı, meğer son olacakmış... Daha kaç aile, kaç eş, kaç çocuk gerekiyor “bir daha asla” demek için...#OrhanDoğan
🔴Selahattin Demirtaş, Deniz Göktaş'a mektup yazdı.
🔸️"Avukatlarım dediler ki; “Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş haberin olsun!”
🔸️“Dedim, şu andaki koltuğuma mı?”, “evet” dediler. “Öyle görünüyor ki bugün yarın tutuklanır.”
🔸️“Hadi inşallah, hayırlısı.” dedim.
🔸️O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz.
🔸️Az kaldı!"
Selahattin Demirtaş: Siyasi mizah yapan Deniz Göktaş benim koltuğuma mı göz dikmiş; o girerse ben çıkarım, hapishaneler aynı anda böyle iki mahpusu kaldıramaz!
Demirtaş'ın paylaşımında yer alan mektup şöyle:
Avukatlarım dediler ki "Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş, haberin olsun!" Dedim "Şu andaki koltuğuma mı?", "Evet" dediler "Öyle görünüyor ki bugün yarın tutuklanır.". "Hadi inşaallah, hayırlısı" dedim. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı!
Böylesi genç yetenekleri teşvik ve tahrik etmek de boynumuzun borcudur. Bak güzel kardeşim; kesinlikle doğru yoldasın, aynen dewamke. Bu arada bana bazen "Selo" diyenler oluyor, ben de sana kısaca "Denyo" diyebilir miyim? Gerçi bu olmadı, senin ismini kısaltamıyoruz. Hatta assalar da, kesseler de olmuyor; Deniz her zaman Deniz olarak kalıyor. Neyse, ben sana mecburen kısaca Deniz diyeceğim.
Bak, Deniz kardeş; koltuğuma göz dikmeni takdirle karşıladım hatta tatlı bir telaş, fazlaca umut da var. On yıldır bu günü bekliyorum; Yılmaz, Cem falan benim yerime gelirler diye düşünmüştüm de denyolar beni hayal kırıklığına uğrattılar. Fakat sen öyle değilsin canım kardeşim, sende o ışık var, başaracaksın illa ki. Çaban, mücadelen, gayretin mutlaka sonuç verecek, vazgeçme lütfen.
Baktın sabahın köründe kapına dayanmıyorlar, ki en kötüsü bu şekilde beklemektir, durma sen git. Taksim'e git mesela, avukatlarımın sana ileteceği iki tane sağlam sloganı sol yumruk havada, hançereni yırtarcasına meydanın ortasında haykır, akşamına koltuğum senindir inşaallah.
Sana bir de Abi tavsiyesi; "Yurt dışına kaçmadım ki, iki şort, iki tişörtle yurt dışına mı kaçılır", şeklindeki argümanın pek sağlam olmamış. Sanırsın kıyafet yeryüzünde bir tek Türkiye'de satılıyor, dünyanın geri kalanı halen incir yaprağıyla geziyor! Öyle olmaz, yemezler bunları. Misal şöyle inandırıcı bir şeyler uydur "Ya yeminle altın fiyatları dip yapınca daha dün bir çeyrek aldım, haftaya yine tavan yapınca satcam. Çeyreği Türkiye'de bırakıp kaçar mıyım ya!".
Takdir yine de senindir Deniz kardeş, bu halk her halükârda Deniz'leri sever. Üstelik tuhaftır ki dönmeyen Deniz'leri daha çok severler. Olan bana olacak ya neyse, yapacak bir şey yok.
Son olarak yetkililere de seslenmek isterim; bu genç arkadaşımız tam olarak neler söylemiş bilemiyorum ama bırakın da gençler korkmadan, özgürce düşünüp, konuşsun, gülsünler bari. Toplumsal gelişme, ilerleme için özgürlükler şarttır, olmazsa olmazdır, gençleri engellemeyin lütfen.
Not: Eğer ki gösterisinde bana da giydirmişse tutuklayın tabi, o ayrı.”
Dört kentte düzenlenen Özgürlük Mitingi beklenenin çok daha üstünde bir katılımla ilgili herkese gereken cevabı vermiş oldu.
Kürt halkı ve dostlarının talebi net:
Her alanda özgürlük!
Orhan Doğan’ı vefatının 19. yılında saygı, rahmet ve özlemle anıyorum. Demokrasi, barış ve insan hakları mücadelesindeki katkıları asla unutulmayacaktır.
Ayşegül Doğan: ‘Bu fırsatı ıskalamayalım, barış için cesur adımlar atılmalı’
📌'Süreçteki rolünü oynayabilmesi için fiziki özgürlüğü şart'
📌‘Kürt halkı hazırdır, Türkiye halkları hazırdır’
https://t.co/idoDYGAUFQ
29 haziran, Şeyh Said’in Şark İstiklal Mahkemesi kararı ile idam edilmesinin yıl dönümü. 60 yaşında , asarak idam ettiler. Amed Dağkapı’da gerçekleşti bu insanlık suçu. Yetmedi , 101 yıldır mezarını Kürt halkından gizliyorlar. Ölünün hatırasına saygısızlık devam ediyor.
Bugün mahkemede, “Özgür Özel benden Sikorsky helikopter istedi, Ekrem İmamoğlu ise 15 milyon Euro istedi” diyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, bir dönem DEM Parti’ye konferans için salon vermemişti.
Tuncer Bakırhan da o dönemde bu karara böyle tepki göstermişti.
Fotoğraf 2 Mart 1994’te DEP milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Mahmut Alınak, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Orhan Doğan, Zübeyir Aydar ve Ahmet Türk Meclis'te gözaltına alınıp tutuklandığı günden.
Bugün bu görüntülere sebep olanlar değil o gün gözaltına alınan Orhan Doğan hatırlanıyor.
Orhan Doğan 29 Haziran 2007’de Ehmedê Xanî’nin diyarında “Size barışı getiremediğim için üzgünüm, özür diliyorum” demişti son kez…
2015 yılında Selahattin Demirtaş’ın Kadir İnanır’ı HDP’ye katılmaya davet etmişti.
Kadir İnanır milletvekilliği teklifine, “Bu partiye yıllarca emek vermiş insanların hakkının üzerine oturamam. Emek verenlerin önüne geçmeyi doğru bulmuyorum” yanıtını vererek kabul etmediği ifade edildi
Prof. Eser Karakaş üniversitede görev yaptığı sırada gelen bir “DEVLET SIRRI”nı açıkladı:
“Gizlilik kararıyla gönderilen belgede YÖK tarafından Kürtlerin kökeninin Türk olduğuna dair lisans üstü doktora çalışması yaptırın”
Yıllardır “Abdullah Öcalan’ın Kürtler üzerindeki liderliği bitti” deniliyordu.
Dün Van ve Mersin, bugün İstanbul ve Diyarbakır’daki mitingler bu iddiaya sahadan verilmiş güçlü bir yanıt oldu.
Artık şu gerçeği teslim etmek gerekiyor: Öcalan kürtlerin iradesidir.
Öcalan’ın dil konusunda “ağır eleştirileri” var
🔸Kürt Dil Konferansı'na online katılan DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel: Öcalan’ın“Açık söylüyorum ben dışarıda olsaydım devletin bana fırsat vermesini beklemezdim, kültürel, ideolojik bir prensiple bir çocuğun Kürtçesiz büyümesine izin vermezdim” dediğini aktardı
🔸Temel, Öcalan’ın dil konusunda “ağır eleştirileri” olduğuna da söyledi
https://t.co/HrWYZdJyr5