İstanbul, Kasım 1922… Bir devrin son günleri
Cumhuriyet'in ilanına henüz bir yıl vardır. Saltanat kaldırılmış, İstanbul ise hâlâ işgal altındadır.
Fransız kameraman Camille Sauvageot, Kasım 1922'de kamerasını İstanbul'a çevirir ve bize bir asır sonrasına ulaşacak olağanüstü bir şehir portresi bırakır.
Yeni Cami'nin minaresinden, Beyazıt ve Galata kulelerinden İstanbul'a bakıyoruz. Haliç'i, Eyüp Sultan'ı, Karaköy'ü ve Boğaziçi'ni; kıyılardaki mahalleleri, iskeleleri, buharlı gemileri ve hâlâ İstanbul sularında dolaşan yelkenlileri seyrediyoruz.
Henüz betonlaşmamış tepeler, bugün kaybolmuş yapılar ve bambaşka bir İstanbul silueti…
Bunlar bir film için hazırlanmış dekorlar değil.
Tam 104 yıl önce İstanbul'da hayat gerçekten böyle akıyordu.
Albert Kahn'ın Archives de la Planète koleksiyonunda korunan bu görüntüleri, Kürdilihicazkâr Longa eşliğinde mümkün olduğunca az müdahaleyle bir araya getirdik.
Sekiz dakika boyunca acele etmeden seyredin.
Kasım 1922'nin İstanbul'unda kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.
#gdhtarih
Hoşlanmak fiili kullanırken “senden hoşlanıyorum” diyerek “den hali”ni kullanırız. “İ hali için “seni hoş buluyorum” gibi yardımcı fiil gerekir ki; iki hal arasında farkı yardımcı fiil kullanımı ile de açıklamak olmuyor. Bulmak yerine görmek kullanıldığında da tamamen değişiyor manası. Yeni öğrenenler için karışık gerçekten.
My new obsession: Ottoman-era data visualizations from Cerîde-i Adliyye, “The Justice Gazette,” a Ministry of Justice publication printed in Türkiye in the mid-1920s https://t.co/XfFmJBryJI
The world, Europe, and Spain have faced this critical moment before. In 2003, a few irresponsible leaders dragged us into an illegal war in the Middle East that brought nothing but insecurity and pain.
Our response then must be our response now:
NO to violations of international law.
NO to the illusion that we can solve the world’s problems with bombs.
NO to repeating the mistakes of the past.
NO TO WAR.
https://t.co/KpRjBfwY4B