AKP ve Erdoğan’ı defalarca yendiği için cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’nun bugünki duruşmada söylediği tarihe geçen cümleleri sizler için özetledim:
— Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok!
— Ben üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum başkası tavla oynanacak birini bile bulamaz!
— Öfkem çok büyük sayın hakim. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette!
— Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?
— Bu ülkede artık adalet, 'istediğimizi vermezsen seni aylarca tutuklu yargılarız' şeklinde yapılıyor!
— Size soruyorum. Biz mi suç örgütüyüz, yoksa her davayı aynı bilirkişi ve aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren sistem mi suç işliyor?
— 1.5 milyar TL bir duruşuma salonu için harcanmış. Buna bu para harcanır mı? Bunu ancak gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir!
— Savcı sorguda bana 'Ekrem Başkan, kusura bakmayın, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. O zaman da siz bizi yargılarsınız' dedi.
— Ben de kendisine çok net bir şekilde şu cevabı verdim: 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun! Ülkeye artık adalet gelmeli!
Sadece okuyup geçmeyin, bizler için bedel ödeyen bu insanın her cümlesini her yerde paylaşın..
EKREM İMAMOĞLU’NA
ÖZGÜRLÜK!
Gazeteciler
Fidel Castro’ya sorarlar.
Siz bu ülkenin kurucu liderisiniz.
Normal olarak sokaklarda
sizin heykellerinizin olması beklenir.
Üstelik bunca ünlü sosyalist önderler dururken
siz sadece Mustafa Kemal’in
heykeline izin verdiniz,
NEDEN....?
Bizler daha çok devlet adamıyız...
O İSE BİR KAHRAMAN..
Sokaklara devleti yönetenler degil
KAHRAMANLAR yakışır” der
DEVAM EDER...
Biz bağımsızlık ve devrim ruhunu
Ondan ögrendik...
Evet bizde savaştık.
ANCAK bir devlete karşı savaştık..
O İSE Dünyanın en güçlü ordularının
HEPSİNİ birden yendi..
Hiç yenilgi almamış
TEK ASKERDİR O” der...
Üstelik sadece
Cephede degil
Her alanda savaşmış
Ve başarılı olmus
Müthiş bir insan...
Yıllar sonra
FİDEL CASTRO
TÜRKİYE’ye gelince yine
Benzer sorular sorulur.
Şöyle cevaplar
“ Bende çok zorlu
bir savaşın içinden çıktım.
Onca kitaplar okudum...
Ancak savaş meydanlarında
Kitap okuma rekorları kıran
başka bir asker görmedim, duymadım.
Herşeyi anladımda
bunca güçlügü ve degişimi
nasıl başardı hafızam almıyor” dedi.
Bunlar o günlerin medyasında
yer almıştı..
Bir ilavede benden...
Dünyada
kendi topraklarını işgal ederken
canlarını vermiş düşman askerlerinin analarına,
Ey evlatlarını bu topraklarda kaybetmiş analar
Silin gözyaşlarınızı, onlar artık bizimde evlatlarımızdır. Bırakın Mehmetlerle koyun koyuna uyusunlar”
DİYEBİLECEK RUHA SAHİP
bir tek devlet adamı
ve asker gösteremezsiniz..
DÜNYA TARİHİNDE
Vatan savunması için yapılmayan
Her savaş bir cinayettir” diyen
BAŞKA BİR ASKER VE DEVLET ADAMI YOKTUR..
Bacaklarınız ve üst gövdeniz ince olduğu halde göbeğiniz olabilir. Masum gibi görünen bu durum sağlığınız açısından oldukça problemlidir.
Bu göbeğin sebebi; karın boşluğunu dolduran ve iç organları saran viseral yağ, yani karın yağıdır. Birçok ciddi hastalığa neden olur.
İlhan Selçuk'un harika bir yazısı. Defalarca okumakta fayda var.....
ŞAŞIP KALIYORUM …
🤢Arap İngiliz'le birleşmiş Türk'ü arkadan vurmuş;
🤢Ermeni Rus'la birleşmiş,
Doğu Anadolu'yu kana bulamış;
🤢Rum Yunan'la, Yunan İngiliz'le birleşmiş,
Batı Anadolu'yu ele geçirmiş.
🤢Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık,
kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,
🤢Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
🤢Anadolu'nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez,
🤢yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum...🤔
☘Yunan'ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
☘İngiliz'i İstanbul'dan nasıl çıkarmışız,
☘ dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?
⭐Yıl 1923
Anadolu'da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor; aç biilaç, parasız;
⭐Yüzde 95'i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz... .
.⭐ Ne yapacaksın?..
Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..
🤢1923'ün yanmış yıkılmış Anadolu'sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..
🤔Kalan ne? Yıl 1923
Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu'yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.
🤔Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,
🤢Kadınların çarşafta çuvala giriyor,
Erkeğin dört karı alıyor,
🤔Yurttaşlik yasası yok,
🤔Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.
🤔Kalkın bakalım...
Nasıl kalkınacaksın?...
🤢Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?
🤔🇹🇷Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?...
🤔🇹🇷Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..
🤔🇹🇷Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
🤔🇹🇷Merkez Bankası 1930'a değin neden açılamamış?..
🤔🇹🇷Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
🤔🇹🇷1920'de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95'i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla,
Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?
🤔🇹🇷Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
🤔🇹🇷Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..
🤔🇹🇷Yunanlı ile dostluk nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Avrupa'da saygınlık nasıl kazanılmış?..
🤔🇹🇷Şaşıp kalıyorum...🤔
🤔🇹🇷2000'li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye'nin haline bakıyorum...
🤔🇹🇷Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?..
🤢🇹🇷⁉️Herşeyimiz varken neler yapamıyoruz?..
🤢⁉️Bir de bu ortamda,
Mustafa Kemal'e saldıranlara bakıyorum...🤢⁉️
🤢🤔Daha çok şaşıp kalıyorum...🤢🤔
İlhan Selçuk
Zülfü Livaneli diyor ki; "..Sorun, onun gitmesiyle bitmeyecektir. Sorun onu iktidara getiren, üst üste dokuz seçim kazandıran, bir sürü yolsuzluk ve yönetim skandallarına rağmen körü körüne peşinden giden halktır. Daha doğrusu halkın bir bölümüdür. Bu halk yığının Anadolu müslümanlığıyla, gelenekle, ahlakla, haram helal kavramıyla, merhametle, şefkatle hiçbir ilgisi yoktur. Köyden kente göçle başlayan, ne köylü ne kentli olabilen, bütün değer ölçülerinden kopmuş, vahşi birer yaratık haline gelmiş, talandan yalandan pay kapmaya çalışan ve literatürde lumpen proletarya olarak tanımlanmış olan kitledir bu. AKP’ye oy vermiş olanların tümünü böyle yaftalamak doğru değil elbette. İçlerinde düzgün ve samimiyetle oy veren seçmenler de olabilir. Ama o kitlenin genel karakteristiği budur. Bu kesim kendini önce arabesk müzikle gösterdi. Güzelim türküleri, geleneksel şarkıları, Anadolu’nun büyük şiir geleneğini terk eden insanlar, bir anda mide bulandırıcı seslere, insanın kulağını tornavida gibi delen elektro bağlamalara, içinde hiçbir hakiki lirizm ve hüzün barındırmayan ‘’Ben de isterem!’’ saldırganlığına kaptırdı kendini. Şehirler kaçak mahallelerle, üzerinde demir filizleri bırakılmış sıvasız çirkin yapılarla, lağım kokan mahallelerle doldu. Suç oranı ve özellikle kadına karşı şiddet akıl almayacak ölçülerde arttı. Bunun adına ‘’muhafazakarlık’’ denilebilir mi? Elbette denilemez. Aşağı yukarı sayıları kırk milyon dolayında tahmin edilen bu kitle Itri, Mimar Sinan estetiğine de sahip değildir; Anadolu’da yüzyıllarca aydınlık bir nehir gibi akmış olan Karacaoğlan, Pir Sultan, Dadaloğlu temizliğine de. Dolayısıyla bu kesim muhafazakar değil, Türkiye’ye çarpık ve ahlak ölçülerinden yoksun bir ‘’modernleşme’’ sunan yeni bir oluşumdur. Lafı uzatmadan söyleyeyim. Bu kesimin hayatta en çok nefret ettiği model uygarlaşma, kültür, temizlik ve zarafet simgesi Mustafa Kemal Atatürk, kanıyla canıyla savunduğu lideri ise şimdiki cumhurbaşkanıdır. Kimse kendini aldatmasın. Sayıları çok kalabalık olan bu kesim, ne olursa olsun, hangi skandal patlarsa patlasın sonuna kadar liderini destekleyecek ve Cumhuriyet’e karşı çıkacaktır. Erdoğan siyasi ömrünü tamamlasa da ona benzeyen başka bir lider bulmakta gecikmeyecektir. Çünkü Türkiye’nin çürüyen kesimi , bu bozulmayı önce müzikle, sonra hayatımızın her alanına egemen olan lumpenleşme ve arabeskleşmeyle ifade etmeye devam ediyor. Gafil aydınlardan (!) destek alan lümpen kültür, örgütlü cehaletle beslenerek kılcal damarlarımıza kadar yayılıyor. Bu manzaraya, lumpenlerin ele geçirdiği muazzam para ve iktidar gücünü de eklerseniz geleceğin hiçbirimiz için kolay olmadığı çok açık. Erdoğan bu kitlenin lideridir ve onun yokluğunda yeni bir lider bulacaklarına hiçbir kuşku yok. Mustafa Kemal aydınlığını savunan kitleler birleşene ve kendi aralarındaki çelişkileri gidererek, evrensel değerleri savunan bir Türkiye kültürü yaratana kadar acılar devam edecek.
ZÜLFÜ LİVANELİ❤️
KENDİSİNE RÜŞVETÇİ DİYENİ KAHVEHANEDE BULUP HESAP SORAN BAKAN!
Yeni yetişenler merhum Adnan Kahveci'yi bilmezler.
Anlatayım:
Hayatımda tanıdığım en dürüst, en çalışkan, milletin refahı için projeler geliştiren çok çalışkan siyasetçilerden biriydi.
Hazine ve Maliye Bakanı iken beni Kartal'daki evinde ağırlamıştı.
Yaşadıkları ev memur lojmanından farksızdı.
Kahveci, "Toprak Dede" Hayrettin Karaca ve bilim insanlarıyla birlikte yaklaşık 10 gün süreyle Anadolu meralarını, kamp kurarak dolaşmıştık. Sonunda hayvancılığın geliştirilmesi için meraların ıslah edilmesi gerektiği, aksi takdirde gelecekte bugünkü duruma (Et konusunda dışarıya bağımlı) düşeceğimizi anlatan bir rapor ortaya çıkmıştı.
Rahmetli çok dürüsttü.
Genellikle makam aracı ve sürücü kullanmaz, her yere özel aracıyla giderdi.
Bardaktaki su gibi şeffaftı.
Bir gün beni arayarak; "Yalova'da bir kişi, benim rüşvet aldığım iftirasını atıyormuş. Şimdi Yalova'ya gidip o kişiden bu iftirasının hesabını soracağım. Siz de gelin tanık olun" dedi.
Yine onun aracıyla Yalova'nın yolunu tuttuk. Arabayı yine kendisi kullanıyordu. Biraz araştırdıktan sonra müfteriyi, bir kahvede oyun oynarken bulduk ve tepesine dikildik.
Adam başına geleceği anlamış gibi titremeye başladı.
Kahvedeki herkes susmuş, bakanın ne diyeceğini bekliyordu.
Adnan Bey, yüksek tondan bir sesle "Bu kişi benim rüşvet aldığımı söylüyormuş. Şimdi anlatsın bakalım, kimden rüşvet almışım?"
Adam sapsarı kesilmişti. Korkudan titriyordu.
Kekeleyerek; "Ben asla böyle bir şey söylemedim. Sadece sizi eleştirdim. Siz çok dürüst bir siyastçisiniz. Yine de bir hatam olduysa affedin. Bir daha asla aleyhinizde konuşmayacağım. Yemin ediyorum." dedi.
Biz ayrılırken kahvedekiler Bakanı ayakta alkışlıyorlardı...
***
Türkiye böyle siyasetçiler de gördü.
Bu dünyadan tertemiz bir Adnan Kahveci geçti.
Mekânı cennet olsun, nurlar içinde yatsın.