ATATÜRK,FENERBAHÇE,CHP. CHP KARTAL UĞUR MUMCU MAHALLE BİRİM BAŞKANI(2018-2020)CHP KARTAL İLÇE DELEGELİĞİ (2017-2019)CHP ÜMRANİYE. MARMARA ÜNİVERSİTESİ MUHASEBE
Resmi sitelerinden daha öncesinde ‘YAPI yok, AYIP var’ diyenlerin, yabancı hakem ataması gündeme geldiği an Türk hakemlerine ve MHK’ye ‘güveniyoruz’ diyenlerin bugün yaşananları ‘ön gördük’ demesi ne kadar acınası bir durum!
Dünyaca ünlü golcüyü bile şu hale düşüren ve isyan ettiren bir lig burası..!
Hırsızların,arsızların,şerefsizlerin,her tür ahlaksızların,görevi kötüye kullanma nedeniyle dava edilenlerin yönettiği bir lig burası..!
Edin Dzeko bugün veda etti..
Bu isyanı bugünleri anlatan en güzel fotoğraf..
Hakem Atilla Karaoğlan ve pozisyon net..
Ve dünya yıldızı Dzeko diz çöküp isyan ediyor pozisyona ama işte bilmiyor ki;
bu ligde hakemlerin tavrı,hakem atamaları her şey “görevi kötüye kullananlar” tarafından yönetildi yıllarca ve nice şampiyonluklarımızı çaldılar bu şekilde..!
CHP İstanbul İl Başkanlığımızda 18. Geleneksel Rozet Takma Törenimizi gerçekleştirdik.
Partimize katılan yeni yol arkadaşlarımıza hoş geldiniz. Emeğin, eşitliğin ve dayanışmanın mücadelesini hep birlikte büyütüyoruz.
Bugün partimize katılan yeni yol arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Örgütlü mücadelemizi büyütmek, dayanışmayı güçlendirmek ve halkın umudunu büyütmek için daha fazla çalışacağız.
Aramıza katılan her yol arkadaşımızla daha güçlü, daha kararlı ve daha örgütlüyüz.
@kilicdarogluk Gerçekleri gizleyemezsiniz. Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır. "The truth has a bad habit of coming out eventually.” @herkesicinCHP@kilicdarogluk
Gerçekleri gizleyemezsiniz. Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır. "The truth has a bad habit of coming out eventually.” @herkesicinCHP@kilicdarogluk
Türkiye’de artık her gün yüzlerce sosyal medya hesabına, habere ve internet sitesine erişim engeli getiriliyor.
Sadece son birkaç haftada, 30 yıllık Evrensel Gazetesi’nin hesabı engellendi.
Kısa Dalga’nın hesabı engellendi.
Uluslararası Af Örgütü’nün hesabı engellendi.
Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın hesabı engellendi.
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya’nın hesabı engellendi.
Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kurucusu Haluk Hepkon’un hesabı engellendi.
Ve daha trajikomik olanı; yıllardır Türkiye’deki erişim engellerini takip eden Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesabı bile erişime engellendi.
Son olarak da yine bulunan anlamsız bir gerekçeyle, Türkiye’nin en büyük internet haber sitelerinden T24 toptan kapatıldı.
Erişim engeli artık istisnai bir hukuki tedbir olmaktan çıktı.
Son günlerde ise bu sansür mekanizmasının özellikle bir konuda çalıştırıldığını görüyoruz:
Fon skandalı.
Yüz binlerce vatandaşın parasını ilgilendiren, milyarlarca liralık bir skandaldan söz ediyoruz.
Bu skandaldan sadece muhalifler rahatsız değil.
AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız da rahatsız.
Çünkü burada ideoloji yok.
Burada insanların alın teriyle biriktirdiği para var.
Kimler kazandı?
Kimler önceden biliyordu?
Kimlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları vardı?
Kimler denetlemekle görevliydi?
Kimler görevini yapmadı?
Bunları sormak suç değildir.
Bunları araştırmak gazetecinin görevidir.
Eğer gerçekten bu fon skandalının üzerine gitmek istiyorsanız, önce gazetecilerin önünden çekilin.
Haberleri engellemeyin.
Gazetecileri susturmayın.
Hesapları kapatmayın.
Çünkü bugün bu erişim engelleri yalnızca basın özgürlüğünün önünde bir engel değildir.
Bu soruşturmanın önünde de bir engeldir.
Şimdi iktidara açıkça soruyorum:
Siz gerçekten bu fon skandalının bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
Kim kazandı?
Kim önceden biliyordu?
Kim, hangi fonlardan milyonlar, milyarlar kazandı?
Kimlerin siyasi bağlantıları vardı?
Kimlerin bürokraside akrabaları, yakınları vardı?
Kimler, bunları denetlemekle görevliyken görmedi?
Bütün bunların ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
İstiyorsanız, gazetecilerin önünden çekileceksiniz.
Bu ülkenin interneti, kendisi hakkında çıkan haberleri kapatabileceği özel bir vana değildir.
İnternetin vanasının başında oturanlara sesleniyorum:
Ne yaptığınızı, niye yaptığınızı görüyorum ve biliyorum.
Çekin elinizi oradan.
Suçlarınızı böyle kapatamazsınız.
Gerçekleri gizleyemezsiniz. Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır. "The truth has a bad habit of coming out eventually.” @herkesicinCHP@kilicdarogluk
Türkiye’de artık her gün yüzlerce sosyal medya hesabına, habere ve internet sitesine erişim engeli getiriliyor.
Sadece son birkaç haftada, 30 yıllık Evrensel Gazetesi’nin hesabı engellendi.
Kısa Dalga’nın hesabı engellendi.
Uluslararası Af Örgütü’nün hesabı engellendi.
Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın hesabı engellendi.
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya’nın hesabı engellendi.
Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kurucusu Haluk Hepkon’un hesabı engellendi.
Ve daha trajikomik olanı; yıllardır Türkiye’deki erişim engellerini takip eden Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesabı bile erişime engellendi.
Son olarak da yine bulunan anlamsız bir gerekçeyle, Türkiye’nin en büyük internet haber sitelerinden T24 toptan kapatıldı.
Erişim engeli artık istisnai bir hukuki tedbir olmaktan çıktı.
Son günlerde ise bu sansür mekanizmasının özellikle bir konuda çalıştırıldığını görüyoruz:
Fon skandalı.
Yüz binlerce vatandaşın parasını ilgilendiren, milyarlarca liralık bir skandaldan söz ediyoruz.
Bu skandaldan sadece muhalifler rahatsız değil.
AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız da rahatsız.
Çünkü burada ideoloji yok.
Burada insanların alın teriyle biriktirdiği para var.
Kimler kazandı?
Kimler önceden biliyordu?
Kimlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları vardı?
Kimler denetlemekle görevliydi?
Kimler görevini yapmadı?
Bunları sormak suç değildir.
Bunları araştırmak gazetecinin görevidir.
Eğer gerçekten bu fon skandalının üzerine gitmek istiyorsanız, önce gazetecilerin önünden çekilin.
Haberleri engellemeyin.
Gazetecileri susturmayın.
Hesapları kapatmayın.
Çünkü bugün bu erişim engelleri yalnızca basın özgürlüğünün önünde bir engel değildir.
Bu soruşturmanın önünde de bir engeldir.
Şimdi iktidara açıkça soruyorum:
Siz gerçekten bu fon skandalının bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
Kim kazandı?
Kim önceden biliyordu?
Kim, hangi fonlardan milyonlar, milyarlar kazandı?
Kimlerin siyasi bağlantıları vardı?
Kimlerin bürokraside akrabaları, yakınları vardı?
Kimler, bunları denetlemekle görevliyken görmedi?
Bütün bunların ortaya çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
İstiyorsanız, gazetecilerin önünden çekileceksiniz.
Bu ülkenin interneti, kendisi hakkında çıkan haberleri kapatabileceği özel bir vana değildir.
İnternetin vanasının başında oturanlara sesleniyorum:
Ne yaptığınızı, niye yaptığınızı görüyorum ve biliyorum.
Çekin elinizi oradan.
Suçlarınızı böyle kapatamazsınız.
“Adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede, bedeli ne olursa olsun, bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir, ödeyecektir!”
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır…
Okullarımız çocuklarımızın evi, öğrenim yuvalarıdır.
Okullarda silah sesleri değil, çocukların gülüş seslerini duymak istiyoruz!
Ve buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na #Soruyoruz
Okullarımızın güvenli hale getirilmesi için hangi çalışmalar yürütülüyor?
Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve eğitim emekçilerimizin güvenliği için ne zaman, hangi somut adımlar atılacak?
Her okulun güvenli, her çocuğun özgürce eğitim alabileceği bir ortam olması için acil ve kapsamlı önlemler hayata geçirilmelidir.
İstanbul Gençlik Kolları olarak soruyoruz, takip ediyoruz, çözüm istiyoruz.
📍 Taksim meydan
📍 Beşiktaş meydan
Çocuklarımızın güvenliği ertelenemez!
Bu konu ile ilgili ACİL MÜDAHALE, HEMEN ÖNLEM istiyoruz.