Teröristlerin korkulu rüyası olup cephede alt edilemeyince, eşi ve evladının yanında kalleşçe hedef alınan, gövdesini ailesine siper edip şehit düşen kahramanımız Binbaşı Arslan Kulaksız.
Eski bakanlara ömür boyu araç tahsisi yapılıyormuş. Yakıt ve bakım giderleri de dahil.
Bakanlık verilerek yeterince onure edilen birine, görevi bırakınca araç tahsis etmek nedir ya hu.
Sayıştayda bunun yasal olmadığını söylüyor.
Bu uygulamaya derhal son verilmelidir.
@TBMMresmi@Akparti@MHP_Bilgi
@SonKaleVatn Arkalarında koskoca devlet var adamların. Tabi konuşurlar. Adamlar hırt. Onların şehri onların toprağı.İstediklerini yaparlar. Polislerde kabahat.
EEYY
MİLLİYETÇİYİM
TÜRKÇÜYÜM
ATATÜRKÇÜYÜM
DİYENLER❗
❗❗❗UYUMAYA DEVAM EDİN❗❗❗
Bu it için gerekli işlem yapılana kadar paylaşalım.
Kimse TÜRK’ün şehit ve gazisine laf edemez,hele ki böyle it bir terörist.
Adı ve leş suratı açık,emniyet ve bakanlığı etiketleyelim.
Bu bölücünün Türkiye'ye giriş yasağı vardı kaldırıldı. Geldi her gittiği yerde k*rdistan paçavraları ve propagandası yapılıyor ve kimse de birşey demiyor.
Bu nasıl düzen?
1980’lerde Doğu Türkistan…
Çin-Sovyet ilişkileri giderek gerilirken, Çin’in askerî ve ekonomik kapasitesi zorlanıyor; Doğu Türkistan’da ise yıllarca süren ağır baskıların ardından toplumsal huzursuzluklar yeniden görünür hâle geliyordu.
Mao döneminin ağır dinî ve kültürel baskılarının ardından, Deng Xiaoping ve özellikle Hu Yaobang döneminde Pekin, Doğu Türkistan’daki kontrol politikalarında geçici ve sınırlı bir esnemeye gitti.
Fotoğraftaki çocuk da işte bu dönemin sessiz bir tanığı… Yıkılmış bir duvarın dibinde, doppa’sıyla Kur’an_ı Kerim okuyor.
Ancak bu dönem, kalıcı bir özgürlük dönemi değildi.
Pekin’in amacı, bölgedeki huzursuzluğu yatıştırmak, toplumsal kontrolü yeniden tesis etmek ve Doğu Türkistan üzerindeki hakimiyetini korumaktı. Açılan alanlar da bu nedenle sınırlı ve kırılgandı.
Nitekim 1980’lerin sonlarına doğru protestolar yeniden arttı. 1990’da Barın Ayaklanması yaşandı ve tarihe kanlı bir BARIN KATLİAMI yazıldı. Aynı dönemde Çin, dini faaliyetler üzerindeki denetimini yeniden sıkılaştırmaya başladı.
Ardından Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Türkistan’da bağımsız Türk devletlerinin hürriyet ilan etmesi, Pekin’in Doğu Türkistan’a yönelik güvenlik kaygılarını daha da artırdı.
1980’lerde açılan dar alan, giderek yeniden kapandı. Bugün bu fotoğrafa baktığımızda yalnızca Kur’an okuyan bir çocuğu görmüyoruz.
Bir toplumun yıllarca süren baskının ardından bulduğu kısa süreli nefes alma alanını ve ardından yeniden sıkılaşan kontrol politikalarının yarattığı tarihsel kırılmayı görüyoruz.
Çin’in yöntemleri değişmişti. Fakat Doğu Türkistan üzerindeki kontrol anlayışı hiçbir zaman ortadan kalkmamıştı!
Biz, PKK'lı teröristlerin şehit ettiği “Nuri Melih Bozkurt’un” naaşına 4 yıl 2 ay 24 gündür hala ulaşamazken; onu şehit eden teröristlerin bugün taziye çadırı kuruluyor. Allah belanızı versin.