İsa aleyhisselam bir ağacın altında ibadet eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları felçli olduğunu anladı. İki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen, mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu:
İnsana denilse ki:
"Sana bir milyon sene ömür ile saltanat-ı dünya verilecek fakat âhirde mutlaka hiç olacaksın."
Tevehhüm aldatmamak,
nefis karışmamak şartıyla
"oh" yerine "âh" diyecek ve
teessüf edecek.
(Sözler https://t.co/K3Ne610pZ8 - Risale-i Nur)
İnsan
ebed için halk edilmiş ve
ebede gidecektir.
Bu dünya ona bir misafirhanedir ve âhiretine bir bekleme salonudur.
(Sözler https://t.co/K3Ne610pZ8 - Risale-i Nur)
Bir baharı halk etmek, Zat-ı Zülcelal'ine bir çiçek kadar ehvendir.
Eğer sebeplere isnad edilse
bir çiçek bir bahar kadar ağır olur.
Hem bütün insanları ihya edip haşretmek, bir nefsin ihyası gibi kolaydır.
(Sözler https://t.co/HLshmZSk7U - Risale-i Nur)
Beşerin hemen yarısını teşkil eden çocuklar, yalnız cennet fikriyle onlara dehşetli ve ağlatıcı görünen ölümlere ve vefatlara karşı dayanabilirler.
(Sözler https://t.co/gy50eKqlcq - Risale-i Nur)
Mesela, cennet fikriyle der:
"Benim küçük kardeşim veya arkadaşım öldü, cennetin bir kuşu oldu. Cennette gezer, bizden daha güzel yaşar."
(Sözler https://t.co/gy50eKqlcq - Risale-i Nur)
"Bu haremim, ebedî bir âlemde,
ebedî bir hayatta, daimî bir refika-i hayatımdır. Şimdilik ihtiyar ve çirkin olmuş ise de zararı yok.
Çünkü ebedî bir güzelliği var, gelecek.
(Sözler https://t.co/UvV8auZVNc - Risale-i Nur)
Kur'an'ın hemen üçte birisi haşirdir ve ekser kısa surelerinin başlarında gayet kuvvetli âyât-ı haşriyedir.
(Sözler https://t.co/DuAErCHXmE - Risale-i Nur)
Madem dünya var.
Ve dünya içinde bu eserleriyle
hikmet ve inayet ve rahmet ve adalet var.
Elbette dünyanın vücudu gibi kat'î olarak âhiret de var.
Madem dünyada her şey bir cihette o âleme bakıyor.
Demek oraya gidiliyor.
Âhireti inkâr etmek,
dünyayı de inkâr etmek demektir.
Sözlr