İyi şeyler isteyelim yeni yılda.İstediğimiz tüm iyi şeylerin gerçekleşmesi için mücadele edelim.Önce herkes için adalet isteyelim;yoksullukta da zenginlikte de adalet olsun,eşitlik olsun.Sonra sağlık ve huzur;herkes için🙏
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Türkiye'de ilkleri yaşatmanın gururunu yaşıyoruz.
Sünger Okul projemiz Mediha Mahmut Bey Ortaokulu'nda hayata geçti. Bu projeyle okulumuzun ihtiyacını karşılamak üzere yağmur sularını kullanmaya başladık.
Türkiye'ye örnek olacak projemiz İzmir'imize hayırlı olsun.
#SüngerKentİzmir
@sungerkentizmir
Ülkemizin ilk sünger şehri olma yolunda önemli adımlar atan kentimizin uygulama kılavuzu da çıktı. Artık hep birlikte İzmir'imizi sünger şehir olarak inşa edeceğiz. Tüm ülkemizin kentlerine ilham olması dileğiyle. 🌿
#sungerkentizmir#süngerşehir#uygulamakılavuzu#izmir
Su baskınlarını önlemek için parklarımızı yağmur suyunu toplayan sünger parklara dönüştürüyoruz. Kentimizi yeşil altyapı teknikleri ile buluşturuyor, sünger kent olma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz.
#DünyaSuGünü#SüngerKentİzmir#İzmir
Bizim aşkımız ne koltuk ne de makam.
Bizim aşkımız bu cennet vatanımız. Nerede olursak olalım memleketimiz için çalışmaya, memleketimiz için alın teri dökmeye devam edeceğiz.
@ekrem_imamoglu
Ne yazık ki bugün, değişim sloganın altının boşaltılarak, hedefinden koparıldığını ve umutların sönümlendiğini üzülerek görüyoruz.
Bir parti-devlete karşı mücadele ediyorsanız, bu mücadelede umuda çok ihtiyaç vardır ve o umudun tek gerçek öznesi halk olmalıdır.
Vatandaşın talepleri tek ve en gerçek yol göstericidir. En yüksek örgüt desteği alana, başarılarıyla uluslararası alanda en yüksek makama getirilene, anketlerde birinci çıkana, onlarca esere bir teşekkürü çok görenlere buradan sitem ediyorum.
Canları sağ olsun. Bana sizlerin, güzel yürekli İzmirlilerin takdiri yeter.
Beni makamların en büyüğü olan gönül makamına yerleştirdiğiniz için hepinize minnettarım.
Unutmasınlar! Ben uzun mesafe koşucusuyum...
Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesiydi.
Bundan sonra sathımız, tüm Vatan olacaktır.
Biz, birlikte çok güçlüyüz. Bu asla bir son değil. Selam olsun sana İzmir!
Cumartesi günü Narlıdere Metrosu ile İzmir'de çiçekler açacak. 🌸
Çok heyecanlıyız, çok gururluyuz. Muhteşem bir konser, muhteşem bir açılış olacak.
Hepinizi bekliyoruz. 😊
📆 24 Şubat
⏰ 16.30
📍Balçova Metro İstasyonu
Erzincan’da Çöpler Altın madeninde yaşanan facianın bir gün başka bir altın madeninde yaşanmayacağı konusunda hiç bir güvencemiz yok.
İzmir’de bugün aktif olan iki adet altın maden ocağı mevcut. Biri İzmir’in en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın bitişiğinde, diğeri ise Türkiye çevre mücadelesinin sembollerinden Bergama’da.
Görev sürem boyunca sulak alanlar gibi tüm ekosistemlerin korunması için elimden geleni yaptım. Ancak günümüz kamu politikaları maalesef bazı şirketlerin kazancını hepimizin sağlık ve refahından önde tutmaktadır. Elbette ki madenciliğe karşı olmak değil konu, konu kamu yararını, sağlığını, doğayı öncelemek.
Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) kararlarının %90’dan fazlasının ÇED gerekli değildir veya ÇED olumlu şeklinde sonuçlandığını biliyor muydunuz? Kamu yararı denilerek yapılan bu faaliyetler gerçekten kamu yararını mı koruyor?
Kamu, biz, hepimiziz. Refahımızı büyütmeliyiz, evet, ancak bu büyüme adil olmalı ve unutmamalıyız ki doğanın üzerinde kurulacak bir tahakküm o adaleti ortadan kaldıracaktır.
Doğanın üzerinde bir güç olmadığımızı anlamamız için daha ne kadar kayıp yaşamamız, daha ne kadar kirletmemiz, yok etmemiz ve yok olmamız gerek? Ekoloji ile ekonomi arasında bir denge kurmadığımız sürece refah içinde olmamız mümkün değildir.
ÇED süreçlerinde halkın katılımının gerçek anlamda sağlanması, bölge halkının konu ile ilgili gerektiği gibi bilgilendirilmesi, talep ve isteklerinin dikkate alınması çok önemli. Bundan sonra bu gibi felaketlerin yaşanmaması için konu ile ilgili toplumsal bilincin yaygınlaştırılması ve dayanışmanın güçlenmesi elzemdir.
Unutulmamalı ki yaşam hakkı her şeyden değerlidir.
İzmir’de doğayla şehrimiz arasına örülmüş beton kabuğu kırıyoruz.
Türkiye'de ilk defa hayata geçirdiğimiz Sünger Kent projemizle taşkınları engelliyor, yağmur sularını topluyor ve yeşil alanları çoğaltıyoruz.
İzmir doğasıyla büyüyor.💧🌱
Sevgili İzmirliler,
Önce Seferihisar’da sonra da İzmir’de canla başla çalıştım, bu süre içinde Türkiye’ye örnek olacak birçok uygulamayı başlattım. Cumhuriyet Halk Partililerin gurur duyacakları, saygıyla anılacak, temiz ve başarılı işler yapmaya gayret ettim. Koltuk sevdası değil, sadece memleket sevdası taşıdım. Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden hiç ayrılmadım. Çok şükür başım dik, alnım açık ve vicdanım rahat.
35 yıl boyunca Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferi olmaktan gurur duyduğum Büyükşehir Belediye Başkanlığımın ilk döneminin sonunda, yeni bir dönem için aday gösterilmeyeceğimin, MYK toplantısından 5 dakika önce tarafıma tebliğ edilmiş olmasını en hafif deyimle siyasi nezaketsizlik olarak değerlendiriyorum. Ancak bu nezaketsizlikten daha vahiminin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday belirleme süreçlerindeki eksikleri ve hataları olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle Genel Merkez tarafından kapalı kapılar ardında yürütülen çalışmalar, yapıldığı söylenen memnuniyet anketleri, sayısı, yöntemi ve sonuçları usulen ve esasen adil değildir. Adaylık süreçlerinde tüm belediye başkanları için aynı objektif kriterlerin uygulanması gerekirken, ne yazık ki böyle olmamıştır.
Ayrıca örgütün sesinin dinlendiğine, tabanın ve sivil toplum kuruluşlarının tercihlerinin dikkate alındığına dair de hiçbir emare bulunmamaktadır. Talep edilmesine rağmen ön seçim de yapılmamış, süreç İzmir halkıyla şeffaf bir şekilde paylaşılmamıştır. Bütün bunlar yapılmadığı gibi sadece siyasi ödüllendirme ve cezalandırma yoluna gidilmiş olması kaygı vericidir.
Sürecin bütünü değerlendirildiğinde ise adayların açıklanmasında yaşanan gecikme İzmir halkına saygısızlıktır.
Bütün bu eleştirilerden bağımsız olarak, adaylığı açıklanan tüm büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı kutluyor, üstün başarılar diliyorum.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm büyükşehirler arasında bütçesinden en çok yatırıma pay ayıran belediye olmasının gururunu taşıyorum. Bunu yapmamızı mümkün kılan uluslararası ilişkilerimizden kısaca bahsetmek istiyorum.
Seferihisar Belediye Başkanlığı dönemimde başlattığım uluslararası ilişkiler öncelikle sakin şehir uygulamalarının Türkiye’ye yayılmasına yol açmış ve nihayet üç ay önce Avrupa Konseyi Bölgeler Meclisi Başkanlığı’na getirilmem noktasına taşınmıştı. 46 ülkeden 130 bin yerel yönetimin üye olduğu bu meclis başkanlığı koltuğu, Türkiye’nin ve partimizin Avrupa Konseyi nezdindeki en yüksek makamı olup, iki ay sonra belediye başkanlığı görevimin sona ermesi nedeniyle bu koltuk da kaybedilecektir.
Son genel seçimler ertesinde 21 Haziran’da “Yeni Siyaset Belgesi İzmir Duruşu” metninde ifade ettiğim gibi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşayacağı değişimin mutlaka sosyal demokrat ve sol değerler üzerinden yapılması gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Otoriter ve popülist siyasal iklimin değişmesi; bu değerlerin üzerinde oluşacak ittifakların yaygınlaşması ve toplumsal muhalefetin bu köklerden beslenerek büyütülmesi ile mümkün olacaktır. Memleketimizin rotasının aydınlık bir geleceğe çevrilmesi için bu kaçınılmazdır.
İnsanlığın içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizler, iklim krizi, savaşlar ve yoksulluk gibi global krizlerin tamamının panzehirinin çağdaş ve demokratik ilkelerde yattığını biliyorum.
Bugüne kadar olduğu gibi kurumsal değerlerine ve ilkelerine sonuna kadar bağlı kalacağım ve sadece aday belirleme süreçlerinde değil, parti politikalarının oluşmasında da demokrasinin daha çok vücut bulması için mücadelem sürecektir.
Hizmet etmekten onur duyduğum hiçbir İzmirlinin yılgınlığa kapılmasına, üzülmesine gerek yoktur.
Demokrasinin kalesi olan ve Türkiye’deki en güzel uygulamalarını ortaya koyan İzmir’de bu şanlı mirası ileriye taşımak için son nefesime kadar çalışmaya devam edeceğim.
Mutlaka başaracağız.
Çiğli Tramvayımızın açılışını sevgili Can Bonomo’nun şarkıları ile kutlayacağız.
Her şey tastamam, sizi bekliyoruz. 😊
🗓️Bu Cumartesi
⏰17.00
📍Çiğli 8955. Sokak
@canbonomo
Türkiye'nin ilk biyolojik sızdırma göleti.
Yağmur suları ve tarımsal sulamadan dönen suları filtreleyerek sızdıracak ve yer altında depolanmasını sağlayacak.
Nasıl çalışıyor gelin hep birlikte izleyelim?
#süngerkentizmir#yagmursuyuhasadi#spongecity#rainwaterharvesting
Beş yıllık görev süremizde İzmir’in taşına toprağına can verdik.
Bir yandan halı altına süpürülen sorunların köküne indik, diğer yandan bu şehri ganimet olarak görenlerin karşısında dimdik durduk.
İlk sözümüz de, son sözümüz de, son nefesimiz de İzmir olacak.
Daima Cumhuriyet!
Daima demokrasi!
Daima İzmir!