Ahlat; asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde, bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir.
Ahlat; millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğimizin remzidir, en güçlü işaretidir.
Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla; Alevi’si, Sünni’siyle omuz omuza verenler Ahlat’tadır.
Burada gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde tarihe geçen bir destan yazılmıştır.
Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız.
86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz.
İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın:
Büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine Ahlat’taki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz.
Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız.
Bizleri hüsnükabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum.
Rabb’im birliğimizi, dirliğimizi, bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kaim eylesin… 🇹🇷
Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz.
Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz.
Çünkü sahada ve teknolojide gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz.
Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hale geldiği günlerden geçiyoruz.
Türkiye olarak biz barış için sesimizi yükseltmeye cesaretle devam edeceğiz.
Muhalefetin “israf” diyerek, “ne gerek var” diyerek kötülediği yatırımlarımız, bugün görüyoruz ki Türkiye’yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor.
Türkiye, uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıkıyor.
Eskiden başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı.
Yıllarca Türkiye’nin geri kalmışlığını bu milletin inanç değerlerine bağladılar.
Biz bu ideolojik bağnazlığa itiraz ettik.
“Biz yapamayız, biz beceremeyiz” diyen öz güven yoksunlarına kulak asmadan bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik.
Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik.
Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyor hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.
Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz.
23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen, tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var.
Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek.
Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı engellenemez.
Bu haydutluk her şeyden önce 2 milyar Müslüman’ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. İslam dünyasının buna en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifesidir.
Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir.
Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Leyle-i Kadir vesilesiyle şunu ifade etmek isterim:
Zifirî karanlıkların inşallah kardan aydınlık günlere dönüşeceği dönemler yakındır.
İnşallah uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü, kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz.
Milletimizin ve İslam âleminin Leyle-i Kadir’ini tebrik ediyor; bin aydan daha hayırlı olan bu müstesna gecenin bölgemiz başta olmak üzere tüm dünya ve insanlık için barışa, huzura, hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gecemiz mübarek olsun.
Yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı fakat haksızlıklar ve haydutluklar karşısında da bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz.
Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askerî kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesi ile Türkiye, her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir.
Kimse endişe etmesin, Allah’ın izniyle istikbal Türkiye’nindir.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Liderler Türkiye ile Pakistan ikili ilişkilerini, bölgesel ve küresel konuları ele aldı.
Cumhurbaşkanımız görüşmede, Pakistan’da gerçekleşen terör saldırılarını kınadığını, Türkiye'nin terörle mücadelesinde Pakistan'ın yanında olmaya devam edeceğini, Pakistan ile Afganistan arasında ülkemizin de girişimleriyle sağlanmış olan ateşkesin yeniden tesisi için katkıda bulunacağımızı ifade etti.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, İran��a yönelik saldırılarla başlayan çatışmalı süreçle ilgili bölgede diplomasinin yeniden devreye alınmasının büyük fayda sağlayacağını, Türkiye’nin buna elinden gelen desteği vermeye hazır olduğunu ifade etti.