Ne fırtınalar koptu benim hayat dallarımda..
Hiç birinde vazgeçmedim umutlarımdan..
İçimde kıyametler kopsada..
Ben baharıyım yarınlarımın,
Çiçek açarım her kışın ardından.
Nazım Hikmet
Sakarya’da dağdan inip topluma uyum sağlayamayan zagrostan gelen bir grup hırt, bir anda kuru sıkı tabancayla peş peşe ateşe edince sokak ortasında panik yaşandı.
Sokaklarda 30-40 suç kaydı olan hırtların, gezmesi masumların huzurlu yaşam hakkının gasp edilmesi demektir !
Parti üyelerimizin, üstelik bizim parti binamız olan il başkanlığına sokulmaması hangi gerekçeyle açıklanabilir? Hangi karar buna dayanak olabilir?
Söylemekten vazgeçmeyeceğim: Demokrasi, ancak hukukun üstünlüğü ve temel hakların güvence altına alınmasıyla anlam kazanır. Hukuk devleti ilkesi; devletin tüm organlarının keyfilikten uzak, anayasa ve yasalarla bağlı şekilde hareket etmesini zorunlu kılar.
Gerçek bir demokraside; yargı bağımsız, basın özgür, vatandaş hakları ise dokunulmazdır. Unutulmamalıdır ki; hukuk devleti olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da hukuk devleti var olamaz.
Ne yazık ki Türkiye, bu evrensel görüntüden hızla uzaklaşmaktadır.
Adalet istisnasız herkese lazım, unutmayalım!