“Emeğine yüreğine sağlık baba yarısı”
Bu ülkede başarıya saygı olmadığı gibi başarısızlığada tahammül yok bilirsin..Doğrudan saygıdan ve tüm güzelliklerden geçen emeklerin için minnettarım..Bize aşıladığın bahar er yada geç gelecek eminim…
”Asla yalnız yürümeyeceksin”
Ugur Dündar
İsmail Saymaz
Hem bürokratik hem de siyasi yaşamımda, sadece ve sadece bu millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Boğazımdan tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi esastır. Merak etmeyin; Atamızın emaneti olan partimizi, arınmış şekilde tertemiz bir kurultayla, temiz bir vicdanla, temiz bir iradeyle geleceğe taşıyacağız. O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak.
Kurban Bayramı’nın bereketinin, huzurunun ve neşesinin hanenize dolması dileğiyle. Kurbanlarınızın ve dualarınızın kabul olduğu hayırlı bayramlar dilerim.
Sevgili Kardeşlerim, Değerli Yol Arkadaşlarım,
Bir Kurban Bayramı’na daha hazırlanırken; içimizde geçmişin muhasebesini, yüreğimizde ise geleceğin umudunu taşıyoruz.
Bayramlar; hakikate sımsıkı sarılmanın, kardeşliğin yıkılmaz köprüsünden yürüyerek birbirimize yeniden ulaşmanın günleridir.
Bizler; tohumları aynı toprağa savrulmuş, yorulanların gölgesinde dinlendiği, her esen rüzgârı birlikte göğüsleyen ve kökleri birbirine sımsıkı bağlı büyük bir çınarız.
Ne yalanlar ve iftiralar ne de aramıza örülmek istenen duvarlar, bu kardeşliği bozabilecektir.
Bizim en büyük gücümüz; dürüstlüğümüz, birbirimizin gözünün içine bakarken saklamadığımız o saf hakikat ve aynı yola duyduğumuz sarsılmaz inançtır.
Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun.
Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum.
Sayın Özgür Özel,
Bugün meydanlarda yankılanan o çirkin sloganlar, sadece bir şahsa değil, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine ve geleneğine sıkılmış bir kurşundur.
Miting meydanında, partimize yıllarca emek vermiş, genel başkanlık yapmış bir isme 'Hain' diye bağırılmasına sessiz kalmak, o hakarete ortak olmaktır.
Siz, o kürsüde susarak, genel başkanı değil, CHP’nin vefa kültürünü de susturdunuz. Bir Grup başkanın görevi, kendisine yapılan methiyeleri toplamak değil, partisine ve geçmişine yönelik bu tarz seviyesiz saldırılara anında ve en sert şekilde set çekmektir. Meydanı yönetemeyen, kendi değerlerine yönelen saldırıyı dindiremeyen bir iradenin, ülkeyi yönetme iddiası da zaten olamaz.
CHP, bir tabela partisi değildir. Bugün o ismi korumayanlar, yarın kendi isimlerinin siyaset tarihindeki yerini de iyi düşünmelidir. Siyasetin en büyük kuralı vefadır;
Emeğin ve alın terinin,
insan onuruna yaraşır bir hayatı tesis edebildiği,
helal kazancın ise
emek ve sevgi dolu yuvalara yetebildiği yarınlar için;
nasırlı ellere, duyulmayan emekçi seslere, helal kazanç için dökülen alın terlerinin sahiplerine selam olsun…
1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun.
#1Mayıs
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile;
Güdülenmiş olduğu açıkça anlaşılan ve utanıp sıkılmadan yalan söyleyebilen Buket Müftüoğlu denen müfteri hakkında derhal suç duyurusunda bulunacağız ve Yargı önünde kendisinden hesap soracağız.
@kilicdarogluk
Düşman kapımızdan ne kadar uzakta!
Dostlarım, sizlere savaş tamtamları çalmak istemiyorum; ancak yeni bir dünya düzeni kuruluyor.
Maalesef bu yeni düzen; bilim, kültür, teknoloji ve sanat ile değil, savaşlar ve değişen sınırlar ile geliyor.
ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı’nı, bütün uluslararası hukuku yok sayarak ve bunu yaparken de Venezuela halkının onurunu ayaklar altına alarak, ülkesinden askeri bir operasyon ile kaçırması, emperyalizmin en tehlikeli yüzüdür.
Emperyalizm; dün Irak’ta, Libya’da ve Ortadoğu’da, bugün ise Venezuela’da gerçek yüzünü göstermiştir.
Hiçbir ülkenin kaderi, Washington’un enerji parametrelerine göre çizilemez.
ABD’nin bu operasyonu neden yaptığı bellidir; ama bizi daha çok ilgilendiren durum ise bir adım ötesidir.
Emperyalistler;
kuzeyimizde Gürcistan’da,
güneyimizde Ürdün’de,
batımızda Bulgaristan ve Yunanistan’da,
doğumuzda Irak ve Suriye’de,
Akdeniz’de, Güney Kıbrıs’ta kurdukları askeri üsler ve açık denizlere konuşlandırdıkları savaş filoları ve
Ortadoğu’daki işbirlikçileri ile,
100 yıl sonra ülkemizin ve bölgemizin kapısına yine dayanmışlardır.
100 yıl önce yedi düvel kapımıza dayanmışken, birbirimize verdiğimiz sözü en derinden hatırlama vaktidir.
783.000 km² vatan toprağında;
inancına ve kimliğine saygı duyduğumuz ve vatandaşlık bağı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlı olan bütün yurttaşlarımızın YEGANE devleti, Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Kardeşlerim;
sömürgeci güçler, kapınıza demokrasi, özgürlük, bağımsızlık ve refah içinde bir hayat getirmek için gelmezler.
Canınıza ve malınıza kastetmek,
kaynaklarınızı ellerine geçirmek,
tarihsel intikamlarını almak,
çocuklarınızı ve gençlerinizi kendilerine köle yapmak için gelirler.
Onlar, sizin hangi inançtan ve hangi milletten olduğunuza bakmaz.
Onlar doymazlar ve doymak bilmezler.
Zaman; milli kardeşlik zırhımızı giyme,
birbirimize her zamankinden daha fazla
bağlanma zamanıdır.