25 Eylül’deki Trump-Erdoğan görüşmesine ilişkin bir analiz:
🔶ABD Başkanı Trump’ın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı 25 Eylül’da Beyaz Saray’a davetinin kendi söylediği ve kamuoyuna yansıtıldığı gibi yalnızca ticari ve askeri anlaşmalar için olmadığını öngörüyorum.
🔶Görüşmenin daha çok savaşın eşiğine gelen Türkiye-İsrail meselesi üzerine geçeceğini düşünüyorum.
🔶Cumhurbaşkanı Erdoğan-Netenyahu gerginliği ABD’yi ve Trump’ı korkutuyor.
🔶Netenyahu defalarca Erdoğan’ı Trump’a şikayet etti ancak Trump Erdoğan konusunda Netenyahu’ya en azından basının önünde taviz vermedi.
🔶İsrail’in hedefi Türkiye’yi savaşa sürüklemek ancak bu savaşın İsrail ile Türkiye arasında değil, ABD ile Türkiye arasında olmasını istiyor ki bu da Orta Doğu için büyük bir felaket senaryosu.
🔶Türkiye’nin Mısır ile Pakistan’ın Suudi Arabistan ile ve yakında duyurulması muhtemel Ürdün’ün Pakistan veya Türkiye ile askerî bir anlaşma imzalaması, İsrail’in ciddi derecede tedirgin ediyor. İsrail Trump üzerinden Türkiye’ye baskı kurmayı hedefliyor.
🔶Trump’a rağmen Türkiye gerektiğinde İsrail ile savaşı göze alır. Çünkü Orta Doğu’da Türkiye Ekseni’nin artık derinden hissedildiği bir döneme giriyoruz. ABD bu süreçte tarafını İsrail’den yana seçerse kaybedeceğini en iyi Trump biliyor. Ancak CENTCOM’u ve Senarörleri buna ikna edemiyor.
🔶Basın önünde iyi bir ilişkileri olduğunu belirten Erdoğan-Trump ikilisinin ilişkileri ne F35 konusunda ne S400 konusunda ne de başka bir konuda bozulabilir. Yalnızca İsrail-Türkiye çatışma riski arttıkça Türkiye-ABD ilişkileri de bozulacaktır.
Bu hafta “Haber7”deki köşemde gündemin sıcak başlıklarından olan Libya meselesini yazdım. “İbrahim Kalın-Hafter Görüşmesi ve Libya Meselesine Farklı Bir Bakış” başlıklı köşe yazımın linki ⬇️
https://t.co/2OR6WVOWwM
Haber7’de yeni bir serüvene başlıyoruz. İlk köşe yazımda “Türkiye’nin Suriye’de Hakan Fidan-İbrahim Kalın modeliyle kurduğu diplomasi”yi yazdım.
Bu model Türkiye’yi dış politikada yeni bir evreye geçirdi.
https://t.co/P2aVVybHde
#İsrail basını “#Türkiye’nin KKTC’de #SİHA üssü kurduğunu ve İsrail’in bu üsse saldırma planının olduğunu” belirtmişti. Bu saldırı riskini ve buna karşı Türkiye’nin nasıl karşılık vereceği üzerine Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi @ozlemdogan_ ‘ın sorularını @MilatGazete için değerlendirdim. https://t.co/rb3x4W0qIe…
İyi okumalar…
Ey #Suriye’deki kardeşler, bacılar! 🇸🇾
Ey #Arap aşiretleri, Ey #Türkmenler, ey #Suriye hükûmetine bağlı #Kürtler ve ey Suriye hükûmetine bağlı #Dürziler!
#Türkiye 🇹🇷 sizinle, 14 yıl önce nasıl sizinle olduysa, yine sizinle.
Ey siyonist #İsrail! Ey terörist #PYD / #YPG ! Ey hain #Dürziler!
#Türkiye 🇹🇷 ve #Suriye 🇸🇾 Suriye’nin bölünmesine asla izin vermeyecek.
"Türkiye, Suriye'de savaşın doğrudan tarafı olmaya mı hazırlanıyor? 🇹🇷
Akıllara Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İsrail'in bu barbarlığına bakmayalım. İsrail karşısında düzenli ve kuvvetli bir orduyla daha önce hiç karşılaşmadı. Unutulmasın ki Hatay'la Tel Aviv'in arası yalnızca 700 kilometre ve Türk Silahlı Kuvvetleri savaşa her an hazır durumdadır." sözleri geldi.
#Suriye 'de neler oluyor?
#İsrail neyi hedefliyor?
Aslında İsrail sonuna doğru emin adımlarla ve hızla yaklaşıyor. İsrail'in sonunu kim getirecek?
İşte bunu tahmin etmek çok da zor olmasa gerek 🇹🇷
#Türkiye#Suriye#İsrail#Ortadoğu#Süveyda#Şam
15 Temmuz’un Türkiye ve İslam Alemi Açısından Önemi
Bugün 15 Temmuz 2016’nın üzerinden dokuz sene geçti. Bu süre zarfında çeşitli programlar, etkinlikler ve anma törenleri ile o günü hatırlıyoruz. Hatta 15 Temmuz tarihi Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak ülkemizde kutlanmakta ve o gün şehitlerimiz yad edilirken bunlara sebep olanlara lanetler okunmakta. Fakat 15 Temmuz’un Türkiye ve İslam Alemi açısından önemi konusunda değinmekte biraz eksik kalmaktayız.
Her şeyden önce, 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a veya Türkiye’de yaşayanların iradesine yönelik değil, aynı zamanda yeryüzünün farklı coğrafyalarında Türkiye’ye umut bağlamış milyonlarca Müslümanın umudunu kırmaya yönelik bir teşebbüstü. Zira Türkiye'nin yeniden yükselişi, tüm İslam dünyasının uyanışı, ümmet bilincinin canlanması ve İslam coğrafyasındaki onurun ve haysiyetin yeniden tesisi anlamına gelmekteydi. Bunun farkında olan Batı ve gönlünü Batı'ya kaptırmış içimizdeki hainler planlarını son aşamasına kadar getirmişti ki Allah'ın planından habersizlerdi. Halbuki Allah tuzak kuranların en hayırlısıydı. O gece Türkiye'deki müslümanlara ve Türkiye dışındaki Müslümanlara bazı görevler düşüyordu.
Türkiye'de yaşayan Türk, Kürt ve Arap fark etmeksizin tüm Müslümanlar savaş uçaklarına, tanklara ve silahlara karşı bir sefer başlatmış ve dimdik durmuştu. Bu Türkiye'dekilerin üzerine düşen görevdi. Türkiye'ye umudunu bağlamış Müslümanlara düşen görev ise bulundukları noktada Türkiye'deki müslümanların başarılı olması için dua etmekti. Katar'da Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf El Karadavi, Suriye'de Başmüftü Usame El Rıfai, Moritanya'da Şeyh Dedev gibi alimler bir dua halkası oluşturdu ve o gece dualar tanklara, savaş uçaklarına ve silahlara karşı zafer kazandı. Zira müslümanlar seferden sorumluydu. Zaferi nasip eden Allah'tı. O günden sonra Türkiye'de ve İslam aleminde hiçbir şey aynı olmadı, Allah’ın izniyle bundan sonra da olmayacak. 15 Temmuz'da şehit olan müslümanlara Allah'tan rahmet diliyorum. Allah Türkiye'yi ümmete hizmet yolunda daim kılsın ve muzaffer eylesin.
#15TemmuzDestanı #15TemmuzDemokrasiveMilliBirlikGünü #15TemmuzuUnutma
#15TemmuzDestanı #darbe
“Terörsüz Türkiye Sürecini Arap Dünyası Nasıl Değerlendiriyor?”
PKK’nın silahlarını bırakma görüntülerinin basına düşmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü açıklamaları sonrası sürece ilişkin iç siyasette geniş bir değerlendirme yapıldı ancak dışarıdan gelen yorumlar da oldukça önemli. Bu kapsamda Cumhurbaşkanının konuşmasında zikrettiği “Türk Kürt ve Arap bir arada olunduğunda La ilahe İllallah nidalarını her yere taşıdık. Ayrı kaldığımızda ise başta Kudüs olmak üzere bize ait olan her şeyi kaybettik” minvalinde söylediği sözler oldukça önemliydi. Bir bakıma Osmanlı Devleti’nin hinterlandını muhatap alan ve sözleri ince ince seçilmiş bir konuşma idi. Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan Arap Milletini zikrederken bir mesaj da verdi aslında. Sadece Kürtlerle değil, Araplarla da bir ve beraber olmalıyız mesajıydı bu. İşte tam bu noktada PKK’nın silah bırakması ve Erdoğan’ın açıklamalarından sonra Arap Dünyasında neler yaşandı bunu konuşmak istiyorum. Öncelikler liderler ve devlet düzeyinde bakacak olursak
Katar, Irak ve Somali liderler düzeyinde bu süreçle ilgili Türkiye’ye destek oldu. PKK’nın silah bırakma merasiminin hemen ardından Erdoğan’ı Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad Al Thani aradı. Katar Emiri süreçte gelinen bu nokta dolayısıyla Erdoğan’a hayırlı olsun dedi ve Türkiye’nin her şart ve koşulda destekçisi olduğunu belirtti. Erdoğan’ın konuşması sonrasında Irak Başbakanı Muhammed Şiya Al Sudani Erdoğan’ı aradı ve süreçte gelinen nokta dolayısıyla tebrik etti. Erdoğan Irak Başbakanına Terörsüz Türkiye sürecinin titizlikle yürütüldüğünü ve bu süreci baltalamayya çalışanlara karşı müteyakkız olacaklarını ve asla bir sıkıntı çıkmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Ardından Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud Erdoğan’ın Beştepe’de misafiriydi. Görüşmenin içeriğine dair bir bilgi paylaşılmasa da içeriden gelen bilgiler Hasan Şeyh Mahmud’un süreçte gelinen nokta dolayısıyla Erdoğan’ı tebrik ettiğini ve desteklediğini göstermekte. Suriye Devleti, yeni yönetimiyle süreci desteklediğini her fırsatta dile getirmekte. Ancak son aşamada bir açıklama bulunmamakta. Bölgenin önemli ülkelerinden Suudi Arabistan sürecin başlangıcınde Abdullah Öcalan’ın yazılı çağrısını dile getirmişti. Son aşamada devlet yetkililerinden resmi bir açıklama gelmedi. Bunun yanında Arap Coğrafyasının önde gelen basın kuruluşları bu olayları nasıl gördü bu da oldukça önemli. Zira bölge vatandaşları bu medya kuruluşları üzerinden bilgiye ulaşmakta.
Bu kapsamda Arap Coğrafyasının en etkin yayın kuruluşu olan Katar merkezli Al Jazeera süreci tarihi bir fırsat olarak nitelendirdi ve PKK’nın Abdullah Öcalan’ın çağrısına hızlı bir şekilde olumlu yanıt verdiğini belirtti. PKK’nın Irak’taki silah yakma görüntülerini sürece dair bir iyi niyet göstergesi olarak değerlendiren Al Jazeera, sürecin başarıyla sonuçlanmasının oldukçça önemli olduğunu ve bunun için de Erdoğan’ın “provakasyonların titizlikle takip edileceği ve sürecin baltalanmasına müsaade edilmeyeceği” sözlerine atıfta bulundu.
Suriye merkezli Suriye Televizyonu, süreci tarihi bir adım olarak nitelendirirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 8 Aralık Suriye devriminden sonra sürecin hızlandığı sözlerini manşete taşıdı.
Bölgenin önemli yayın kuruluşlarından Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya Süleymaniye’deki silah bırakma sürecini tarihi bir adım olarak nitelendirdi ve Erdoğan’ın açıklamalarını jeopolitik dengeleri değiştirecek bir açıklama olarak nitelendirdi.
Suudi Arabistan’ın bir diğer önemli yayın kuruluşu olan Al Sharq al-Awsat, sürecin BM ve Gözlemciler eşliğinde sürdürülmesi gerektiğini ve sürecin başı olması hasebiyle belirsizlikler olduğunu özellikle PKK’lıların silah bıraktıktan sonra ne olacağı sorusunun yanıt bulmadığını belirtti.
Suudi Arabistan’da yayın yapan Al Hadeth yayın kuruluşu süreci bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Erdoğan’ın yeni bir sayfa açma mesajına değinen Al Hadeth, bölge güvenliğinin önemine dikkat çekti.
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi merkezli Rudaw, sürecin Irak resmi kurumlarıyla koordineli yürütüldüğünü ve bu aşamanın ardından özellikle tüm silahların teslimi ve siyasi diyaloga geçiş sürecini önemsediğini belirtti.
BBC Arabic, PKK’nın silah bırakmasını tarihi bir adım olarak değerlendirdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürece ilişkin barışa giden yolun bir başlangıcı tanımına dikat çekti. Sürece temkinli yaklaşılması gerektiğini de belirten BBC Arabic, PKK içerisindeki tüm grupların bu karara uyup uymayacağı konusunda soru işaretleri olduğuna ilişkin bir görüş paylaştı.
SKY News Arabic, süreci tarihi bir adım olarak gördü. Erdoğan’ın açıklamalarını Türkiye’nin terörle mücadelede elde ettiği bir zafer olarak yorumlayan SKY News Arabic, Orta Doğu’nun güvenliği açısından bu adımı kıymetli bulduğunu ancak sürecin uluslararası aktörlerle desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Mısır’ın önde gelen yayın kuruluşu Al Ahram, PKK’nın silah bırakma kararını Orta Doğu’da terörle mücadelede olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi ve Türkiye’nin bu adımının bölgesel barış açısından oldukça önemli olduğuna dikkat çekti. Sürecin kırılganlığına da değinen Al Ahram, provakasyon risklerinin takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Son olarak Kuveyt’in önde gelen gazetesi Kuwait Times, süreci tarihi bir adım olarak nitelendirdi ve bölgedeki siyasi aktörlerin bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı. PKK’nın yaklaşık 50 yıllık silahlı mücadelesini sonlandırma kararını önemli bir aşama olarak gören Kuwait Times, hem Türkiye hem de bölge açısından güzel bir gelişme olduğunu belirtti.
Muhammed Mazhar ŞAHİN | Ankara
“Türkiye kazanmıştır. Milletimiz kazanmıştır. Türk, Kürt, Arap 86 milyon tüm vatandaşlarımız kazanmıştır. Birliğimize, bütünlüğümüze, vatanımıza ve huzurumuza kastedilmesine müsaade etmeyeceğiz.” dedi.
Recep Tayyip Erdoğan bugün tarihi öneme sahip bir konuşma gerçekleştirdi. AK Parti’nin istişare ve değerlendirme toplantısında konuşan Erdoğan, terörsüz Türkiye projesinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcı gücünün başta terör örgütü olmak üzere destekçilerinin de farkına varmasıyla hayata geçirildiğini belirtti. Bu sürecin 8 Aralık Suriye Devrimi ile birlikte hızlandığını, Bahçeli’nin kararlı desteği ile Türkiye Yüzyılı’nın kapısının açıldığını ifade etti. Dün itibarıyla Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısını hayata geçiren PKK kendisini feshetmiştir. Bu süreç kesinlikle pazarlık usulü ile yürütülmemiştir. PKK ile herhangi bir pazarlık yapılmamıştır ve yapılmayacaktır dedi. Türkiye’nin onurunu asla yere düşürmeyeceğiz diyen Erdoğan, ittifak ortağı Bahçeli’nin ve Milliyetçi Hareket Partisinin vatanseverliğini ve milliyetçiliğini kimse sorgulayamaz dedi. Bu sürecin hassas yürütüleceğini belirten Erdoğan, süreci kendi partisinden de olsa kimsenin sabote etmesine müsaade etmeyeceğini ifade etti. Erdoğan bölgede kanın durması gerektiğini, kardeşliğin tekrar bu coğrafyayı sarması gerektiğini söyledi. Kimsenin endişe kapılmaması gerektiğini söyleyen Erdoğan, bu süreci Türkiye’nin güçlü geleceği için yürüttüğünü ifade etti.
Türkiye bugün dünden daha güçlüdür.
Dün itibarıyla 47 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir.
Bugün yeni bir gündür. Tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün; büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır.
Bizler, yani Türkler, Kürtler ve Araplar ittifak yaptığımızda karşımızda Allah’ın izniyle durabilecek hiçbir güç yoktur.
Erdoğan, Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bir arada olduğu dönemlerde “La ilahe illallah” lafzının cihana yayıldığını belirtti. Birlikte zaferler kazanan Türk’ün, Kürt’ün ve Arap’ın ayrıştıkları zamanda mağlubiyet, hezimet ve hüzün olduğunu ifade etti. Kudüs’ü yitirmenin de ayrışmanın bir sonucu olduğunu belirten Erdoğan, bu birlikteliğin Orta Doğu’da yeni sayfalar açacağını söyledi.
Bu süreci cumhur ittifakı ortağımız Devlet Bahçeli ve Dem Parti heyeti ile yürüteceğiz.
Erdoğan: TBMM’de bir komisyon kuracak, sürecin yasal ihtiyaçlarını Meclis çatısı altında konuşmaya başlayacağız.
Artık savaş değil, barış ve kardeşlik zamanıdır.
“لقد انتصرت تركيا، لقد انتصر شعبنا، لقد انتصر المواطنون جميعًا، من الأتراك والأكراد والعرب، وعددهم 86 مليونًا. لن نسمح بالاعتداء على وحدتنا وتماسكنا ووطننا وسلامنا.”
ألقى الرئيس رجب طيب أردوغان اليوم خطابًا ذا أهمية تاريخية خلال اجتماع التشاور والتقييم لحزب العدالة والتنمية. وأكد أردوغان أن مشروع “تركيا بدون إرهاب” تم تنفيذه بفضل القوة الرادعة للقوات المسلحة التركية، وهو ما أدركته التنظيمات الإرهابية وداعموها على حد سواء. وأشار إلى أن هذه المرحلة تسارعت مع انطلاق الثورة السورية في 8 ديسمبر، وأن الدعم الحاسم من السيد دولت بهتشلي قد أسهم في فتح أبواب “قرن تركيا”.
وأعلن أردوغان أن منظمة حزب العمال الكردستاني قد حلت نفسها اعتبارًا من يوم أمس، بعد تنفيذ دعوة عبد الله أوجلان لوقف إطلاق النار والتخلي عن السلاح. وأوضح أن هذه المرحلة لم تُدار أبدًا على أساس التفاوض، مؤكدًا أنه لم ولن يُجرى أي تفاوض مع حزب العمال الكردستاني. وشدد على أن كرامة تركيا لن تُداس أبدًا.
كما صرّح أردوغان أن أحدًا لا يملك الحق في التشكيك في وطنية وقومية شريكه في التحالف، السيد دولت بهتشلي، وحزب الحركة القومية. وأكد أن هذه المرحلة ستُدار بدقة وحساسية، ولن يُسمح لأي شخص، حتى لو كان من داخل الحزب، بتخريب هذا المسار. واختتم الرئيس حديثه بالتشديد على ضرورة توقف نزيف الدم في المنطقة، وأن تُعاد روح الأخوة إلى هذه الجغرافيا، داعيًا إلى عدم القلق، ومؤكدًا أن هذا المسار يُدار من أجل مستقبل تركيا القوي.
إنّ تركيا اليوم أقوى مما كانت عليه بالأمس.
اعتبارًا من يوم أمس، نأمل أن تكون آفة الإرهاب التي استمرت 47 عامًا قد دخلت مرحلة نهايتها بإذن الله.
اليوم هو يوم جديد، وقد فُتِحَت صفحة جديدة في التاريخ. إنه يوم انفتحت فيه أبواب تركيا الكبرى، وتركيا القوية، وقرن تركيا على مصراعيها.
نحن، الأتراك والأكراد والعرب، عندما نتّحد ونتحالف، فلا توجد أي قوة قادرة على الوقوف في وجهنا بإذن الله.
أشار الرئيس أردوغان إلى أن فترات وحدة الأتراك والأكراد والعرب كانت الأوقات التي انتشر فيها نداء “لا إله إلا الله” في أنحاء العالم. وأوضح أن النصر كان حليف الأتراك والأكراد والعرب عندما كانوا موحدين، بينما كانت الهزيمة والانكسار والحزن من نصيبهم عند تفرقهم. وأضاف أن فقدان القدس كان نتيجة لهذا الانقسام، مؤكداً أن هذه الوحدة ستفتح صفحات جديدة في منطقة الشرق الأوسط.
سندير هذه المرحلة مع شريكنا في تحالف الشعب، السيد دولت بهتشلي، ووفد حزب الديمقراطية (ديم).
قال أردوغان: “سوف نُشكّل لجنة في مجلس الأمة التركي الكبير، وسنبدأ بمناقشة الاحتياجات القانونية لهذه المرحلة تحت قبة البرلمان.”
لقد حان وقت السلام والأخوّة، لا وقت الحرب بعد الآن.
PKK'nın Silah Bırakmasının Bölgeye Etkisi
PKK (Kürdistan İşçi Partisi) meselesini üç farklı boyuttan ele almak mümkündür:
Türkiye'nin perspektifinden — hem Türkler hem de Kürtler açısından,
PKK'nın kendi iç dinamikleri bağlamında,
Amerika Birleşik Devletleri'nin bu sürece yaklaşımı çerçevesinde.
1. Türkiye'nin Perspektifi:
PKK’nın silah bırakması, Türk-Kürt kardeşliğinin güçlenmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve güvenlik kurumlarının caydırıcılığı, ve toplumun tamamının ortak bir demokratik gelecek vizyonuna duyduğu inancın bir sonucudur.
Bu gelişmeyle birlikte Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel ölçekte daha güçlü ve etkili bir aktör haline gelmesi beklenmektedir.
Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın gerçekleştireceği konuşmada bu konuya değinmesi ve bazı gazetecilere göre kapsamlı bir genel af müjdesi vermesi beklenmektedir. Bununla birlikte, Erdoğan’ın geleceğe dair yol haritasını da kamuoyuyla paylaşması öngörülmektedir. Bekleyip göreceğiz.
Ancak burada altı çizilmesi gereken önemli bir husus daha var: Türkiye’de Kürtler yalnızca Halkların Demokratik Partisi (HDP) çatısı altında temsil edilmemektedir. Aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) içerisinde de ciddi sayıda Kürt siyasetçi ve yönetici yer almaktadır.
Son yıllarda Kürt kökenli bakanlar, genelkurmay başkanları, milletvekilleri ve üst düzey bürokratlar atanmış ve birçoğu hâlen görevlerine devam etmektedir.
Bu da Türkiye’nin yalnızca Türklerden değil, aynı zamanda Kürtlerden ve Araplardan da oluşan çok kimlikli bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.
Ayrıca HÜDA PAR, Kürt kökenli ve İslami bir yaklaşıma sahip bir parti olarak öne çıkmaktadır.
Kendisini Müslümanların birliği için çalışan siyasi bir yapı olarak tanımlayan bu partinin lider kadrosu ve politikaları ağırlıklı olarak Kürt toplumu üzerine odaklanmaktadır.
Dolayısıyla, bu parti ve benzeri siyasi hareketler, Türkiye'nin gelecekteki siyasal analizlerinde göz ardı edilmemelidir.
2. PKK’nın Kendi İç Dinamikleri:
Günümüzde PKK'nın artık ciddi anlamda bir direnç kapasitesinden söz etmek mümkün değildir.
Özellikle Donald Trump döneminde ABD'nin desteğini büyük ölçüde kaybetmiş olması, örgüt içerisinde ciddi bir moral ve güven kaybına neden olmuştur.
Daha önemlisi ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli ile başlattığı siyasi süreç ile Abdullah Öcalan’a atfedilen son video mesaj, bu sürecin son aşamasına gelindiğini göstermiştir.
Bu gelişmeler neticesinde PKK, resmî olarak silah bırakma kararını açıklamıştır.
Bundan sonraki süreçte, bölge genelinde kardeşlik, barış ve istikrar ruhunun daha da yaygınlaşması beklenmektedir.
3. ABD’nin Tutumu:
Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye Büyükelçisi Jeffry Flake (Barack) tarafından yapılan son açıklamalarda, ABD’nin pozisyonu açık bir şekilde ortaya konmuştur:
“Bağımsız bir Kürdistan devleti olmayacak.”
“Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adına bağımsız bir devlet kurulması söz konusu değildir.”
“Sizin SDG dediğiniz yapı esasen YPG’dir, ve YPG doğrudan PKK'nın bir uzantısıdır.”
“ABD’de bazı kesimlerde SDG ile ortaklık kurduğumuz gerekçesiyle onları savunmamız gerektiğine inananlar var. Ancak asıl mesele şu: Biz onları neye karşı savunuyoruz?”
Bu açıklamalar, Amerika'nın hem PKK hem de SDG (YPG) ile olan ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğini işaret etmektedir.
Sonuç:
Bütün bu gelişmeler, sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda Arap ve Müslüman dünyasının da önümüzdeki yüzyıldaki konumunu etkileyecek mahiyettedir.
Bu sürecin, Türkiye yüzyılının ve İslam dünyasında yeni bir birlik döneminin sesi olmasını temenni ediyorum.
Muhammed Mazhar Şahin
Ankara
تأثير تخلي حزب العمال الكردستاني عن السلاح على المنطقة . .
“اسمحوا لي أن أتناول مسألة حزب العمال الكردستاني (بي كا كا) من زاويتين مختلفتين وحتى ثلاثة زاوية."
من طرف تركيا مع الأتراك والأكراد و من طرف حزب العمال الكردستاني والأمريكية
من جانب التركية “إن تخلي حزب العمال الكردستاني عن السلاح جاء نتيجةً لقوة أواصر الأخوة التركية الكردية، ولقدراتنا العسكرية، ولإيمان مكوّنات المجتمع كافة بمستقبلٍ ديمقراطي ومزدهر لتركيا. ومن الآن فصاعدًا، ستغدو تركيا أكثر قوة وتأثيرًا على الصعيدين الإقليمي والدولي." كما تعرف اردوغان غدًا سوف يتحدث مسالة مهمة وبعض الصحفيين يقول اردوغان أعطى بشرى عف واسع وطبعًا سوف يشرح عن الخطة المستقبل. ننتظر ونرى
ولاكن يجب ان نركز مسالة مهمة. ا يقتصر وجود الأكراد في تركيا على حزب الشعوب الديمقراطي فقط، بل هناك أيضًا عدد كبير من الأكراد ضمن صفوف حزب العدالة والتنمية.
فقد شهدت فترة الحكم الحالية تعيين وزراء أكراد، ورؤساء أركان أكراد، ونواب برلمان، فضلًا عن عدد كبير من المسؤولين الأكراد الذين لا يزالون يشغلون مناصبهم حتى اليوم.
وذلك لأن تركيا ليست دولة مكوّنة من الأتراك فقط، بل تضم أيضًا الأكراد والعرب.
ومن الجدير بالذكر أن حزب "هدى بار" يُعدّ بدوره حزبًا كرديًا ذا توجّه إسلامي.
ويعرّف هذا الحزب نفسه على أنه حركة سياسية تسعى إلى وحدة المسلمين، غير أن سياساته وقياداته تتركز بدرجة كبيرة على الشأن الكردي
لذلك، لا ينبغي إغفال هذا الحزب والأحزاب المماثلة له ضمن التحليلات المستقبلية للمشهد السياسي
من جانب الحزب العمال الكردستاني " في الواقع، لم يعد لدى حزب العمال الكردستاني (بي كا كا) أي قوة تُذكر للصمود. كما أن توقف الدعم الأمريكي، خصوصًا في عهد الرئيس دونالد ترامب، أدى إلى شعور عميق بالقلق داخل صفوفه. والأهم من ذلك، أن العملية السياسية التي أطلقها الرئيس رجب طيب أردوغان بالتعاون مع دولت باهتشلي، ومع الفيديو الأخير الذي نُسب إلى عبد الله أوجلان، قد بلغت نهايتها، مما أدى إلى إعلان حزب العمال الكردستاني تخليه عن السلاح. واعتبارًا من اليوم، من المتوقع أن يتزايد الإيمان بانتشار روح الأخوّة والاستقرار في المنطقة”
واخيرًا من جانب امريكا السفير الأمريكي في تركيا، باراك تحدث سنن ترك:
• لن يكون هناك “كردستان حر”.
• لن تكون هناك دولة مستقلة لقوات سوريا الديمقراطية (قسد).
لسنا مدافع لقوات سوريا الديمقراطية (قسد) بتأسيس دولة مستقلة”
• ما تُسمونه “قسد” هو في الحقيقة “ي ب ك”، و”ي ب ك” هو فرع من فروع “بي كا كا”.
* هناك شعور سائد بين بعض الأمريكيين يقول: “كنا شركاء مع قسد، ولا بد ان ندافع لهم.”
• لكن المسألة الجوهرية هي: بماذا نحن ندافع لهم؟
في النهاية أفكر ان تمثل هذه الخطة صوت قرن تركيا، وقرن والعرب والمسلمين انشالله
محمد مظهر شاهين | انقرة
السلام عليكم ورحمة الله وبركاته جميعا. معكم استاذ محمد مظهر شاهين. انا من تركيا. اعمل في جامعة لوسيل في قطر كاكدمي. اعيش في دول الخليج منذ ثلاثة عشرة سنوات. اعتبارًا من اليوم، نحن على وشك الانطلاق في رحلة مهمة معًا. هل انتم تتساءلون عمّا يحدث في تركيا وقطر وسوريا وفلسطين واردن وعراق ومصر ومملكة العربية السعودية وكل البلدان المسلمين والعرب؟ لم يعد هناك حاجة للتساؤل. سأحاول أن أشرح لكم هنا المواضيع المهمة في منطقتنا.
هيا نبدء المحادثة.
İcardi; Bohem,
Morata; İstanbul beyefendisi, Osimhen; Sokak çocuğu.
Osimhen'in en büyük başarısı İcardi gibi bir ikonun ardından kendini bu kadar kabul ettirebilmesi.
#trtsporstudyosu
Gambiyalı Fatih, Türkiye'de askere gitmeye hazırlanıyor.
Rizeli babası 26 yıl önce Batı Afrika'ya gelmiş
ve Gambiya'da doğan oğlu Fatih'e meslek öğretmiş
Gambiyalı Fatih ilk siyahi askerden biri olabilir.
Baba Hamdi Sağlam ve oğlu Fatih'in hikayesini konuştuk
@cemozdel
Fransa Müslümanlığı deyince akla Paris Büyük Camii gelir. En üst sorumlusuna rektör deniyor. Fransa’da bazı çevreler Rektör Şemseddin Hafız için Cezayir devletinin ajanı diyorlarmış. O zaman Yahudi toplumunu yöneten hahambaşı Haim Korsia da İsrail’in ajanıdır diyen paylaşım.
Cezayir’de Fransız sömürgeciliğine karşı mücadele eden Emir Abdülkadir başarısız olunca Osmanlı Devleti’ne geldi. Önce Bursa, ardından başka bir Osmanlı şehri olan Şam’da yaşadı. Dürzilerin Maruni Hıristiyanlarını katletmelerini önlediği için birçok madalya ile taltif edildi.