@Jalminha_ Dünyada böyle sevgi bağı kuracak başka topçuda yok. Adamı motive edecek bir şeyleri bulacaksın, oda çalışacak, koşacak. senin tarihinde en sevilen adam bu. Böyle adamların kıymetini bilmek lazım.
@Jalminha_ İyi bir forvet mi geleceğini sanıyorsunuz. Batsuayi, bakambu gibi birini bulurlar. Sen icardiye 11 oynatacam dersin imzalatırsın, sezon başı adama adam gibi programı zorla yaptırırsın hakederse 11 oynar haketmezse bu seneki gibi kulübede bekler.
Orkun Özeller’in avukatı Doğukan Kozan:
“Dün sabah 06:00 sıralarında nakil için Ordu Cezaevinden çıkarılmış olmasına rağmen ne yakınlarına ne de vekili olarak bize bilgi verilmemiştir.
Öğleden önce bir meslektaşımızın ziyareti üzerine Ordu Cezaevinde bulunmadığı anlaşılmış, Cezaevi idaresine sorulduğunda sevk edilmekte olduğu, güvenlik sebebiyle (!) götürüleceği yerin bilgisinin paylaşılamayacağı söylenmiştir.
Araştırmalarımız neticesinde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 5 nolu L tipi cezaevine nakledildiği öğrenilmiştir. Ancak görüşe geldiğimizde burada da olmadığı anlaşılmış ve infaz memurlarınca meşhurlar koğuşu, küçük meclis gibi isimlerle anılan 9 nolu L tipi cezaevinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Nakil işlemini aktaran Özeller, bana düşmanlarımın yapamadığını idareciler Türk askerine yaptırdı diyerek 6 Saat boyunca görevliler için durulmasına rağmen kendisine tuvalet ihtiyacı için izin verilmediğini, yemek molasında bir bardak çay talebine rağmen vermediklerini, kendisini götüren 6 kişilik ekipten 5 kişinin dayanamayıp muhalefet de etseler ekip başının bu yöndeki talimatlarına uyduklarını dile getirmiştir.
An itibariyle B-35 koğuşunda yalnız, bırakın televizyonu saat dahi olmadan kalmaktadır. Ancak biliyor ki #OrkunÖzellerYalnızDeğildir
Henüz soruşturma dosyasında bir gelişme bulunmamakta olup iddianame hazırlanmadığından duruşma günü meçhuldür.
Nizami ilerlemeyen süreçlere tatminkâr açıklama yapamamaktan Milletimizin ferasetine sığınıyorum.
Sağlıklı ve güçlü, Türk Subayının vakarıyla karşımda gördüğüm, fikri hür, vicdanı hür Orkun Özeller’in herkese selamları var.”
Araştırdım, hemen cevap vereyim...
Fenerbahçe'den 1 oyuncu vardır. O da henüz hiç Fenerbahçe forması giymemiştir.
Galatasaray da milli takıma baş antrenörünü yollamıştır.
Eurobasket'e katılmamızı sağlayan bir "son saniye basketi" olmamıştır.
Türkiye Eurobasket'e, Fenerbahçe'nin milli takımı boykot ettiği dönemde çıktığı Macaristan maçlarını kazanarak gitmiştir.
NBA yıldızlarının gelmediği, devşirme oyunculardan da faydalanamadığımız bu dönemde Galatasaraylı basketbolcular Göksenin, Sadık ve Buğrahan bu takım için mücadele etmiş ve bu takımın Eurobasket'e katılması için katkı sağlamıştır.
Yani siz bu takımın Eurobasket'e katılma mücadelesinde milli takımı boykot ederken, Galatasaraylı basketbolcular bu sorumluluğu alıp milli takımı bu turnuvaya taşımıştır.
Başka soru varsa alabilirim.
İlber Ortaylı: "Uygur Türkleri, Çinlilerin nükleer deneme alanındalar, yok olacaklar. Şakası yok adamlar yamyam.
Uygurların iltica talebini kabul etmeliyiz ve ihtiyacımız var."
Bugün aramızda olsaydı, nice çocuğun kalbine dokunacak, nice hayale can verecekti Aybüke öğretmen…
Terör örgütü PKK’nın saldırısıyla aramızdan koparılalı 8 yıl oldu.
Ne seni unuttuk, ne o gülen gözlerini, ne de bayrağına olan bağlılığını.
Aybüke kızımızı rahmet ve minnetle anıyorum.
Galatasaray ligin ilk yarısında Türk VAR hakemleriyle 4 ay penaltı kullanamadı ve sadece 2 penaltı kazandı.
Ligin ikinci yarısında yabancı VAR hakemleri geldikten sonra 11 penaltı kazandı.
Yabancı VAR olsa farklı olurdu diyor, utanmadan. :)
Orospu çocuğu öcalana umut hakkı istenip, tertemiz gencecik Teğmenlerin ordudan ihraç edilmeleri.
Pençe Kilit bölgesinde şehit düşen askerimiz için "ya drone çarpmış işte" diyerek aşağılayıcı bir tavırda yok sayılması.
Terörsüz Türkiye diye boktan bir sürece girip 3 polisimizi şehit eden teröristi serbest bırakmaları.
Sürece karşı gelen şehit ailelerinin tehdit edilmesi.
İhvancıların, islamcıların, kürtçülerin ortak noktada buluşup Cumhuriyetin dibine dinamit döşemeleri.
Öz yurdunda Türk'lük savaşı vermek.
Daha sayacağım onlarca şey var şerefleri yok hiçbirinin ben yazarken utanıyorum.
Siz aşağılık kompleksine sahip bir grup salaksınız. Salak olduğunuz için olduğu kadar cahil olduğunuz için de konuyu anlamıyorsunuz.
Şampiyonluk ve yıldız hesabında sayılan şampiyonluk 2 ayrı kavram. 1959 öncesi senelerde hem milli küme, hem Türkiye futbol birinciliğinden şampiyonluk istiyorsun. İlginç konu mesela, sen birinden şampiyonluk isterken diğeri de oynanmış aynı zaman diliminde; ona da katılmışsın onun da başka şampiyonu var. Demek ki, “En üst profesyonel ligde şampiyon olmuş kulüpler, her 5 şampiyonluk için bir yıldız takma hakkına sahiptirler” maddesindeki en üst profesyonel lig değil ikisi de çünkü bir ülkede 2 tane en üst profesyonel lig olmaz. Elemeli giden lig de olmaz. Hiçbiriniz çıkıp ya şunu ya bunu isteyelim dememiş; bu şu demek, ya kendinize her şeyi mübah görecek kadar kötü niyetlisiniz, ya da konsepti anlamayacak kadar salaksınız.
Mesela 6 kere şampiyon olup yıldız hesabına eklenmesini istediğin Milli Küme var, sonradan adı milli eğitim kupası olmuş. Bir kere sadece İstanbul, İzmir ve Ankara takımları katılıyor, 1937-50 yılları arasında oynanmış, bugünkü lige evrilmemiş (ingiltere gibi olmamış yani) 1942 senesinde havalar kötü diye, 1948-1949 senesinde de milli takım olimpiyatlarda diye oynanmamış amk ligi. Bu arada üst düzey lig de değil çünkü bil bakalım ne yok? Alt küme yok. Ayrıca bir ligin profesyonel sayılabilmesi için ne lazım? Katılan tüm takımların profesyonel olması. Bu lige katılanlar arasında yarı profesyonel takım olduğu gibi Eskişehir Demirspor katılıyor. Bu takım 1967 yılına kadar AMATÖR. Düzenli değil, sürekli hiç değil, profesyonel asla değil. Hava kötü diye oynanmamış yahu 1 sene. Sonradan adının milli eğitim kupası’na dönmesi bile ortalama zekaya gerekli mesajı vermeli “lig” ile ilgili olarak.
Yani, ara sıra örnek verdiğiniz ingiltere üstünden konuşacaksak, onların en üst liginin adı değişip “premier lig” olurken, senin en üst düzey lig ve şampiyonluklarım sayılsın dediğin organizasyon adı değişince lig bile olmamış, kupa olmuş.
Dönelim şampiyonluk istediğin diğer yere. Türkiye futbol birinciliği. Bu da diğer kolon. Buradan da 3 şampiyonluk eklemek istiyorsun. Az önce bahsettiğim milli küme’de 1940 yılında milli kümede şampiyon olmuşsun, “bu en üst düzey lig” (çünkü yıldız hesabında en üst lig şampiyonu yazıyor) diyerek yıldız hesabında sayılacak şampiyonluk istediğin “türkiye futbol birinciliği” 1940 sezonu ikincisi kim? fenerbahçe. Yani senin hesabına ve isteğine göre “en üst lig (tekil)” bir değil 2 tane. Bir ülkede 2 tane en üst lig olamaz, çünkü en üst en üst demektir; 1 tanedir.
Şimdi bu kadar konuştun “aşağılık kompleksi nerede” diye soracaksın. Bu konuda bir karar 4 yıldız yükleniyor tivitleri attıktan ve takımlar formaya yıldız takmaya başladı, bu süreçte itirazın yok. 4 yıldız yükleniyor tivitleri falan; sonra 2020’de falan baktın ara açıldı, kendi kendine bir hesap yapıp yıldız hesabına eklenecek şampiyonluk istedin. 2 soru var (1) bir ülkede nasıl 2 tane en üst düzey ve amatörlerin katılabildiği prof. lig olabilir? (2) yıldız hesabına eklenecek şampiyonlukları neden zamanında hiç dile getirmedin 20 sene sonra aklına geldi?