Aşağıda gördüğünüz "Lider", Cumhurbaşkanı seçildikten 6 yıl sonra dünya çapında tarihin gördüğü en büyük ekonomik kriz yaşandı.
Yani (1929) Büyük Buhran.
Kriz Amerika ve Avrupa'da başladı...
Milyonlarca insan işsiz ve evsiz kaldı.
Almanlar bile ısınmak için karşılıksız bastıkları paraları yakmak zorunda kalmıştı. Sanayi ülkeleri, tarım ülkelerine muhtaç olmuştu...
Mustafa Kemal Atatürk ne mi yaptı?
682 nolu (1925) kanunla (682 Her Nevi Fidan ve Tohumların Meccanen Tevzi ve Devlet Uhdesinde Bulunan Arazinin Fidanlık İhdası İçin Ziraat Vekaletine ve İdarei Hususiyelere Bilabedel Teffizi Hakkında Kanun) vatanın, bir zamanlar padişahların kişisel malı olan tüm ekilebilr arazilerini, öküzüyle beraber çiftçiye bedava dağıttı.
Osmanlı döneminde ekenden ekmeyenden, evlenenden bekar kalandan ya da hayvanını kaybedenden bile vergi alınırdı...
Atatürk tüm bu lüzumsuz vergileri kaldırdı..
Ekildi, biçildi.
Verimli üretim için çağdaş tarım okulları açtı.
Okuma bilmeyeni millet mektebine çağırdı.
Bir an evvel okuma öğrenilsin diye yeni alfabeyi getirdi..
Sonunda Avrupa'ya döndü ve "Malımı alanın, malını alırım." dedi.
(Kliring Sistemi: Kliring, ülkeler arasındaki iki yanlı ticaret anlaşmalarının temelde malla ödemeyi öngören bir türü. Kliringde anlaşmalı ülkeler arasında ithalat ve ihracat işlemleri döviz kullanılmadan mahsup ve takas yoluyla ve kliring kurumları aracılığıyla gerçekleştirilir...)
Sanayi ülkelerine yüksek fiyattan tarım ürünü sattı.
Kazandığı her kuruş parayla da bir başka fabrika açtı.
Bir yandan da sanayiye yatırım yaptı.
"Atatürk hiç borç almadı." derler. Bu bilgi tam olarak gerçeği yansıtmıyor.
Doğrusu ise, Atatürk'e kimse borç vermek istememiştir.
Nitekim bulduğu parayla fabrika açıyordu.
Mesela Rusya'dan alınan borç ile Karabük Demir Çeliği açmıştır...
Bu "Yüce Adam"ın ülkesi, tarihin gördüğü en sert küresel buhrandan yara almadan çıktı.
Hem de iktisatçısı yokken !...
Okuma yazma bilmeyen çiftçisiyle yaptı bunu.
Bu başarıyı incelemek için İngiltere'den maliyeciler gelmiştir...
Çobandan pilot, kağnıdan uçak çıkaran " Adam"dır
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK !...
MÜSADERE VE VATANDAŞLIKTAN ATMA YASASI İSTİYORUZ!
Türkiye’de yaşayıp başka ülkelerin ya da Terör Örgütlerinin davasını güdenlerin tüm Mal Varlıkları MÜSADERE EDİLMELİ,
tüm aile üyeleri
VATANDAŞLIKTAN ATILMALIDIR.
Hayattan koparılan Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’ı dinleyin.
Bu acı, yalnızca bir annenin değil; görmezden gelinen, denetimsiz bırakılan ve giderek çürüyen bir toplumun çığlığıdır.
Dizi ve filmlerde ahlak ve etik değerleri yok sayan;
mafya, çete, silah, şiddet ve çatışmayı olağanlaştıran,
emekle kazanılması mümkün olmayan lüks hayatları özendiren,
aşiret düzenini ve töre cinayetlerini meşrulaştıran yapımlar…
Bunları üreten yapımcılar kadar,
bunlara izin veren, denetlemeyen ve yayınlanmasını sürdüren kanallar da sorumludur.
Rap ile uzaktan yakından alakası olmamasına rağmen “Sözde rap” adı altında;
uyuşturucuyu, silahı, çeteyi, mafyayı, pornografiyi ve kültürsüzlüğü pazarlayan elektronik müzik pazarlamacıları ve bunları dillendiren sözde müzisyenler kadar,
bu içeriklere göz yuman, yaptırım uygulamayan kurumlar da sorumludur.
Sosyal medyada, özellikle TikTok’ta;
para ve etkileşim uğruna kurgulanmış saçma meydan okumalarla
şiddeti, zorbalığı ve akılsızlığı teşvik eden içerikler üretilirken,
bunları düzenlemekle yükümlü olanlar nerede?
Bu tablo yalnızca bireylerin değil;
yıllardır kültür, eğitim, medya ve dijital alanı siyasi politikalarla dizayn etmeye çalışan,
ancak bu tür yapıları görmezden gelen,
gerekli hukuki yaptırımları uygulamayan iktidarın da sorumluluğudur.
Denetlemeyen, korumayan, önlem almayan;
gençleri şiddetten, uyuşturucudan ve yozlaşmadan koruyamayan
bir dönem yaşıyoruz.
Dün Ahmet, bugün Atlas…
Hayatları daha başlamadan sona eren
bizim çocuklarımız.
70 yaşıma kadar 4 milyon Osmanlı evrakı inceledim, 98 yaşıma kadar 28 eser yazıp bıraktım ve anladım ki, bugün buradaysak bunu tamamen Atatürk'e borçluyuz, Gazi Mustafa Kemal olmasaydı bizde olmayacaktık. Bunu göremeyenler boş insanlar.
Prof Dr Halil İnalcık dinleyiniz lütfen.
Lamı cimi yok! Mattia Ahmet Minguzzi’nin katilleri ve etrafındakiler bir daha benzer olayın yaşanmaması için gereken cezayı almalıdır. Devlete kafa tutanın kafası kırılır!