2026 FIFA Dünya Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan İspanya millî takımını yürekten tebrik ediyor; dost İspanya halkına ülkem ve milletim adına selamlarımı, muhabbetlerimi iletiyorum. 🇹🇷🇪🇸
Türkiye’miz, Halkımız, Ticaret ve Milli Ekonomi Kazandı!
Aziz milletimize sonsuz teşekkürler.
Zor günlerin insanı ve güçlü Türkiye’nin destekleyicisi olan sağduyulu, ülkesini seven, milli ekonomiye sahip çıkan, yerli ve milli markalara ve üretime sahip çıkan, ticareti destekleyen aziz ve necip halkımıza sonsuz teşekkürler ediyoruz.
Bugün, 2 Nisan günü, Ramazan Bayramının ertesi günü ve tatil dönemi olmasına rağmen, milyonlarca vatandaşımız yıkıcı ve bozguncu boykot çağrılarına itibar etmeyerek alışverişlerini bugün yapmaya devam ediyorlar. Böylece esnafına, ticarete sahip çıktılar. Türkiye’ye ve Türkiye ekonomisine sahip çıktılar. Bu anlamda da üretime ve istihdama sahip çıkmış oldular.
Vatandaşlarımızın yanında, esnaf odalarına, ticaret odalarına, iş dünyası kuruluşlarının yönetimlerine de bu mücadeleye aktif destek verdikleri için kalbi teşekkürler ediyoruz.
Milli birlik ve beraberliğin ve dayanışmanın en güzel örneğimi sergileyen saygıdeğer halkımıza, esnafımıza, ticaret erbabına sonsuz teşekkürler ediyoruz. Halkımız için, ülkemiz için, hükümet olarak, Cumhur İttifakı olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yılmadan yorulmadan canla başla koşturmaya, çalışmaya devam edeceğiz.
“Türkiye Yüzyılı’nı Ticaretin Yüzyıl��” yapacağız.
“Biz hep birlikte güçlü ve büyük Türkiye’yiz.”
#MilliDestekVakti
Türkiye’nin ana muhalefet partisinin marjinal sol örgütlerin, millete hakaret eden ağzı bozuk tiplerin, belediyeleri soyup soğana çeviren haramilerin oyuncağı haline gelmesi bizi gerçekten rahatsız ediyor.
İstanbul’un, büyükşehri ve kimi ilçe belediyeleriyle yolsuzluk, hırsızlık, irtikâp konusunda yamyamlığın kitabını yazdığı anlaşılıyor.
Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldığında bunların bırakın milleti, kendi yakınlarının suratlarına bakacak yüzleri dahi kalmayacak.
Üniversite sınavını kazanan yüz binlerce gencin hakkının yenildiği usulsüz diplomayla başlayıp bütün şehri âdeta bir ahtapot gibi saran, rüşvet ve haraç çarkıyla devam eden rezilliklerin boyutu son operasyonla beraber gün yüzüne çıkmış oldu.
Güya yakıt tankeriyle taşınan milyonlarca liralık sebze meyveden İstanbul halkının en mahrem bilgilerinin üç beş milyon dolar için yabancılara peşkeş çekilmesine…
Tutarı yüz milyarlarca lirayı bulan hırsızlıklardan basında ve sosyal medyada halkın parasıyla beslenen tetikçilere varıncaya kadar her türlü gayrimeşruluk, her türlü hukuksuzluk var.
Öyle ki İstanbul’un CHP’li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız Brezilya dizilerinden daha fazla malzemeyle karşılaşırsınız.
Üstelik bunlar, henüz heybede duran büyük turplar ortaya dökülmeden CHP’nin bizzat içinden gelen belge ve bilgiler ışığında güvenlik güçlerinin ve yargının elde ettiği sonuçlar.
Ortada bunca yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, alavere dalavere, sahtekârlık varken hakkı, hukuku, adaleti dilinden düşürmeyen CHP yönetimi, iddiaları aydınlatmak yerine ucuz siyasete yönelmeyi tercih etti.
Dikkat buyurunuz; çalana değil, yakalayana kızıyorlar.
Bütün bunların faturasını bize, şahsımıza, hükûmetimize ve partimize keserek gerçekleri ters yüz etmeye çalışıyorlar.
Hem belediyelere çöreklenmiş suç örgütünün mensupları hem de CHP yönetimi, bile bile millete yalan söylüyor.
“Yalan söylediklerini biliyoruz. Yalan söylediklerini biliyorlar. Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar. Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz.”
Gerçekleri bile bile milletin karşısında rol yapıyor, tiyatro oynuyorlar.
Yapılan hırsızlıkları bile bile insanları kandırmaya çalışıyorlar.
Birileri herkesi sersem yerine koyarak ortadaki devasa bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının üzerini kapatmaya çalışıyor ama nafile…
Ne bu millet ne bu devlet ne de bu yargı böyle bir kepazeliğin üstünün kapatılmasına asla izin vermeyecektir.
Pazartesi akşamı meydana gelen soysuzluk, CHP yönetiminin ısrarla ve inatla sürdürdüğü nefret siyasetinin bir sonucudur.
Bir de çıkmışlar, yaşanan bu alçaklıkla ilgili nedamet cümleleri kuruyorlar…
Bu siyaset tüccarlarına bugün şunu sormak mecburiyetindeyim:
Daha düne kadar millete küfredenleri protokolde başköşeye oturtan siz değil miydiniz?
Filistin’e destek mitingine katılan insanlarımıza saldıran Vandalları savunan siz değil miydiniz?
Gezi olaylarında çapulculara “çiçek çocuklar” diyerek sahip çıkan siz değil miydiniz?
Mehmet Selim Kiraz savcımızın katillerini övenlere kucak açan siz değil miydiniz?
Yargı mensuplarımızı ailesiyle tehdit eden siz değil miydiniz?
Cumhur İttifakı ortağımıza ve onun saygıdeğer Genel Başkanı’na dil uzatan siz değil miydiniz?
Kusura bakmayın…
Pazartesi akşamı yaşanan namussuzluğu zehirli dilinizle siz hazırladınız!
Millete hakaret edenlere sırf AK Parti karşıtı diye siz prim verdiniz!
Siyasete nefret söylemlerini siz soktunuz, bu milletin fertlerini yıllarca birbirine siz düşürdünüz!
“Siyaset yapıyoruz” bahanesiyle bu kötülüğü yıllarca siz sıradanlaştırdınız, siz meşrulaştırdınız, siz yaygınlaştırdınız!
Siyonist destekçisi şirketler için “boykot” kelimesini aylarca telaffuz dahi etmediler.
Şimdi çıkmışlar, ülkenin yerli-millî markalarını boykottan bahsediyorlar.
Allah aşkına, “Türk ekonomisine zarar vereceğim” diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu?
Sayın Özel, hırsları ve korkuları aklını esir almış bir siyasi müflis gibi davranmaktadır.
Sayın Özel’in ne tuttuğu yol yoldur ne de ağzından çıkan sözü kulağı duymaktadır.
Çıksın, cesareti varsa şu akıl ve vicdan tutulmasını millete izah etsin:
Türkiye’yi uluslararası basına şikâyet etmek bir CHP geleneği midir?
Ülkenizi yabancılara kötülemekten hiç mi utanmıyorsunuz?
Böyle bir siyasetçiden bıraktım ülkesini, milletini; kendi partisine hayır gelir mi?
Böyle şuursuz cümleler kurabilen birinin akılla, mant��kla hareket ettiğine kim inanır?
CHP seçmeni bir senede Bay Kemal’i mumla arar hale geldi.
CHP gibi 100 yıllık bir partinin Genel Başkanı’nın kendini nasıl itibarsız hale getirdiğini milletimizle birlikte biz de ibretle takip ediyoruz.
Birçok yerli ve millî markamız gibi Togg’un da kimi kendini bilmez köksüzler tarafından sözde boykot listesine konulmasını aziz milletimizin takdirine havale ediyoruz.
Milletimiz bu ülkede üreten hiçbir yerli-millî markayı üç beş muhterisin faşizan siyasetine yem etmeyecektir.
Ancak ekonomiden demokrasiye milletin tüm kazanımlarına saldıranlar eninde sonunda kaybedeceklerdir.
Onlar boş beleş gündemlerle oyalanırken biz işimize bakmaya, Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.
CHP;
Atatürk maskesiyle hırsızlık,
Çağdaşlık maskesiyle ahlaksızlık,
Siyaset maskesiyle millete düşmanlık,
Sivil toplum maskesiyle provokatörlük,
Gazetecilik maskesiyle borazanlık yapanların kalesi olduğu müddetçe...
Hiçbir zaman bu ülkenin partisi konumuna gelemez.
Son 5 gündür tanık olduklarımız şu gerçeği bir kez daha göstermiştir:
Türkiye gibi büyük bir ülkenin basiret, vizyon, kalite açısından çok küçük, çok iptidai, çok çapsız bir ana muhalefet partisi vardır.
Bunlara belediye büfesi bile teslim edilmeyeceği tekrar ortaya çıkmıştır.
Şu gerçeği herkesin bilmesini, anlamasını istiyorum:
Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenler CHP’lilerin bizzat kendileridir.
Karşımızdaki tablo tam olarak şudur:
Yolsuzluğu yapan, rüşveti alan, paraşütle diploma sahibi olup yüz binlerce gencin hakkını yiyenler CHP’li…
Bu paraların bir kısmını siyasi ajandaları için kullanan, bir kısmını da kurdukları suç örgütü üzerinden şirketlerine aktaranlar CHP’li…
Soruşturma başlayınca hem emniyette hem savcılıkta itirafçılık sırasına girenler CHP’li…
Soruşturma derinleştikçe savcılığa yeni belge ve bilgi yağdıranlar CHP’li…
Suç örgütünün medyada ve sosyal medyada kullandığı tetikçilerden, trol ordularından yılan, yorulan, bıkanlar CHP’li…
Kurultayda “şaibe var” diyerek mahkemeye şikâyette bulunanlar CHP’li…
Dönen dolapları, alınan rüşvetleri, yapılan hırsızlıkları ekran ekran dolaşıp anlatanlar CHP’li…
Ama suçlu AK Parti…
Ya Allah aşkına, biz böyle bir iç hesaplaşmanın neresinde olabiliriz?
Sizin paylaşım kavganız sebebiyle başlayan yargı sürecini niye bize mal ediyorsunuz?
Partiniz içindeki ihbarcılık yarışına niçin bizi karıştırıyorsunuz?
Vatanına ve milletine büyük bir aşkla bağlı olan; yiğitliği, mücadelesi, samimiyeti ve örnek şahsiyetiyle gönüllerde taht kuran merhum Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi şehadetinin 16’ncı yıl dönümünde rahmetle, hasretle yâd ediyorum.