Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli: Türkiye; tarihî birikimi, devlet tecrübesi, ekonomik kapasitesi, diplomatik gücü ve Türk dünyasıyla kurduğu güçlü ilişkiler sayesinde Teşkilatın gelişiminde önemli bir konuma sahiptir.
Dönem başkanlığı sürecinde Türkiye’nin önünde kapsamlı bir çalışma gündemi bulunmaktadır.
Bakanlıklar, kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplum yapıları; kendi görev alanlarında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2040 Vizyon Belgesi doğrultusunda somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirmelidir.
İsmail Gaspıralı’nın ortaya koyduğu “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı, bugün Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çağın şartlarına uygun biçimde geliştirilmesi bakımından yol gösterici niteliğini korumaktadır.
Bu çerçevede eğitim, kültür, ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarında iş birliği mekanizmaları güçlendirilmeli; Türkiye’nin bilgi birikimi ve kurumsal kapasitesi, Türk dünyasının ortak kalkınma hedefleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Türk dünyasının sahip olduğu potansiyel, devletlerimizin mevcut imkânlarının toplamından daha büyük bir anlam taşımaktadır. Bu potansiyelin gerçek bir güce dönüşmesi; ortak akıl, güçlü koordinasyon, karşılıklı saygı, egemenliklere riayet ve uzun vadeli bir bakışla mümkündür.
Türkiye’nin dönem başkanlığı da bu anlayışın somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır.
İstikametimiz açıktır: Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmaktır.
Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığı sürecinde tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir.
TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’NI HEP BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ
Ülkü Ocakları olarak Türk gençliğinin devletine, milletine ve ailesine faydalı fertler olarak yetişmesi için çalışıyoruz. Görüşü ve düşüncesi ne olursa olsun her gencimize sahip çıkmak sorumluluğumuzdur. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin “Gençlerimize sesleniyorum. Fransa’ya heveslenmeyin. Batı emperyalizmine kapılmayın. Türkiye’ye sahip çıkın. Türkiye sizin olsun.” sözleriyle yaptığı çağrı, Türk gençliğine verdiği değeri bir kez daha göstermiştir.
Ülkemizin huzurunu ve millî birliğimizi güçlendirmeyi hedefleyen Terörsüz Türkiye sürecinin, üniversitelerimizde güvenli eğitim ortamını desteklemesini önemsiyoruz. Gençlerimizin kaygı duymadan derslerine odaklanabildiği, bilim üretebildiği ve geleceğe hazırlanabildiği şartları güçlendirmeliyiz. Gençlerimizden beklentimiz, eğitimlerini başarıyla tamamlamaları, kendi alanlarında donanımlı bireyler olarak yetişmeleri, edindikleri bilgi ve birikimle; devletimize, milletimize ve ailelerine faydalı olmalarıdır.
Gençlerimizin huzur içinde eğitim almasını engelleyebilecek provokasyonlara karşı dikkatli olmalıyız. Gençleri yönlendirmek amacıyla ortaya atılan iddiaları ve bunlara dayanak gösterilen bilgileri titizlikle değerlendirmek gerekir. Gençlerimizin siyasi hesaplar uğruna şiddete sürüklenmelerine ve emniyet güçleriyle karşı karşıya getirilmelerine fırsat verilmemelidir. Gençlerimizin güvenliğini ve eğitim hayatını korumak, Türkiye’nin geleceğine karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Doğrulanmamış bilgilerin hızla yayılması bu tehlikeyi artırabilir. Kaynağı belirsiz iddialar ve bağlamından koparılmış görüntüler, insanların kaygısını öfkeye dönüştürmek için kullanılabilir. Bilgiyi araştırmadan yapılan çağrılar, sonuçları düşünülmeden atılan adımlar, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilir. Siyasi alanda aradığı desteği bulamayan herhangi bir yapının, gençlerin tepkisini şiddete yönelterek üstünlük sağlamaya çalışması kabul edilemez. Kaynağı ve amacı ne olursa olsun, gençlerimizin geleceğini kendi çıkarlarına feda etmeye yönelik her türlü girişim karşısında duruşumuz nettir. Hiçbir siyasi hedef, bir gencin canından daha değerli değildir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, refah ve istikrarı esas alan Yağmur Stratejisini açıklarken, “Bununla birlikte, yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir.” uyarısında bulunmuştur. Refahı büyütürken yıkıcı sonuçları önleme sorumluluğunu ifade eden bu anlayış, gençliğe yönelik çalışmalarımızda da bize yol göstermektedir.
Gençlerin emeği ve yeteneği eğitimde, bilimde ve üretimde karşılık bulduğunda ülkemize bereket getirir; huzurumuzu ve refahımızı artırır. Aynı enerjinin provokasyonlarla şiddete sürüklenmesi ise hayatlara zarar veren bir sele dönüşebilir. Bizim sorumluluğumuz, gençlerin imkânlarını çoğaltmak ve onları bu tehlikelerden korumaktır.
Millî ve manevi değerlerine bağlı, düşünme ve problem çözme becerileri gelişmiş, donanımlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir gençliğin yetişmesi temel hedefimizdir. Gençlerimizin bilimde, teknolojide ve üretimde ortaya koyacakları emek, ülkemizin huzurunu ve refahını güçlendirecektir. Bu anlayışla Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte gerçekleştireceğiz. 🇹🇷
Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Mustafa ASLAN'a Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli: Dünyada siyasi, ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ulaştığı seviye, T��rk dünyasının geleceği bakımından büyük önem taşımaktadır.
Türk Devletleri Teşkilatı; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve müşterek gelecek tasavvurumuzun kurumsal zemini hâline gelmiştir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir.
Savunma sanayii, teknoloji, eğitim, bilim ve kültür başta olmak üzere birçok alanda iş birliği imkânlarının artması, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çok boyutlu bir yapıya kavuştuğunu göstermektedir.
Bununla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ilişkilerin temelinde, her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesi bulunmaktadır. Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. Türk devletleri arasındaki iş birliği, bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir.
Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devletidir. İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığını üstlenecek olması da bu gelişmelerin ortaya çıkardığı önemli bir sorumluluk ve fırsattır.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler ise bu sürecin en güçlü dayanaklarından biridir. İki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağları, siyasi gelişmelerin ötesinde milletlerimizin ortak hafızasına ve gönül bağına dayanmaktadır.
Bu bakımdan Karabağ Zaferinin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede gerçekleştireceği buluşmanın, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz.
Ekim ayının son haftasında Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, bu bakımdan tarihi bir önem taşımaktadır. Zirvede dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçmesiyle birlikte Türkiye, Türk dünyasının ortak hedeflerinin hayata geçirilmesine yönelik önemli bir sorumluluk üstlenecektir.
Milletimiz emin olsun, milli birliğimizi kuvvetlendirecek, yeni Türk asırlarına yelken açacağız. Engelleri aşa aşa, oyunları boza boza güçlü geleceğimizi milletçe birlikte inşa edeceğiz.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını; bizleri korkutmak için silahlanıyorsa, hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır.
Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda, hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı Türkiye her bakımdan gayrı hukuki ve gayrı ahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.
Peşinen söyleyelim. Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir.
Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Peşinen söyleyelim. Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir.
Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.