Sosyal medya hesaplarında tarih atıp geçmiş dönem Ocak başkanlığı sıfatını kullanan şerefsizler! davasını, partisini, liderini savunmak ve korumak adına bir cümle yazmaktan imtina eden namussuzlar! Ülkücü sıfatı size yakışmıyor. Sabrımızı sınamayın , şansınızı zorlamayın...
Ülkü Ocakları’nda Bilge Kağan’dan Kürşat’a, Sultan Alparslan’dan Fatih’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e uzanan büyük Türk yürüyüşünün ayak izleri vardır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Hiç kimse bizden Kıbrıs Türkü’nün davasını müzakere masalarında aşındırılmış formüllere, uzatılmış oyalamalara, Rum tarafının bitmeyen oyunlarına teslim etmemizi istemesin.
Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir.
Kendi güvenliğini ABD’nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülkümüze ve Doğu Akdeniz’de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır?
Dün kara dediklerine bugün ak diyenlerin, dün yerin dibine batırdıklarını bugün el üstünde tutanların, dün pusu kurduklarına bugün kucak açanların terazisiyle pazara gitmeyecek, onların defteriyle hesabımızı görmeyeceğiz.
Biz dünyaya Ankara’dan bakar; dünyayı Türkçe okur, yarınımızı dünün ışığında Türk’çe tayin ederiz.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Ülkü Ocaklarını çok iyi tanıyorlar ve ondan rapora alıyorlar. Bu devletin bu milletin omurgası olduğunu çok iyi biliyorlar.
Gerçek Ülkücülerle, Ülkücü olmayanları şöyle ayırabiliriz. Avrupa Parlamentosu raporuna bakın. Kimden bahsediliyor? Ülkü Ocaklarından! Peki, "Milliyetçiyim" diyen diğer siyasi oluşumlar var mesela. Onlardan hiç bahsedilmiyor. Örneğin, bazıları var ki Suriyeli düşmanlığıyla biliniyor veya bir diğeri "Çok 'iyi'yim" diye anlatıyor kendini değil mi? Onlar neden raporda yer almıyor? Çünkü onları da tanıyorlar. Ülkü Ocaklarını da çok iyi tanıyorlar. Tanıdıkları için rapora ekliyorlar. Çünkü korkuyorlar.
@nedimsener2010
Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan; irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir. Ülkü Ocakları; dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur.
Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Avrupa Parlamentosu 2025 Yılı Türkiye Raporu da işte bu eğri cetvelle çizilmiş bir metindir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ne çarpıcı bir tezattır ki Avrupa, yıllardır Türkiye’ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta; rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imaları ile süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı muhaliflerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hâlâ Türkiye’nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir.
Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliği ile tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar, ne hakkaniyet çıkar, ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar.
Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
@ayyildirim1 O gün de hedef aynıydı, bugün de hedef aynıdır. Sözün çıktığı kürsülerin, başkentlerin değişse de niyetleri değişmemiştir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Avrupa Parlamentosu raporunda, hepimizin yetiştiği o kutlu ocağa, göz aydınlığımız, gönül ferahlığımız olan Ülkü Ocaklarımıza yöneltilen ifadeler de eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hâlidir. Bu mesele yeni değildir. Dün Washington’da Ülkü Ocakları aleyhine dosya açmaya çalışanlar vardı, bugün Brüksel’de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır.
Dün Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetkisi Yasası’nın içine, Ülkü Ocaklarının terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir. O gün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığımız da bu girişimi esefle karşılamış, bunun asılsız ithamlarla örülmüş, köklü müttefiklik hukukuna yakışmayan, Türkiye karşıtı lobilerin Avrupa’da da sahneledikleri yanlı bir teşebbüs olduğunu açıkça ilan etmiştir.
O gün de hedef aynıydı, bugün de hedef aynıdır. Sözün çıktığı kürsülerin, başkentlerin değişse de niyetleri değişmemiştir.
Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini millî ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkındayız. Devlete sadakati görev bilen, bayrak ve vatan sevgisini yüreğinden eksik etmeyen, teröre karşı elif gibi dimdik duruşunu koruyan Türk gençliğinin biricik yuvası olan Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir.
Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan; irfanı imanla, cesareti ahlakla buluşturan kutlu bir mekteptir. Ülkü Ocakları, dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ülkü Ocakları Dergimizin 268. sayısına “Anadolu’dan Türkistan’a” başlıklı kıymetli yazılarıyla katkı sunan MHP Grup Başkanvekilimiz ve Milletvekilimiz Prof. Dr. Sayın Filiz Kılıç’a teşekkür ediyor, nazik misafirperverlikleri için şükranlarımı sunuyorum.