İnanılır gibi değil!!!!
İNANAMIYORUM
455 bin kişi ( etki ettiği alan kim bilir kaç katı ) günlerdir küçük bir habere bile muhtaçken, bizim bu kadar bilgiden yoksun bırakılmayı HAK ETMEDİK ; bunu kesinlikle HAK ETMEDİK YA !!!
Buharlaşan milyarlar yetmedi, benden de 500 bin TL koparacaklar!
AKP Genel Merkezi şahsıma 500 bin TL’lik tazminat davası açmış!
Vatandaşın mağduriyetine kafa yoracakları yerde kendilerini eleştirenlere dava açmak…
Yahu sizin dava açmanız gereken yer ben değilim, yolsuzluk yapan AKP'liler!
Partiniz için gösterdiğiniz hassasiyeti fon meselesinde gösterseniz yüz binlerce insan mağdur olmazdı!
Bu saatten sonra
X benim için bitmiştir!!!
Sayın Cumhurbaşkanı Ekim ayında 1 M altı Anaparalar ödenecektir dedi mi ?
Dedi !!!
Kasım 1' ne kadar beklerim.
Sözlerin yerine getirileceğine inancım hala var.
Ancak !!!
Bu gerçekleşmez ve ödeme planı göremessem.
İnancım bitmiştir.
Bir Karadenizli olarak
İmancım bittiğinde İnadım Başlar .
Hakkımı Yasal Yolardan aramaya devam edeceğim.
Siz tivit atmaya devam edin.
Ben kızımın rızkını kimseye yedirmem.
Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe
Ben mi yanlış gördüm? Libya’dan, Kamboçya’dan bahsedilen kabine toplantısında TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARININ SOYULDUĞU FON KRİZİNDEN BAHSEDİLMEDİ Mİ?
Akşama kadar bunun için mi bekledi bu kadar insan…
📌 SPK'nın Görevden Alınan Başkanı Ömer Gönül’ün 04 Kasım 2025’te 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde bir gazetecinin “fonların manipülasyonda kullanılması” konusunda sorduğu soruya verdiği cevap; (Kaynak: Anadolu Ajansı)
👉 "Eğer fonları bu şekilde kullanırlarsa ceza vermekten çekinmeyeceğiz. Burada sorumluluk tamamen portföy yönetim şirketlerinde, portföy yöneticilerinde. Gerekirse lisans iptali ve tüm tedbirleri uygulamakta kararlıyız. Kısa zamanda yapıp bunları hayata geçiririz. Fonlara zarar gelmesine müsaade edemeyiz. Fonlarda içindeki yatırımcı farklı yöneten farklı, yatırımcıya zarar vermeden yönetenlerin gerekli tedbirleri almaya mecbur kılmamız lazım. Buradaki hassas dengelerimiz bu. Yoksa fonlardaki yatırımcının bir günahı yoktur ama yöneticilerin bunları bu şekilde kullanıyor olmalarına müsaade etmemiz mümkün değil.
👉 Sayın Ömer Gönül gazeteciye verdiğiniz cevapta " fonlardaki yatırımcının bir günahı yoktur " diyorsunuz. Bu sözünüzle fon vurgununda mağdurların hiçbir suçu olmadığı anlaşılıyor.
👉 O zaman suç, gerekli tedbirleri almadığı için sizin başkanı olduğunuz kurum mu oluyor?
👉 Sizin bu sözünüzle fonlara binlerce kişi yatırımcı yapmış olabilir. Bu durumda mağdurların zararlarını kim karşılaması gerekir?
📌 Bu konuşmanızda belge olarak burada kalsın...
ŞUAN | Yüzlercesine şahidim…Toplumun her kesimi, memleketin her köşesinde, 40 gündür, 7’den 70’e herkes vurgundan, dolandırıcılıktan bahsediyor….
- üç kuruş maaş almak için anamız ağlarken,
- emekli maaşım yetmiyor diye çalışmak zorunda kalırken,
- çocuğumuzu okutmak için borç alırken,
- ay sonunu getiremezken,
alçaklar milyarlarca lira vurgun yapıp, hayal bile edemediğimiz hayatları yaşıyor, vatandaş yapsa ters kelepçeyle içeri girer bir daha çıkamaz ama bunlara dokunan yok, Allah belalarını versin DİYOR…
Aşağıda ki fotoğrafı 10 gün önce Diyarbakır da çektim.. Amca 82 yaşında….
HABER | Gazeteci İsmail Saymaz : "Bu bir Devlet Bahçeli'nin ifadesiyle 'örgütlü bir haramzadelik', 'örgütlü bir vurgun'. Dolayısıyla bu fatura kime ciro edilecek?"
“Herkes biliyor ki Fatma Betüller'in cebini doldurabilmek için binlerce, on binlerce, yüz binlerce insan sisteme adeta bir tuzağa düşürülür gibi çekildi ve hesap onlara ciro edildi."
"Hesaba göre zaten 830 milyar batmış. Toplanan para sadece Türkiye Sigorta'nın Tera'da batan parasını bile karşılamıyor."
"Daha henüz Muhammed Yarı'zın Rodos'taki 3 tane teknesi geri gelmedi, daha duruyor orada. Ben yazmasam kimsenin de haberi yoktu ondan."
"Emekliler, asgari ücretliler, fakir fukara, garibanlar... Bu borcu sırtlanmak zorunda bırakılırsa işte o zaman büyük felaket olur. Kamu kaynaklarının seferber edilmesinden çok korkuyorum."
"1 ile 16 Eylül arasında sistemden kaçan paranın 400 küsur milyar ve sistemden para çıkaran insan sayısının 401 olduğunu söylemediler mi? İkisini topla 600'ü buluyor. Peki mağduriyetleri gidermek için toplanan o 25 kişi nerede, bu 600 kişi nerede?"
Sırbistanlı öğrencilerin seçim kazandıran programı burada!!! Üç slogan altında toplanan 11 maddelik bir programları var. Temel felsefeyi de şöyle özetlemişler:
Yalnızca iktidardaki kişileri değiştirmek değil, siyasi gücün tekelleşmesine, devlet kurumlarının ve yurttaşların yaşamının iktidarın kontrolüne girmesine imkân veren kuralları değiştirmek.
I. Slogan: "Ya Sırbistan ya mafya"
Hedef: Yolsuzlukla mücadele, hesap verebilirlik ve bağımsız kurumlar
1-Bağımsız yargı: Mahkemeleri ve savcılıkları siyasi baskıdan kurtarmak; yolsuzlukları soruşturacak özel bir savcılık polisi kurmak. Polis teşkilatını organize suç bağlantılarından arındırmak.
2-Haksız kazanılmış servete el koyma: Kamu görevlilerinin mal varlıklarını araştırmak; yolsuzlukla edinilen servetleri geri almak. Görevini kötüye kullanan ve insan haklarını ihlal eden kamu görevlilerini hesap vermeye zorlamak.
3-Şeffaf kamu ihaleleri: Devlet sözleşmelerini ve ihaleleri kamuoyuna açmak; özellikle gizli anlaşmaları ve yüksek maliyetli altyapı projelerini denetlemek.
4-Özgür medya: Kamu yayıncılığını ve medya düzenleme kurumunu siyasi denetimden kurtarmak; ayrımcılık ve nefret söylemiyle mücadele etmek, yayın lisanslarını yeniden düzenlemek.
II. Slogan: "Bilgi güçtür"
Hedef: Liyakat, eğitim ve bilgiye dayalı ekonomi
5-Kamuda liyakat: Siyasi kadrolaşmaya son vermek; kamu kurumlarının ve şirketlerinin yönetimine partiye sadık kişileri değil, uzmanları getirmek.
6-Eğitim reformu: Eğitimi siyasetten arındırmak, eleştirel düşünmeyi ve çağdaş eğitimi geliştirmek; ilk ve ortaöğretimde ücretsiz ders kitabı sağlamak.
7-Bilgiye dayalı üretim: Üniversitelerle üretim dünyasını buluşturmak; araştırmayı, yenilikçiliği, yerli girişimcileri ve çiftçileri desteklemek. Ucuz işgücüne dayalı ekonomik modelden uzaklaşmak.
III. Slogan: "Sırbistan bizimle büyüyor"
Hedef: Çalışma hayatı, ekonomik bağımsızlık ve sosyal haklar
8-İş güvencesi: Belirli süreli iş sözleşmelerinin azami süresini 24 aydan 12 aya indirmek; çalışanların güvencesizliğini azaltmak.
9-Tekellerle mücadele ve gıda güvenliği: İthalat lobisinin piyasa üzerindeki hâkimiyetini kırmak; tarım arazilerini ve su kaynaklarını korumak.
10-Ulaşılabilir konut: Genç aileler, öğretmenler ve sağlık çalışanları için uygun fiyatlı kiralık ve satın alınabilir konutlar sağlamak.
11-Her köye doktor: İlaç fiyatlarını düşürmek, kırsaldaki sağlık merkezlerini yeniden açmak ve ülkenin her bölgesinde temel sağlık hizmetlerine erişimi sağlamak.
Prof.Dr. Ersan ŞEN:
PBLK ve “takas kesinliği” bakımından yeni yasal düzenlemenin yatırımcı aleyhine uygulanması, müktesep/kazanılmış hakka aykırı olur. 17 Eylül 2026 saat 13.30 öncesinde geçerli olan SPK m.79/1’e göre ele alınması gerekir.
@RTErdogan#CumhurBaşkanımPBLKiçinveto