Ümit Özdağ: “Sencer Solakoğlu, Türk tarımına büyük katkılar veren, idealist, yurtsever bir iş insanı. Parasından çok ülkesini seviyor.
Sayın Solakoğlu, İmamoğlu’na tarım konusunda danışmanlık yapmasının ve Tarım Bakanlığı’nın politikalarını eleştirmesinin bedelini dün işletme ruhsatının iptal edilmesi ile ödedi.
Düşman ceza hukuku, iktidarın muhalefete karşı kin ve düşmanlığının sonucu olarak sadece mahkemelerde değil hayatın her alanında uygulanıyor.”
Türkiye'de istifa sadece siyasetçilerden beklenen bir meziyet.
Sivil toplum kuruluşlarından spora yerel yönetimlerden özel sektöre yetki sahipleri, bırakın sorumluluk üstlenmeyi, sorumlu oldukları konuda tatminkar açıklama yapmayı bile zül kabul ediyor.
Bunların yaptıklarının sorumluluğunu almama sonuçları ile yüzleşmeme herhangi bir spor,sanat,müzik vs organizasyonda ülkenin başarılı olması dahi umurlarında değil varsa kendi istikballeri kaçak sit alanlarında imar izinsiz villa,otel yapımı güçlü rakipte istemiyorlar mümkünse şaka dahi yapılmasın bunlarla ilgili
AKP'li Mehmet Baykan, Konya'da düzenlenen Nasrettin Hoca Şenlikleri'nde temsili 'Nasrettin Hoca' olan oyuncu Müfit Can Saçıntı'nın sözlerine sinirlenerek şenlik alanını terk etti.
"Bugün nasip oldu, Nasreddin Hoca’nın eşeğine kayyum olarak atandım."
Türkiyede modern ve daha az maliyetli anlamda tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu iktidarı görmediği için 💵(!) ve chpnin kazanan kadrosunda yer aldığı için cezalandırılmış müesses nizam tarafından
Sahibi olduğu Feyz Çiftliği'ne Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından ‘denetim’ adı altında baskın yapıldığını ve bu baskında bir ineğinin bakanlık personeli tarafından ezilerek öldürüldüğünü iddia eden Sencer Solakoğlu’nun işletme ruhsatı ve sertifikası iptal edildi.
Barış Yarkadaş:
"Ekrem İmamoğlu başkanlığını kazandığında, bizim Kemal Bey saf saf, saf insan olduğu için bir hesap uzmanını Ekrem İmamoğlu'na gönderiyor.
Ekrem İmamoğlu da o zamanki nezaketiyle kırmamak için hesap uzmanı arkadaşımızı kabul ediyor.
Arkadaşımız anlatıyor. 'Belediye şöyle yönetilmeli, kamu kaynakları böyle kullanılmalı, kaçak olmamalı, insan kaynakları şöyle olmalı' diye dört dörtlük bir mali tablo ve yönetim sistemi sunuyor.
Ekrem Bey de nezaketen dinliyor ancak refleks göstermiyor.
Kemal Bey'in yolladığı üstat, 'Başkanım, anladığım kadarıyla sunumdan pek memnun olmadınız' diyor.
Ekrem Bey de 'Yok hocam, dinledim, güzel anlattınız da ben burayı şirket gibi yöneteceğim' cevabını veriyor."
(tv100)
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Amor, Akın Gürlek hakkında konuştu:
“Kendisinin dahil olduğu süreçlerde siyasi ve politik bir araç olarak kullanıldığını söyleyebiliriz.
AKP sandıkta yapamadığı şeyi, yani İmamoğlu’nu yenmeyi, yargıyı kullanarak yapmaya çalışmıştır.”
Atatürk'e hakaret ettikten sonra tutuklanıp sonrada verem sebebiyle cezaevinde kalamaz diye serbest bırakılan yobaz işine devam ediyor.
Bu şahıs veremse neden yemek sektöründe çalışıyor?
Mustafa Sarıgül: “‘Yeni parti kurulmamalı’ diyenler, benim parti kurmamı örnek gösteriyor.
Hiç benzer yanımız yok.
Özgür Özel CHP’yi birinci parti yaptı, devamında da çok başarılı bir profil oluşturdu. Özgür Bey şu anda bir halk kahramanı durumunda.
Yeni parti kurması için dipten gelen bir dalga var, kuracağı parti olağanüstü başarılı olur.”
Trump'ın Anıtkabir'i ziyaret etmeyecek olması çok net mesajlar içeriyor. Ayrıca bir protokol krizidir. Türk Devleti'nin geleneğini alenen tanımıyor ama yani kime ne anlatacaksın, iktidarın tutumu belli.
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
"Erdoğan çok zam yapıyor, senede bir defa yapsın. Halkımız az yesin, az gezsin. Bende Hollanda da asgari ücretle geçiniyorum."
İnanç kisvesi altında kendi vatanına ve milletine düşmanlık eden başka bir toplum daha yoktur.
Bakın bu çok önemli bir olay.
Hacıosmanoğlu’nun yalan söyleyerek hukuka aykırı şekilde kasaba kurmak istediği alan hem arkeolojik sit, hem ulusal öneme sahip sulak alan hem de kesin korunacak hassas alan statülerinin tamamını barındıran paha biçilmez bir bölge.
Buna rağmen, “milli takım oyuncularına villa tahsis etme” kılıfı altında burayı talan etmeye kafaya koymuşlar.
Oysa bölgede ne yeterli su kaynağı var ne de bu yükü kaldırabilecek bir kanalizasyon altyapısı mevcut.
partiye arınma iddiası ile mahkeme ile geliyor aday olduğu seçimi kaybeden adamları zorla iddia üzerine partide görevlendiriyor yüzyılın vurgunu o düğünlerin etkinliklerin parası kaynağı ne bunları da paylaşsınlar o zaman
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da düzenlenen düğün töreninde, Genel Başkan Yardımcımız Cemal Canpolat’ın kızı Irmak Canpolat ile Aykut Ergün Merter’in nikâh şahitliğini yaptı.