kendine iyi bak baba. 13. olup küme düşme tehlikesi yaşayan rezil kepaze kulübe gelip nesilleri galatasaraylı yapmanı ve tek bacakla gol kralı olup şampiyonluğa direkt etki etmeni asla unutmayacam. babam bana torinolu şaban'ı anlattı ben de çocuğuma seni anlatacağım
O muzip piç tavrınla kendini hiç sevdirecek gibi değildin, aşık ettin. Daha çok atan olacak, daha çok sevindiren de sevdiren de olmayacak. Yaptığın yapamadığın her şeyi, en çok da "birazdan bi şey yapar bu piç" hissini özleyeceğim. Güle güle iki gözüm.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
En büyük rakibi hep kendisi oldu çünkü hiçbir zaman tatmin olabilen bir yapıda olmadı.
Hep daha iyisini aradı. Geçen yılların farkındaydı belki ama asla kabul etmedi. Edemedi. Kafasının içinde hala Sporting altyapısından çıkmış o çocuktu. Ama yıllarla olan mücadeleyi, insanlık tarihinde kazanabilmiş tek bir insan bile olmadı.
O da yapamadı. Dünya Kupası hayali, hayal olarak kaldı ama arkasında 3 kupalı, gurur duyulası bir miras bırakarak en büyük sahneden indi.
Eyvallah büyük usta. Elveda.