Kıymetli Komşularım;
İlk defa bu bayram, en kıymetli emanetimizi, Cumhuriyetimizi, 90 gündür özgürlüğümden yoksun ve belki de ilk defa özgür olmanın kıymetini bu kadar derinden hissederek bir hücrede bir başıma kutluyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşımın, daha ilk günlerde posta ile gönderdiği Türk Bayrağı kartpostalına bakarak, Üsküdar’da o hep birlikte coşku ile kutladığımız, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını özlemle andığımız gururlu telaşlarımızı düşünüyorum ve bir kez daha hatırlıyorum: Ne kıymetli şey özgürlük!
Tüm eğitimini devlet okullarında almış ve bunu geri ödeme sorumluluğu ile 22 yıldır durmaksızın çalışan, aldığı sorumlulukları eksiksiz yerine getirme gayretinde olan bir Cumhuriyet kadını olarak biliyorum ki; kendi kimliklerimizle, barış içinde var olmamızın yegane yolu Cumhuriyetimizin ve onun kazanımlarına sahip çıkmaktır.
Cumhuriyet özgürlüğün, eşitliğin, adaletin ve onurlu yaşamanın teminatıdır, hukukun üstünlüğüne inanmak, dürüstlükten ve adaletten sapmamak, her durumda vicdanımızın sesini dinlemektir. Tüm farklılıklara rağmen bir arada kardeşçe yaşayabilmektir.
Bundan bir asır önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk bağımsızlığa giden yolun ancak millet iradesi ile çizileceğini vurgulayarak "milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" demiş ve yola çıkmıştır. Yolun sonunda Cumhuriyeti ilan ederek, en kıymetli hazinesini bizlere emanet etmiş ve "Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır" demiştir.
Bu sözün ışığında, emanete sahip çıkma bilinci ile, Cumhuriyetin kıymetini bugün dünden daha iyi bilerek, onu anlamanın idraki ile görevimize dört elle sarılacağız.
Umarım sizler, hep birlikte, bu coşkuyu yüreklerinizde hissederek, daha nice bayramların teminatı olan yurttaşlık duygusu ve coşku ile güzel bir bayram geçirirsiniz.
Aramızdaki mesafeye rağmen kalbim ve Cumhuriyet sevgim sizlerle Üsküdar'da olacak.
Hepinizi hasretle kucaklıyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyor, şükranlarımı sunuyorum.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!
Sinem Dedetaş
Üsküdar Belediye Başkanı
29/10/26, Çorlu
🗞️İSMAİL ARI @ismailari_ :
"Gazetecilik suçundan yine cezaevindeyim. 28 kişilik koğuşta 62 kişi kalıyoruz. Yerde yatıyorum. İlk gece battaniye, yastık vermediler, sonra kantinden bin lira verip bir battaniye aldım, onunla uyudum. Sözcü TV’yi, Koza TV’yi izleyemiyoruz, sadece yandaş kanalları ve belgeselleri izleyebiliyoruz. "
🗞️TUĞBA TEKEREK @tugbatekerek :
"2 yıl önce Gürcistan’da yaptığım bir röportaj nedeniyle buradayım. 24 kişilik koğuşta 42 kişi kalıyoruz. Gece yerde uyuyorum, gündüz ise yine aynı beton zemin üzerinde oturarak vakit geçiriyorum çünkü sandalye yok. Kantinden satın almak istedim, orada da yokmuş. Yemekler plastik bir leğende geliyor. Metal karavana istedik. 42 kişi için sadece 2 kişilik bir metal karavana verdiler, daha büyüğü için ödenekleri yokmuş."
🗞️ALİ TARAKÇI @alitarakcii :
"Ben şanslıyım, ranzada yatabiliyorum. "Bir bakan istifa edecek" dediğim için buradayım."
👉Bugün günlerden Sincan!
🗞️Gazetecilik cezaevinde, insan hakları beton zeminde!
🇹🇷Yazık bu güzel ülkeye!
@adalet_bakanlik
Bizim çocukluğumuzda masallar mutlu sonla biterdi.
İyiler kazanır, kötüler kaybeder, adalet yerini bulurdu.
Şimdi büyüdük…
Masallar değişti. Kötüler cezasız, iyiler çaresiz, adalet ise hâlâ bekleniyor.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, yıllar önce Büyük Birlik davasının hangi ideal üzerine kurulması gerektiğini şu sözlerle anlatmıştı:
“Bir Büyük Birlik olmalıydı.
Neyin birliği olmalıydı?
Vatanda birlik diyen, millette birlik diyen, devlette, bayrakta birlik diyen; ezanda, kıblede, secdede birlik diyen, Kur’an’da, Peygamber’de, Allah’ta birlik diyenlerin birlik davası olmalıydı.
Kimisi Kürtçülük yapıyordu, kimisi mezhepçilik yapıyordu, kimisi örgütçülük ve bölücülük yapıyordu.
Hâlbuki Kürdüyle, Türkmeniyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Lazıyla, Çerkeziyle; doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisiyle Türkiye bir olmalıydı. Türkiye birlik olmalıydı ve bu birliği temsil edecek, bu birliği sağlayacak bir Büyük Birlik olmalıydı!”
Muhsin Başkan’ın büyük hayali; ayrışan değil birleşen, kutuplaşan değil kucaklaşan, farklılıklarını zenginlik bilerek aynı bayrak altında kenetlenen bir Türkiye’ydi.
Onun Büyük Birlik anlayışı; ayrılıkların değil kardeşliğin, bölünmenin değil bütünleşmenin, küçük hesapların değil büyük bir Türkiye idealinin adıydı.
#BüyükBirlik, bir isimden ibaret değil; bir milletin birliğine, devletin bekasına ve kardeşliğin ebediliğine adanmış bir davadır.
Rahmet ve özlemle anıyoruz.
#MuhsinYazıcıoğlu #BüyükBirlikPartisi #BüyükBirlikDavası #BirlikVeKardeşlik
Nazik davetleri üzerine Siyasi Liderler Platformu’nda gençlerimizle bir araya geldik.
Bu sıcak ve samimi ortam için kendilerine teşekkür ediyorum.
Söyleşinin tamamını YouTube kanalımda izleyebilirsiniz.
https://t.co/uBjPHFQCP9
➖3 Merkez Bankası Başkan Yardımcısı;
💡Biri Merkez Bankası'nı dolandırdığı için bir süre tutuklu kaldı, şu an ev hapsinde.
💡Diğeri fon vurgunu yaptığı iddiası ile tutuklu.
💡Bir diğerinin ise (Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğü'nü fon vurgunu ile dolandırdığı gerekçesi ile) mal varlığına tedbir kondu, yurt dışına çıkışı yasaklandı.
🖊️Her üçünün de cebimizdeki parada imzası var, iyi mi?
🍏Gökten 3 çürük elma düştü, üçü de Merkez Bankası'na düştü!
➖Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığına tedbir kondu mu?
➖Sonra bu tedbir kaldırıldı mı?
➖Sonra yeni bir tedbir kondu mu?
➖Sonra bu tedbir de kaldırıldı mı?
❓Neden?
Sayın Cumhurbaşkanı, denetim görevini yapmayanları, görevini unutanları ve milletin parasını kaybetmesine neden olanları tek tek açıklayın.
Kim görevini ihmal etti kim bu düzenden istifade etti? Millet, sorumluların isimlerini bilmek istiyor.
👉Devam eden soruşturma çerçevesinde:
👉İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, SPK'ya yazdığı yazının ardından,
💰Tam "401 milyar lira" para çekilmiş, sadece iki hafta içinde!
👉Yunanistan'ın savunma bütçesi kadar!
🇹🇷Yazık bu güzel ülkeye!