Alpha Finans Data Kurucu Ortağı. Finansal piyasalar, veri analitiği ve yatırım teknolojileri üzerine içerikler paylaşıyorum. Borsa, kripto, fon ve piyasa gündem
İzahname 2024 olduğu için 2025 te üretim 3 katına çıkacağı yazılmış şimdi baktım Nisan 2025 itibarıyla yeni kampüste güç transformatörleri, beton köşk ve yüksek gerilim anahtarlama sistemleri üretimine başlanmış.  Kampüs 2026 sonunda tam kapasiteyle üretime geçecek. 
Dağıtım trafosunda yıllık kapasite 6.000 adetten 25.000 adede çıkacak. Güç transformatörlerinde ise kapasite yaklaşık 30 kat artırılıyor. 
#BETAE ARZI ONAYLANDI … Beğendiğim bir şirket kabaca rakamlara izahnameye baktığımda
Transformatör ve enerji ekipmanları üreticisi olan şirket, Adana Hacı Sabancı OSB’deki ~63.680 m²’lik tesisinde faaliyet gösteriyor. Hem yurt içi hem uluslararası pazarlara ürün sunuyor.
Büyüme yatırımının özü:
2025’te üretim kapasitesi 3 kat artırılacak. Büyük güç trafolarının üretimi, anahtarlama, beton köşk ve ölçülü gerilim trafo hatları kurulacak.
Bana göre halka arz hikayesinin en somut ve güçlü tarafı bu madde.
Özetle
Beta Enerji, Türkiye’nin enerji altyapısı yatırımlarından doğrudan beslenen bir üretici. 40 TL fiyatla 16,2 milyar TL piyasa değeri biçilmiş. Kapasite 3 kat artacaksa bu değerleme haklı çıkabilir
https://t.co/SMTFcaqZ7I
Bakmak var, görmek var. #EKDMR
Telegram’da pazartesi akşamı analizini yaptığım, salı günü de aldığımı belirttiğim EKDMR – Ekinciler Demir Çelik tarafında süreç net ilerledi.
📌 8 Haziran: Takas ve yatırımcı hareketi üzerinden dikkat çeken tabloyu paylaştım.
📌 9 Haziran: Hisse yaklaşık %4 yükseliş gösterdi.
📌 10 Haziran: EKDMR günü tavan kapattı.
İki günde yaklaşık %13 performans.
Burada mesele sadece “hisse söylemek” değil;
mesele takası, yatırımcı davranışını, haber akışını ve fiyat hareketini birlikte okuyabilmek.
Piyasada herkes bakar, ama herkes görmez.
Biz Alpha tarafında ekrana değil, veriye bakmaya devam ediyoruz.
#MAVİ 2026/1Ç RAKAMLARIN ARKASINDA NE VAR? ALPHA ANALİZ…
Mavi bu çeyrekte net kârını %49 düşürdü. Manşet rakam çirkin görünüyor ama arkasını okuyunca tablo çok farklı.
Önce vergi meselesini çözelim. Efektif vergi oranı geçen yıl %27’ydi, bu çeyrekte %53,4’e fırladı. Sebep: TMS-29 kapsamında net parasal pozisyon kaybı 280 milyon TL’ye ulaşmış, geçen yıl 123 milyon TL’ydi. Vergi mevzuatı bu kaybı tanımıyor — şirket kağıt üzerinde daha az kazanıyor ama aynı vergiye tabi kalıyor. Net kârdaki çöküşün neredeyse tamamı buradan geliyor.
Operasyon ne durumda? FAVÖK 2,5 milyar TL, marj %19,7. Brüt marj 110 baz puan genişlemiş, %53,3’e ulaşmış. Satışların maliyeti hasılattan daha hızlı düşmüş — tedarik ve stok yönetimi çalışıyor.
Nakit tarafı temiz. Vadeli mevduat 7 milyar TL’nin üzerinde, blokaj yok, kısıtlama yok. Kur pozisyonu da bu çeyrekte çarpıcı şekilde değişmiş: geçen yıl sonunda net yabancı para yükümlülük pozisyonundayken bu çeyrekte net varlık pozisyonuna dönmüş.
Bölüm bazında bakıldığında Türkiye güçlü kâr üretiyor, yurtdışı zarar yazıyor. Uluslararası operasyonların kârlılığa kavuşması Mavi’nin önündeki en kritik yapısal soru — özellikle Kuzey Amerika yatırımları hızlanırken.
Kısacası: rakamların arkasına girildiğinde Mavi’nin bu çeyreği çok farklı görünüyor. Operasyon sağlıklı, nakit güçlü, marjlar korunuyor. Net kârdaki sert düşüş tamamen bir muhasebe distorsiyonu. Hikaye kırılmamış.
📢 https://t.co/GxfhhBGsdC
#MARTI hasılatını %41 artırmış olsa da genel yönetim giderlerinin hasılatı geçtiği ve esas faaliyet zararının 168,5 milyon TL’ye ulaşmış ; operasyonel bozulma bence raporun en çarpıcı detayı. Net zarar 226 milyon TL olarak gerçekleşmiş, ancak 626 milyon TL’lik finansman geliri ve 134 milyon TL’lik ertelenmiş vergi geliri bu rakamı önemli ölçüde yumuşatmış — bana göre temizlenmiş zarаr çok daha derin. Bağımsız denetçinin işletme sürekliliğine ilişkin vurguladığı 1 milyar TL’lik cari açık ve Denizbank’a devredilen otel mülkleri meselesi, likidite baskısının ve bilanço kalitesinin ciddi soru işaretleri taşıdığına işaret etmiş.
📢 https://t.co/GxfhhBFUo4
#MAVİ ilk çeyreğinde hasılatını neredeyse koruyarak brüt marjı %53’e taşımış, güçlü fiyatlama gücünü koruduğunu kanıtlamış. Ancak esas faaliyet karı yüksek pazarlama giderleri, TMS-29 parasal pozisyon zararı ve ağır vergi yükü nedeniyle bir önceki yıla kıyasla belirgin biçimde gerilemiş — bana göre asıl soru bu maliyet baskısının önümüzdeki çeyreklerde yumuşayıp yumuşamayacağı. Nakit 9,25 milyar TL ile kısa vadeli yükümlülüklerin %71’ini karşılarken serbest nakit akışı da pozitif seyretmiş; bilanço kalitesi açısından MAVI bu ortamda sektörün sağlıklı isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.
https://t.co/GxfhhBFUo4
@fintables#TMSN operasyonel tablo zayıf asıl iş (motor/traktör satışı) hem küçülmüş hem zarar ediyor, borç yükü artıyor. Gayrimenkul varlıkları bir tampon oluşturuyor ama sürdürülebilirlik açısından soru işaretleri var.
📊 https://t.co/jVYMLIyi7D
🤖 https://t.co/EC4VGvK93a
Endeksin nereden döneceğini bulmaya çalışma.
Selçuk Gönençler (
@xtraderx_
) 5-8-13 sistemiyle takip ediyorum.
Bu sistem nedir ?
5 ortalama ;
8 ve 13 ikisini birden yukarı kesince AL...
5 Sadece 8 ' i keserse teyitli olmaz 13 teyit için beklenir.
FİYAT > 5 üstünde kaldığı sürece Akımda kal ve devamlı yukarı oyna....
Fiyat > 5 altına inerde yeni alım yapmadan 5 ve 8 ortalama içinde vereceği yukarı kararı görene kadar TUT... 13 altında kar AL yada zarar KES
SAT verdikden SONRA 5 ortalama 8 ve 13 'ü YENİDEN yukarı kesene kadar DESTEK arama BEKLE!
Seriyi devam ettirelim. Bu hafta beğendiğim şirketlerden biri olan #DGATE’i Alpha Analiz ile incelemeye başlayalım.
Piyasa DGATE’i hâlâ klasik bir bilgisayar parçaları dağıtıcısı gibi fiyatlıyor. Oysa bence şirketin hikâyesi artık çok daha farklı bir yerde duruyor.
Çünkü şirket sadece bilgisayar bileşeni dağıtmıyor.
Akıllı telefon, tablet, giyilebilir teknoloji, yapay zekâ ürünleri, sanal gerçeklik gözlükleri; iştiraki Despec üzerinden ise mürekkep kartuşundan güvenlik kamerasına uzanan geniş bir portföy sunuyor. 2025 yılı net satışları 15,9 milyar TL’ye ulaşmış — birkaç yıl öncesiyle kıyaslandığında ciddi bir ivme var.
Benim için en kritik gelişme ise Apple ile kurulan doğrudan distribütörlük ilişkisi.
Ocak 2026’da Vodafone iş birliği kapsamında iPhone, iPad, Apple Watch ve kulaklık ürünleri için Apple ile doğrudan distribütörlük sözleşmesi imzalanmış. Artık Apple ürünleri doğrudan Apple’dan alınıyor. Bence bu hem marj hem de müzakere gücü açısından yapısal bir dönüşüm. Vodafone dağıtım sözleşmesi de 5 yıllık süre için yenilenmiş — uzun vadeli gelir görünürlüğü açısından tatmin edici buluyorum.
1Ç26 bilançosuna baktığımda;
📌 Net satışlar yıllık bazda %20 artarak 4,64 milyar TL’ye ulaşmış.
📌 Brüt kar marjı 4,29%’dan 6,33%’e çıkmış — dağıtım sektörü için bence güçlü bir genişleme bu.
📌 Esas faaliyet karı 137 milyon TL’den 202 milyon TL’ye yükselmiş, yani %47 büyüme.
📌 Ana ortaklık net kârı 25,3 milyon TL olmuş — geçen yıl aynı dönemde 27,2 milyon TL zarar vardı.
📌 İşletme faaliyetlerinden nakit girişi 1,46 milyar TL ile oldukça güçlü gelmiş.
Bana göre en dikkat çekici detay işletme nakit akışı oldu.
1,46 milyar TL işletme nakdi yüksek görünüyor ancak bunun büyük bölümü ticari borç artışından kaynaklanıyor — bunu göz ardı etmemek gerekiyor. Öte yandan kısa vadeli banka kredisi 1,37 milyar TL’den neredeyse sıfıra inmiş. Şirketin tek bir çeyrekte bu kadar finansal borç temizlemiş olması benim için pozitif bir sinyal.
Bir muhasebe detayına da dikkat çekmek istiyorum:
Ertelenmiş vergi varlığı 20,6 milyon TL’den 1,2 milyon TL yükümlülüğe dönmüş. Bu dönüşüm 22 milyon TL’lik ek vergi gideri yaratmış ve net kârı baskılamış. Yani reel operasyonel tablo, net kâr rakamının gösterdiğinden daha iyi bence.
Olumsuz gördüğüm taraflar;
📌 Finansman giderleri 225 milyon TL ile esas faaliyet kârını aşıyor — operasyonel gücü net kâra yansıtmak hâlâ zor.
📌 Net döviz açık pozisyonu 831 milyon TL — TL’nin değer kaybettiği dönemlerde bu risk belirginleşiyor.
📌 İlişkili taraf işlemleri yoğun: Sadece İndeks A.Ş. ile 549 milyon TL alım yapılmış, 321 milyon TL ticari olmayan borç var. Ana grup bağımlılığını yakından takip etmek gerekiyor.
📌 Maddi olmayan duran varlıklardaki haklar kalemi 331 milyon TL ve her çeyrek 18,5 milyon TL itfa yükü geliyor — bu kalemin içeriğini ayrıca incelemeye değer buluyorum.
Sonuç olarak;
DGATE’in hikâyesi klasik dağıtım modelinden kanal ortaklığına evrilen bir yapıya dönüşüyor bence. Apple direkt distribütörlüğü ve uzun vadeli Vodafone sözleşmesinin marj üzerindeki etkisi henüz tam yansımamış. Finansal borç temizlendi, brüt marj genişledi — bu trend devam ederse ve faiz ortamı yumuşarsa önümüzdeki dönemlerde net kâr rakamları çok daha güçlü görünebilir. Önümüzdeki hafta İncelememi istediğiniz şirketleri yorumlara yazabilirsiniz.
Yatırım tavsiyesi değildir.
Yeni Bir Seri: Alpha Analiz
Bu hafta beğendiğim şirketlerden biri olan #HRKET’i Alpha Analiz ile incelemeye başlayalım.
Bulls Yatırım bugün HRKET için 142,70 TL hedef fiyat ve %79 potansiyel açıkladı.
Peki bence bu hedef gerçekçi mi?
Bana göre piyasa HRKET’i hâlâ bir lojistik şirketi gibi fiyatlıyor. Oysa şirketin hikâyesi yük taşımacılığından çok, enerji ve altyapı yatırımlarının büyümesine ortak olmak üzerine kurulu.
Çünkü şirket sadece yük taşımıyor.
Rüzgar santrallerinden LNG tesislerine, petrokimya yatırımlarından nükleer enerji projelerine kadar birçok dev projenin içerisinde yer alıyor. Bu nedenle ben HRKET’i klasik bir taşımacılık şirketinden çok mühendislik ve proje yönetimi tarafında değerlendiriyorum.
Benim dikkatimi çeken noktalardan biri şirketin güçlü yurtdışı yapılanması. Bugün 32 farklı ülkede faaliyet gösteren bir yapıdan bahsediyoruz. Suudi Arabistan, Katar, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan ve Türkmenistan gibi bölgelerde devam eden projeler düşünüldüğünde HRKET’in hikâyesi yalnızca Türkiye ekonomisine bağlı değil.
Özellikle son yıllarda Orta Doğu’da hızlanan enerji ve altyapı yatırımlarının şirket için önemli fırsatlar oluşturduğunu düşünüyorum.
Alpha Analiz kapsamında 1Ç26 bilançosuna baktığımızda;
📌 Hasılat yıllık bazda %50 artarak 1,62 milyar TL’ye yükseldi.
📌 Ana ortaklık net kârı 105 milyon TL’den 307 milyon TL’ye çıktı.
📌 Pay başına kâr 1,05 TL’den 2,67 TL’ye yükseldi.
📌 Faaliyetlerden yaratılan nakit akışı 1,25 milyar TL seviyesine ulaştı.
Bana göre en önemli detay operasyonel nakit üretimi oldu.
Çünkü şirket son iki yılda yaklaşık 145 milyon dolarlık vinç, ekipman, treyler ve proje ekipmanı yatırımı yaptı. Şimdi ise bu yatırımların karşılığını alma dönemine giriyor olabilir.
Bir diğer dikkatimi çeken konu ise marine hizmetleri tarafına giriş yapması oldu.
Bu hamleyi önemli buluyorum. Çünkü HRKET artık sadece kara projelerine değil, deniz üstü enerji ve altyapı projelerine de hizmet verebilecek bir yapıya dönüşüyor. Bu da uzun vadede yeni gelir alanları oluşturabilir.
Şirketin faaliyet raporunda dikkatimi çeken başka bir detay ise Türkiye’nin kurulu rüzgar enerjisi kapasitesinin yaklaşık %45’inde imzasının bulunması oldu.
Bu veri bana göre şirketin sektördeki gerçek konumunu göstermesi açısından oldukça önemli.
Olumsuz tarafa gelirsek;
📌 Şirketin finansal borçları halen yüksek.
📌 Ağır ekipman yatırımları nedeniyle finansman giderleri kârlılığı baskılayabiliyor.
📌 Gelirlerin önemli kısmı büyük projelerden geldiği için proje ertelenmeleri veya iptalleri dönemsel dalgalanmalara neden olabilir.
📌 Faaliyetlerin önemli bölümü yurtdışında olduğu için kur ve bölgesel riskler yakından takip edilmeli.
Bunun yanında geçtiğimiz günlerde yönetim kurulu üyesi Abdullah Altunkum’un 3,44 milyon lotluk satış yaparak pay oranını düşürmesi yatırımcıların takip ettiği başlıklardan biri oldu. Ancak satışın kurumsal yatırımcı tarafında gerçekleşmiş olması da göz ardı edilmemeli.
Benim görüşüm;
HRKET’in bugün piyasada tam olarak fiyatlanmayan tarafının bilançosundan çok hikâyesi olduğunu düşünüyorum.
Dünyanın en büyük ağır kaldırma şirketleri arasında ilk 30 içerisinde yer alan, son yıllarda agresif kapasite yatırımları yapan, 32 ülkede faaliyet gösteren ve Orta Doğu’daki mega projelerde aktif rol alan bir şirketten bahsediyoruz.
Eğer önümüzdeki dönemde yatırım döngüsünden nakit üretim döngüsüne geçiş başarılı şekilde devam ederse, şirketin önümüzdeki yıllarda yatırımcıların daha fazla dikkatini çekebileceğini düşünüyorum.
Yatırım tavsiyesi değildir.
#KONTR
Biraz araştırdığımda KONTR’un kaderine çok benzeyen bir şirket buldum.
A123 Systems. 2012’de batan Amerikalı lityum iyon batarya üreticisi.
Obama döneminde 249 milyon dolar devlet desteği almış, GM ve BMW ile sözleşme imzalamış, teknolojisi tartışmasız. Ama üretim maliyetleri geliri geçti, nakit bitti, iflas geldi. Sonunda Çinli Wanxiang grubu gelip varlıkları almış
Pomega bugün tam olarak A123’ün olmak istediği şeydi. Aynı teknoloji, aynı vizyon, aynı büyüme hikayesi.
Fark şu ki A123 bu yolda yalnız düşmüştü. KONTR için soru aynı: yapılandırma başarısız olursa Pomega’yı kim alır?
#KONTR bugün KAP’a düşen duyuruyla ilgili düşüncelerim ve biraz araştırdıklarımı yazayım ; Borsa İstanbul iki tahvilini Gözaltı Pazarı’na aldı. Gerekçe basit: 5 Haziran vadeli kupon ödemesi yapılmadı.
Bu ilk değil. 15 Mayıs’ta da iki ayrı tahvilde ödeme yapılamamıştı, toplam tutar 502 milyon TL’ydi. Şirket o gün Halkbank’a finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptı. Yani bugün gelen haber, süregelen bir tablonun yeni halkası.
Peki şirket gerçekten ne durumda?
Faaliyet raporuna baktığımızda operasyonel taraf çökmüş değil. Gelir büyüyor, brüt marj artmış, yurt dışı satışlar neredeyse iki katına çıkmış. Pomega’nın Polatlı’daki gigafabrikası üretimde, sipariş defteri dolu. Bunlar gerçek.
Ama finansal tabloya girince resim değişiyor. Net borç/FAVÖK bir yılda 7,6x’ten 12,4x’e çıkmış. Cari oran 1’in altına düşmüş. FAVÖK faiz giderini karşılamıyor. Grup çalışan sayısı 1.480’den 817’ye gerilemiş, sessiz sedasız.
2025 yılını 730 milyon TL net zararla kapattılar. Q1 2026’da 24 milyon TL kâr görünüyor ama bunun içinde 858 milyon TL parasal pozisyon kazancı var. Onu çıkardığınızda operasyonel tablo çok farklı.
Nisan’da JCR notu B-(tr)’ye indirmiş, görünüm negatif. İki bağımsız yönetim kurulu üyesi ayrılmış. 2,6 milyar TL bedelli sermaye artışına gidildi.
Sonuç olarak bu bir “kötü yönetim” hikayesi değil, hızlı büyümenin finansman modeliyle çeliştiği klasik bir yapısal kriz. Altyapı var, teknoloji var, müşteri var. Soru şu: banka yapılandırması bu varlıkları koruyabilecek mi?
#KONTR bugün KAP’a düşen duyuruyla ilgili düşüncelerim ve biraz araştırdıklarımı yazayım ; Borsa İstanbul iki tahvilini Gözaltı Pazarı’na aldı. Gerekçe basit: 5 Haziran vadeli kupon ödemesi yapılmadı.
Bu ilk değil. 15 Mayıs’ta da iki ayrı tahvilde ödeme yapılamamıştı, toplam tutar 502 milyon TL’ydi. Şirket o gün Halkbank’a finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptı. Yani bugün gelen haber, süregelen bir tablonun yeni halkası.
Peki şirket gerçekten ne durumda?
Faaliyet raporuna baktığımızda operasyonel taraf çökmüş değil. Gelir büyüyor, brüt marj artmış, yurt dışı satışlar neredeyse iki katına çıkmış. Pomega’nın Polatlı’daki gigafabrikası üretimde, sipariş defteri dolu. Bunlar gerçek.
Ama finansal tabloya girince resim değişiyor. Net borç/FAVÖK bir yılda 7,6x’ten 12,4x’e çıkmış. Cari oran 1’in altına düşmüş. FAVÖK faiz giderini karşılamıyor. Grup çalışan sayısı 1.480’den 817’ye gerilemiş, sessiz sedasız.
2025 yılını 730 milyon TL net zararla kapattılar. Q1 2026’da 24 milyon TL kâr görünüyor ama bunun içinde 858 milyon TL parasal pozisyon kazancı var. Onu çıkardığınızda operasyonel tablo çok farklı.
Nisan’da JCR notu B-(tr)’ye indirmiş, görünüm negatif. İki bağımsız yönetim kurulu üyesi ayrılmış. 2,6 milyar TL bedelli sermaye artışına gidildi.
Sonuç olarak bu bir “kötü yönetim” hikayesi değil, hızlı büyümenin finansman modeliyle çeliştiği klasik bir yapısal kriz. Altyapı var, teknoloji var, müşteri var. Soru şu: banka yapılandırması bu varlıkları koruyabilecek mi?