Ayağın kırılırsa hemen hastaneye koşarsın. Ama ayağında hafif, sinsi bir sızı varsa "Geçer" der, 10 yıl o ağrıyla gezersin.
Eşin seni aldatırsa o gün boşarsın.
Ama eşin sadece "ilgisiz ve sıkıcı" ise, o mutsuz evlilikte 30 yıl çürürsün.
İşte buna "Region-Beta Paradoksu" denir.
İnsan psikolojisi böyledir.
Başına felaket gelirse, beynin "Psikolojik Bağışıklık Sistemi"ni devreye sokar, adrenalin salgılar ve durumu çözer.
Ama başına gelen şey felaket değil de sadece "KÖTÜ AMA KATLANILABİLİR" ise, sistem devreye girmez.
Beyin "İdare ederiz ya" der.
Ve seni öldüren şey büyük krizler değil, o "İdare ederiz" dediğin vasatlıktır.
O boktan ilişkine katlandın idare ederiz dedin sonun cehennem oldu.
O boktan kişilere katlandın idare ederiz dedin sonun belki ihanet oldu.
O boktan işe katlandın ve idare ederiz dedin sonun sinir hastalığı oldu.
Cehennem, ateşin yandığı yer değildir; cehennem, suyun ILIK olduğu ve senin çıkmak için enerji bulamadığın o konforlu bataklıktır.
Hayatının "Bok gibi" olması, "Eh işte" olmasından iyidir.
Çünkü bok gibi olunca sıçrarsın, eh işte olunca çürürsün. :D
Boktanlıkları sıç, içinde tutma. Çürürsün.
Benden söylemesi.