Prof. Barış Doster:
"DEM Parti devrimci değil gerici bir partidir! Etnik temelli bir partidir. Solcu olmanın belli kıstasları vardır. Emekten yana olmak, eşitlikten yana olmak, aydınlanmadan yana olmak ve en önemlisi emperyalizme karşı olmak. DEM Parti’ye bakıyorsunuz marabaların partisi değil ağaların partisi. Emekçilerin partisi değil toprak ağalarının, feodal beylerin, silah baronlarının partisi"
Tamamını izlemek için:
https://t.co/in5saiX2Fq
@burakhanbsrn
Rasim Ozan Kütahyalı tahliyesini istemiş.
“Eşim hamiledir ve her gün ağlamaktadır. Düşük yapma ihtimalinden korkuyorum” demiş ve 12 yaşındaki iki kızından da endişeliymiş!
Medya kendisiyle ilgili ‘uydurma’ haber yapıyormuş!
Izdırap çekiyormuş!
Bak Ç.Ü.K. Rasim…
Bunları söylerken Kuddisi Okkır’ı düşündün mü?
Ali Tatar’ın intihar etmeden önceki son bakışını nezarethane duvarında gördün mü?
Kaşif Kozinoğlu öldürülürken kahkahalar attığını hatırladın mı?
Murat Özenalp cezaevi avlusunda düşüp beyin kanaması geçirirken yanıbaşında babasının şehit düştüğünü gören küçücük evladı aklına geldi mi?
Yine onuru için intihar eden Gazi Abdülkadir Kırca’nın ismini anımsadın mı?
Bırak bize maval okumayı Rasim! Bu Türk milletinin onurlu evlatlarına en büyük acıları yaşatan medya şarlatanlarının başında geliyorsun. Utanmadan şimdi konuşuyor musun?
Allah evlatlarına sağlıklı ömür versin ama Allah seni de bildiği gibi yapsın!
Maalesef pek çok genç, bu çocuğun anlattığın durumda. Derece yapmış, çok iyi üniversitelerde okuyan, zeki, ailesinin gururu ama çocukların gözünde yaşam belirtisi yok. Neyden keyif alacaklarını bile bilmiyorlar ve çocukları bu hale getiren de aileleri...
Bu kadar ağır ve bu kadar kötü yönetilen bir ekonomik krizde, bu kadar uzun süredir iktidarda olan yıpranmış bir partiye/hükümete karşı ana muhalefet ülke çapında neden anketleri süpüremiyor diye düşünenlere...
Ekrem İmamoğlu, Fransız Le Monde gazetesine yazdığı yazının bir yerinde:
‘Belediye listelerime Kürt adaylar koymaya cesaret ettim..’ diyor.
Bunu okuyunca; Türkiye’de sanki Kürt kökenli bir vatandaşımızın aday olması veya gösterilmesi bir “cesaret” işi, Türkiye’de Kürt kökenli yurttaşlarımıza siyaset yolları kapalı gibi algılanıyor.
Oysa, malumunuz Türkiye’de etnik ayrımcılık olacağı için isimlerini saymayı bile kendime yakıştırmayacağım Kürt kökenli cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ve milletvekili pek çok siyasetçi var.
Hatta yine Kürt kökenli vatandaşlarımızın pek çoğunu ayrı tutarak söylüyorum, maalesef PKK’nın kurduğu siyasi parti (!) bile var…Ve mecliste maaş alıyorlar…
Sn. İmamoğlu, hukuksuz tutukluluğunu vurgulayarak Türkiye’nin nasıl bir yargı kaosu içinde olduğuna yoğunlaşsa çok daha doğru olacak.
Son olarak bir kere daha kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi el yazısı ile yazdığı millet tanımını hatırlatmak isterim; “Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir”
#Amedspor
Amedspor - Sakaryaspor maçında, Amedspor'un oyuncusu jilet ile sahaya çıkıp rakip takım oyuncularının kalçasını, yüzünü ve kolunu jiletle kesiyor.
Türk ve Türklük tartışması” başlığı altında okuması yazması kıt olanlardan birisi “ben Türkiyeliyim ama Kürd’üm” demek istemiş. Ne derseniz deyiniz, bununla birlikte kendisine aynı şekilde “ben Türkiyeli değilim, Türk’üm” diyen birine (Erhan Afyoncu’ya) hakaret ediyor. “Memleketin adı gerçekten Türkler tarafından kondu” dersem yanlış olur. Tarihçilerin kaynaklarda belirttiği üzere “Turkiya” ya da “Turkmenya” gibi isimleri Küçük Asya’yı çok iyi tanıyan, burada ticaret yapan Cenevizli ve Venedikli tüccar aileler koydu. Bütün orta zaman Alman seyyahları “Turkei, Türkenland” veya Fransızlar “Turquie” derlerdi. 16. asırda İngilizce seyahatname kaleme alan Nicolas de Nicolay ise “Turkie” diyor, dikkat ederseniz bizim bugünkü söyleyişimize oldukça yakın... Biz bu memlekete, Roma İmparatorluğu döneminden dolayı “İklim-i Rûm” diyorduk. Tabii, “Türk İmparatorluğu” ve “Turkiya” adları o asırlardan itibaren ölümsüz olarak yaşamaya başladı.
Zaten bir yerde coğrafyaya ad konmak istendiğinde ya hâkim milletin başkentinin, ya doğduğu kabilenin veya kurulduğu şehrin adını taşır, yahut çok az örnekte görüldüğü gibi Türklerin Roma hâkimiyeti nazariyesiyle ilgili bir isim olur. Osmanlı, kozmopolit bir dünya imparatorluğudur. Zamanla, çoğu Müslüman ülkede olduğu gibi, hanedanın kurucusunun ismi devletin adı olarak benimsendi. “Devlet-i Aliyye”nin tebaasına “Osmanlı” denmesi ise 19. yüzyılın bir denemesidir.
Milli Savunma Üniversitesi rektörü Prof. Erhan Afyoncu’nun “Türklük-Türkiyelilik” üzerine sosyal medyada ve TV programında yaptığı açıklamalar doğrudur. Herkesin altına imza atması gerekir. Bir kişinin, kendi “destructive” milliyetçiliği için böyle bir hücum yapması son derece yanlıştır. Ümit ederim ki o partide ve o gruptaki insanlar bu izaha katılmıyorlardır. Çünkü bu her şeyi bilen zat(!) maalesef saldırgan ve klişelere yüklenen bir tavır içindedir.
Erhan Afyoncu, gazete okur gibi, Osmanlıca denen Arap harfli eski asırlara ait kaynakları rahatlıkla okur. Yazdığı eserlerde kronolojik bilgide hata yoktur. Çok üretkendir. Millî Savunma Üniversitesi’nde başarılı çalışmaları görüldü. Askeri kanatla iyi ilişkiler kurarak donanımlı subay yetiştirilmesi için büyük emek sarfetmektedir. Bu sonuncusu da önemli bir meziyettir.
Bu fotoğraftaki şahısların soldan üçüncüsü Finlandiya Cumhurbaşkanı
Rusya ile 800 km. sınırı var, orada olması normal
Elindeki Boğazlar ile Karadeniz'i (Montrö Anlaşması sayesinde) tutan Türkiye neden yok?
Bunu ANKARA'NIN KENDİSİNE SORMASI GEREKİYOR
Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi’dan Hakan Çakır’ın katillerine tepki:
“Milletin karısına, kızına lafa atacak akılları var, tehdit edecek akıl var, bıçaklayacak güç var ama ‘çocuk’ öyle mi?”
Teröristler 15 Ağustos kutlaması yaptı..
Halay çeken peşmergeler, ‘işgalcilere’ (Türkiye) ilk kurşunun sıkıldığı ve Diriliş Bayramı olarak kutlanan 15 Ağustos hamlesininin yıldönümünü karşıladı. https://t.co/Er8sfsm8PZ
DEM Partililer Ahlat'a yerleşmiş 72 Ahıska Türk'ünden rahatsız olmuş, hükümet de bunları sürmekte olan APO SÜRECİ bozulmasın diye Gürcistan'a göndermek istiyormuş
Bu, doğru mu sayın @RTErdogan
Bir muhatap çıksın "doğru değil" desin lütfen...
Söyleyeceğim bu kadar
Burhaniye Dutluca’da yaşanan hadise, bireysel bir şiddet vakası olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine yönelmiş sistematik bir yozlaşmanın yansımasıdır.
Emekli Türk askeri Oktay Yıldırım, Ergenekon kumpas davalarında esir edilmiş, meslek hayatını ve şahsi ömrünü Türk Milleti’nin bekası ile Cumhuriyet’in değerlerini korumaya vakfetmiş şerefli bir Türk evladıdır. Ve bugün Atatürkün şerefli evladı Oktay Yıldırım, Süleymancı adı verilen sözde dini cemaat yapılanması içindeki kişilerce silahı gasp edilip linç edilerek öldürülmeye teşebbüs edilmiştir.
Bu tür saldırılar, yalnızca bir insana değil; Türk Milletinin haysiyetine, Cumhuriyet’in laik ve milli karakterine yönelmiş fiili tehditlerdir!
Devletin asli görevi, milletini korumak ve yüceltmektir. Zira kendi koruyucusuna sahip çıkmayan bir devlet, varlığını tehlikeye atar.
#OktayYıldırım yalnız değildir; Türk Milleti, şerefli evlatlarının yanındadır. 🇹🇷
@umitozdag@Alidincercolak@zaferpartisi @__oktayyildirim
#OktayYıldırımYalnızDeğildir
“İzleyeceğiniz görüntüler film ya da oyun sahnesi değildir.” (2015)
Türk Devleti, 10 yıl önce Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonlarından biri olan ve sonunda 793 evladını şehit vereceği hendek operasyonlarını başlattı.