Basına ve Kamuoyuna
İddia olarak dolaşıma sokulan; ama tümüyle bir algı operasyonu olan “Kılıçdaroğlu yönetimine yakın bazı isimler, belediye başkanlarını arayarak "operasyon istemiyorsanız, bize destek verin” dedi” şeklindeki ısmarlama metni, ne bir haber değeri ne de bir gerçeği yansıtmaktadır.
Medyamızın saygın kurum ve kişilerinin bu tür bir karalama metnine itibar etmeyeceğine olan inancımızla herkese güzel ve yalansız bir pazar günü diliyoruz.
Dr. Ali Haydar Fırat
CHP İletişim Koordinatörü
#CHP’nin en büyük gücü, milletimizin vicdanındaki temiz ve sarsılmaz yeridir. Bu ülkenin kurucu iradesi ve geleceğinin teminatı olarak; CHP ahlaki üstünlüğünü asla kaybedemez, kaybetmeyecektir. Bizim yürüyüşümüz adalet, dürüstlük ve liyakat yürüyüşüdür.
@kilicdarogluk@herkesicinCHP
MYK üyemiz sayın Ahmet Hakan Uyanık tertemiz bir kardeşimizdir! Sizin o paralı ağzınız ile kirlenmez! Hele ki babası Veysi Uyanık Boğazınızda kalır. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde arınacağız… sizin ve haber kanallarınızın para kaynaklarını da keseceğiz…
@kilicdarogluk
📌”Gazeteci her soruyu sorar ama üslubunca”
🗣️Gazeteci Ferhat Murat:
“Kılıçdaroğlu kamuoyuna kendini aktarma imkanı buldu. Gazeteci her soruyu sorar ama üslubunca sormalıdır. ”İmamoğlu size fırça atarken de konuşacaktınız.”
#TaksimMeydanı
📺 https://t.co/ttTv4JdhYh
@gurkanhacir@ferhatmurat
Dokunulmazlıkların kaldırılması meselesi kişisel değil; parti programı, dönemin siyasi şartları ve tarihin gerekleri çerçevesinde alınmış bir karardır.
Sayın Selahattin Demirtaş bizim için değerli bir siyasetçidir. Nitekim 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde DEM Parti seçmeni de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemiş, bu konuda millet kendi değerlendirmesini yapmış, kararını vermiştir!
Türkiye’nin ihtiyacı özellikle hassas konularda çözülmüş tartışmaları büyütmek değil, hukuk, demokrasi ve adalet mücadelesinde ortak zemini güçlendirmektir.
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
GÜRSEL TEKİN, SÖZCÜ TV’Yİ BOMBALADI!
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, SÖZCÜ TV’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sorulmayan/sorulamayan soruları açıkladı.
SÖZCÜ TV’ye çağrıda bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, “Hadi hazırım: çağırın beni.” dedi.
Gürsel Tekin’in fotoğraflarla birlikte yaptığı bu yeni açıklama kamuoyunda büyük ses getirdi.
Bir baba, evladının hayatında sevgisiyle, emeğiyle ve sessiz fedakarlıklarıyla derin izler bırakır.
Emeğiyle yol gösterir.
Sevgisiyle güç verir.
Varlığıyla cesaret olur.
Kimi zaman bir sözle, kimi zaman varlığıyla evladının yüreğine cesaret verir.
Bugün; emeğini, sevgisini ve hatırasını yüreğimizde taşıdığımız tüm babalara saygıyla…
Babalar Günü kutlu olsun.
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu:
“Bana diyorsunuz ki ‘Erdoğan mı sizi destekliyor?’
Bu kadar büyük mücadele yapmış bir kişiye bu soru sorulur mu? Benim söylemediğim, konuşmadığım şeyleri yazıyorlar.
Ahlaki yapım belli, ailem belli, partiye bağlılığım belli.
Yolsuzluklarla, haksızlıklarla mücadele ettim, geldim buraya kadar.”
Başta şehitlerimizin kıymetli babaları olmak üzere, ömrünü helal lokma peşinde geçiren, evine götürdüğü temiz alın teriyle bu ülkeye değerli evlatlar yetiştiren tüm babaların Babalar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.
Kıymetli evlatlarım,
YKS’ye girecek tüm gençlerimize başarılar diliyorum. Emeklerinizin karşılığını alacağınız, umutla hatırlayacağınız bir sınav olmasını temenni ediyorum.
Yolunuz açık olsun.
Kemal Kılıçdaroğlu:
Arınmayı sadece Ekrem Bey için değil, parti için söylüyorum ben. Ekrem Bey mi sadece tutuklu?
Arınma kavramını kişiye indirgerseniz en büyük hatayı yapmış olursunuz.
Pek çok belediye başkanı şu anda tutuklu.
🔴CANLI Kemal Kılıçdaroğlu SÖZCÜ TV'de
Barış Terkoğlu: Erdoğan ile gizli bir işbirliği yaptınız mı? Kemal Kılıçdaroğlu: Erdoğan’ı her dönem eleştirdim...
Kılıçdaroğlu'na şarkı besteledi: 'Arınıyoruz'
Sanat dünyasında bazı isimlerin eserlerinin Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıklamasının ardından dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
Türk Halk Müziği şarkıcısı Mustafa Sezgin, Kemal Kılıçdaroğlu için özel bir şarkı hazırladı.
https://t.co/Z7AtSbKonQ
Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır.
Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz.
Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti’nin bağımsızlık iradesidir.
Türkiye’nin köklü devlet geleneğini ve dış politika hafızasını yok sayıp ülkeyi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirenlerin, bu millete ödetecek bir tek kuruşluk faturası kalmamıştır.
Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye’nin itibarı yere düşmesin diye “Önce Türkiye” diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz.
Bizi suni gündemlerle, salon siyasetiyle tartmaya kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, bu devletin kurucu iradesidir.
Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylar’dan Tuna’ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez.
O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz!