Sana yasaklanan şeylerin kıyısında gezmezsen eğer, ihlal etmemenin o kadar da zor olmadığını görürsün. Bir dünya alanın var ve sen aşmaman gereken kırmızı çizginin üstünde yürüyüp neden bu kadar zor olduğunu soruyorsun.
@kiraathanevi Evet hocam ama İblisin telbisatından biri de bu. Hiç şüphem yok. Sağdan yanaşıp "Sen zaten günahsız olamazsın ki" vesair vesveseler verebiliyor.
@kiraathanevi Nefis bazen bu günahsız olamama durumundan pay çıkarabiliyor kendine. Hâlbuki günahı tekrar etmek, önceden irtikap edilmiş günahlara karşı duyulan hayasızlıkan neşet eder. İnsan; haya duygum artsın, kibre düşmeyeyim diye günah işliyorsa çok büyük aldanıyordur.
Günahı gizlemek, adı altında günahsızmış gibi davranıyoruz. Yüzümüz kızarmıyor, suçluluk hissetmiyoruz. Bütün bunlar günahı ifşa etmeyi gerektiren şeyler değil, Allah'a karşı hayalı olmanın iktizası.
Ulûhiyet makamının beşerî ifade ile anlatılması dillerin aciz kaldığı bir husustur, sadece bütün kainatta sıfatlarının tecellilerinden örnekler alınarak insan anlayışına yaklaştırmalar yapılabilir.
Maturidi, Te'vilatu'l Kur'an
Kâinatta ihtiyaçlar her varlığı kuşatmıştır, tâ ki var olmak ve mevcudiyetini sürdürmek konularında her şeyden müstağni oluş Allah’a özgü kalsın ve O’nun zatından dolayı var olduğu, zatından dolayı varlığını sürdürdüğü, başkasının varlık özelliklerinden münezzeh (uzak) olduğu tam
@kiraathanevi Yani insanın muhakemesinin hissiyatından kopuk olmaması gerektiği şeklinde de anlaşılabilir. Duygusal zekasına atıftır, denebilir Allahualem.