@1907medya tip desen tip yok, konuşma desen konuşmayı bilmiyor, yaptığı yorumların hiç bir tutarlılığı yok. Eee... bu neden sürekli ekranlarda, neden sürekli karşımıza yorumcu diye çıkıyor.
@timeswmariana Evet videoda küçük çocu��a işkence edenler barbar ama bunların barbarlığı, israil'in filistin'deki insanları katletme barbarlığını değiştirmiyor. Yani zülüm eden herkes aynı pisliğin rengi.
Avukatlık mesleğine olan saygımdan dolayı mesleğine laf etmeyeceğim.
Bak Onur sen KATİL zanlısının avukatısın ben ise 8 yaşında canice katledilen Narin'in hakkını arıyorum. Aramızda böyle bir fark var...
Sen şuana kadar bir kez bile Narin neden kim tarafından katledildi diye sormadın, soramadın...
Sen kimin hakkını savunuyırsun biliyor musun? Katil zanlısı Salim Güran'ın hakkını savunuyorsun. Ben ve bütün Türkiye Narin'in hakkını savunuyoruz...
Bu hayatta en önemli olan onurlu yaşamaktır. Ben şartlar ne olursa olsun Onurlu ve mağdur insanların hakkını aramaya devam edeceğim. Ben Diyarbakır sokaklarında ve Türkiye'nin her köşesinde onur ve gururla halkın arasında dolaşabiliyorum. Sen istersen çık Diyarbakır'ın bir sokağına ben Salim Güran'ın avukatı Onur Akdağ de halk sana ne diyecek. Tabi ki böyle bir cesaretin olmaz.. Bütün Türkiye halkı gerçekleri senden benden iyi biliyor. Onur Akdağ bu hayatta paradan ve şöhretten daha önemli olan ONURDUR...
Bu ülkede en çok onurlu insanlara ihtiyaç var....
Sana son sözüm şu: Ben onurla gururla mağdurların hakkını savunmaya devam edeceğim. Sen de onurla gururuna Katil zanlısının hakkını savunmaya devam et hakkımızdaki kararı halk versin...
Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal (@_aydinunal) bugünkü köşe yazısında benimle ilgili bakın neler söylemiş? Kendisine açık yanıtımdır.
Aydın Bey, Her yazdığınıza tek tek yanıt vereceğim. Hani bilmiyorsanız, bir de benden dinleyin istedim.
Almanya'da yaşıyorum çünkü başta Rabia Naz cinayeti olmak üzere ülkemizde iktidar mensuplarının emniyet ve yargı aşamasında örtbas etmeye çalıştığı cinayetleri ve yolsuzlukları araştırdığım için hakkımda soruşturmalar ve davalar açıldı. Kısmi özgürlüğümü ve gazeteciliğimi ancak buradan sürdürebiliyorum. Memleketimi çok özlüyorum. Gurbeti ve hasreti ağır yaşıyorum. Yargıdaki yeni paralel yapılanma etkisini yitirince döneceğim. O günü iple ��ekiyorum.
Otoriteye eyvallahım olmadığı için buradayım. Sizin gibi olsaydım şu an ben de bir gazeteciye tamamen uydurma suçlamalarla saldırıp iktidarın İsrail ile ticaretini aklamaya çalışıyor olabilirdim. Yazarken bile rahatsız oldum. Ben öyle olmam. Olamam.
Doğal olarak, Almanya'nın İsrail'e silah ve finans desteğini insanlık suçu olarak görüyorum. Bu konudaki bir eylemde bulunduğum için burada da hakkımda polis soruşturması açıldı. Öte yandan, Almanya'daki iktidar İsrail'e desteğini açıkça ifade ediyor, Ak Parti iktidarı ise bir yandan Filistin davasını diline dolayıp bir yandan İsrail ordusunun katliamlarına tedarikçilik yapıyor. Ben, bir gazeteci olarak, bu gerçeği açığa çıkarmaya çalışıyorum.
Kathrin gemisinin Almanya'ya ait olmadığını savunuyormuşum. Hani? Nerede? Böyle bir yalanı nasıl çekinmeden yazabiliyorsunuz anlamıyorum. Bu geminin Almanya'ya ait olduğunu kamuoyu sanırım en çok benden öğrendi. Yani bir köşe yazarı, yaptığı işe ancak bu kadar özensiz ve saygısız davranabilir. Nasıl oluyor hakikaten merak ediyorum, bunu da böyle sallayayım gitsin mi diyorsunuz? Yazarken bir anda aklınıza geliyor ve uyduruyor musunuz? Ya da uyduran birine mi inanıyorsunuz?
GBT birey ne demek? Sakallı ve esmer olmam nedeniyle GBT uygulamalarında sürekli kimlik sorulduğu için böyle bir espri yaptım. Bunu da öğrenmiş oldunuz. Ya da zaten biliyorsunuz ama böyle yazmak işinize geldi. Neyse, sonuçta LGBTİ birey değilim ama olsaydım muhtemelen onu da onur duyarak yazardım. Sapıklık konusunda endişeniz olmasın, kimseye kaptırmazsınız. Ahlâksızlık, ilkesizlik ve güvenilmezlik de öyle.
Gazze ve Filistin duyarlılığınızda samimi olsanız, İsrail ordusuna sevkiyatları durdurmak için siz de mücadele ederdiniz. Kaleminizi kiralayanların İsrail ile ticaretine sessiz kalmazdınız. Boykot çağrısı yaparken, kola ve hamburger ile sınırlı kalmaz, İsrail'e mühimmat taşıyan gemileri, İsrail ordusuna üretim yapan savunma sanayi şirketlerini, İsrail savaş uçaklarına yakıt ikmalini ve İsrail ile doğrudan ticareti ortaya çıkan iktidar partisi mensuplarını da eleştirirdiniz.
Demek ki Filistin davanız buraya kadarmış.
Bu yazıyı okurken azıcık bile olsa utandıysanız, bence bu iyiye işaret. Kibrinize, maddiyata ya da kula kulluğunuza değil, o utancınıza tutunun lütfen.
Not: Telefonumu özelden yazıyorum. Kendinize ve okurlarınıza saygınız varsa, bir de benimle konuşur, sonra isterseniz düzeltme yaparsınız. Sizin telefon numaranıza ulaşabilirsem ben de sizi arayabilirim,
Gemlik limanında İsrail ordusuna mühimmat taşıyan şirketi protesto edenler bir kez daha karşılarında polisi buldu. İsrail'i protesto etmenin en zor olduğu ülkelerden biriyiz. bu gurur hepimizin @TC_icisleri@AliYerlikaya
Şu an en çok merak ettiğim şey ne biliyor musunuz?
Kathrin adlı geminin Türkiye'de ne işi var?
@UABakanligi, @ticaret, @TC_icisleri, @TC_Disisleri.. hanginize sormalıyız?
Bu gemi, İsrail ordusuna patlayıcı ve silah taşıdığı gerekçesiyle;
İspanya
Slovenya
Karadağ
Malta
Angola
Namibya
limanlarına yanaşamadı. Bu ülkeler izin vermedi.
Portekiz bayrağı taşıyordu ama Portekiz bu utanca ortak olmamak gerekçesiyle lisansını iptal etti (şimdi Alman bayrağı taşıyor).
Kızıldeniz riskli olacağı için Afrika kıtasının etrafını dolaşarak Akdeniz'e gelmek zorunda kaldı.
Uluslararası Af Örgütü tüm ülkelere bu gemiyi limanlarına kabul etmeme çağrısı yaptı.
Ve biz kabul ettik. Koruduk, kolladık. Haydarpaşa Limanına yanaştı. Gençler oradan kovunca Antalya'ya yol aldı.
Devlet koruması altında karasularımızda olmayı sürdürüyor.
Biz İsrail'in güvenli limanı mıyız?
Amaç ne? Yetkililer niçin açıklama yapmıyor?
israil ordusuna silah taşıyan şirketlerin ülkemizdeki faaliyetleri tepki çekince, düğmeye basılmış gibi, yine beni hedef göstermeye başladılar. bu konuda nasıl davranmam gerektiğini size danışmak istiyorum.
öncelikle ilgili paylaşımları ne kadar görüyorsunuz bilmiyorum. çünkü hakikaten düğmeye basılmış gibi yapılıyor ama genellikle etkisiz hesaplardan yürüyor. kimlere ulaşıyor bilmiyorum.
önce yokmuşum gibi davranıyorlar. kafalarını kuma görmüyorlar. sonra korktukları başlarına geliyor, haberler yayılıyor, iş ciddiye biniyor ve belgeleri çürütemedikleri için beni karalamaya çalışıyorlar.
neyse ki karayım zaten:)
hakkımda ortaya attıkları iddialar o kadar temelsiz o kadar rahat çürütebileceğim şeyler ki anlatamam. bazen bunu yapasım geliyor, sonra diyorum ki, yapma, konu sen değilsin, konu israil işbirlikçiliği, konu senden bağımsız.
sonra yapmıyorum. yoksa şu an şu an biraz yapıyor muyum:)
yani ben ne olsam, kim olsam, gazze'deki katliamlar süresince israil'e destek verdiğimiz gerçeği değişir? ben hiçbir şey yazmasam da bu desteği veriyorduk. ben yazdıktan sonra da veriyoruz. hani bir şeyler değişmişse, ancak bu destek azıcık azalmış olabilir. o kadar.
o halde niçin kendimi anlatmalıyım? konu ben değilim derken bunu kast ediyorum.
yine de tıpkı israil'e desteğimizi fark edince susamadığım gibi, kendimle ilgili saklayacağım hiçbir şey yok. hakkımda söylenen yalanlara karşı da karnım tok. İlk kez olmuyor. yıllar boyunca etkili haberlerimin hepsinde aynı şey oldu.
sadece bana değil, gerçekleri dile getiren başkalarına da yapıyorlar.
size danışmak istiyorum dedim yine ben anlattım. uzatmayayım. sizce nasıl davranmalıyım?
israil ile ticarete dair bütün haberlerim belgeli. üstelik devletin resmi belgeleri. gizli kaynaklarım falan da yok. belgeler herkese açık. herkes teyit edebiliyor.
peki, haberlerimi belgeli bir şekilde çürütebilen gördünüz mü? üstelik bütün devlet olanakları ellerindeyken.
Ben Ticaret Bakanlığının belgelerini paylaşırken, Ticaret Bakanı @omerbolatTR internet trollerinin bomboş iddialarını paylaşıyor. Neden böyle oluyor? Neden bu çaresizlik?
İsrail'e karşı Zeki Demirkubuz filmlerini boykot kampanyası yapanlar (ne alakası var diyorsunuz biliyorum bir alakası yok ama evet yaptılar bunu), İsrail ordusuna silah taşıyan gemileri hoş karşılıyorlar.
Anadolu Ajansı'nın İsrail ile ticareti aklamak için bulup konuşturduğu, "İsrail ile ticaret kesilirse biz zarar görürüz" diyen Filistinli zengin Mahmoud Waher'i merak ettim, araştırdım, buldum. İstanbul'da yaşıyor. Porsche ile poz veriyor. İsrail devletinden sertifika alan ilk şirket olmakla övünüyor. Gazze umrunda değil.
Muhtemelen bir süre sonra kapatır ama hazır açıkken buyrun siz de profili inceleyin: https://t.co/9yFAX7xpI4
Siz de bir şeyler bulursunuz.
Videoda konuşturulan diğer kişi de babası. Bu da onun profili: https://t.co/LKJ6DtJb1g