@gunestozuperisi Melike ve Ekin nasıl birbirlerinden hoşlanmaya başladılar onu da desen sevgili yazarımız. Nasıl bir iletişim var şuan aralarında ?? #içbş
Kesinlikleeee, biz yıllarca Levent Tütüncü’den nefret ettik arkadaşlaaaarrrr
ama sonra nolduuu kitapta en çok ağladığım üçüncü kişi oldu kendisi (ilk ikisi Derya ve Taner Ateş🥹) @gunestozuperisi#içbş#ateş
Güneş - 22.07.1990
Aral - 09.01.1992
Deniz - 01.09.1994
Ekin - 27.08.1995
Kuzey & Güney - 1996
Lina - 24.10.1998
Doğu - 2003
Melek - 2014
Doğu - 2015
Alin - 2016
(Hikayemiz 2021’de geçiyor.)
Sonraki süreçte Hükümdar Çakırca her gün kapılarına gitti konuşmak için. Ender Hanım onu içeri almadı. Hükümdar Çakırca da hiç zorlamadı ama yapmak zorunda olduğu işlerden vakit bulduğu her gün gitti. Bu sırada da Lina’ya ulaşmaya ve en azından iyi olduğunu öğrenmeye çalıştı. Bu sırada Kadir Kara’yla buluşup durdu. Aral’ı da Hükümdar’ı da teselli eden Kadir Kara’ydı. Kırk yedinci gün (aral lina’nın yazdıklarını bulduğunda) Aral, Hükümdar Çakırca’nın haberi var mı diye babasına hesap sormaya gitti ve hükümdar çakırca ilk kez o zaman Aral’la babası olarak konuşmaya çalıştı ve onu teselli etti. Ellinci günden sonra Aral onu içeri aldı ama Ender Çakırca ona kaybetmekten korkarak yaklaşmadığından kaybettiği ailesini göstermeye dünmüş gibi kararlıydı. Kendisi de çok üzülürdü ama öyle kırgındı ki hem ona hem de kendisine, kalbi paramparça olsa dahi çocukları için dönüp bakmazdı hiç Hükümdar Çakırca’ya. Hükümdar Çakırca hiç yokmuş gibi davranıldığı o köşede ailesini izler sonra da kendisine bile itiraf edemedi bir kırgınlık ve pişmanlıkla evine döner sonra sabah tekrar gelirdi. İkinci ayda Ender Çakırca ona da servis açmaya başladı zayıfladığını fark ettiğinden ama hâlâ pek yüz vermiyordu. Hükümdar Çakırca, bu servis açışın ona verilen bir şans olduğunun farkındaydı ve zeki bir adamdı. Bu kez ailesi için doğru hamleleri attı. Oğullarıyla konuşmaya çalıştı, yalnızca bir olarak konuşmaya çalıştı. Her ne kadar hepsi öfkeli olsa da yorulmuştu epey o yüzden aslında hepsi gönlü alınsın istiyordu. O yüzden üçüncü ayda buzlar erimeye başladı. Ender hanımın gönlü ölene kadar Hükümdar’da olacaktı ama yüzünü dönmesi çocuklarının gönlüne bağlıydı. Hükümdar Çakırca kendisini affettirmeye ve hatalarını telafi etmeye çalıştıkça biraz biraz yüzü ona döndü. Bu iki sene içinde Çakırcalar aile olarak epey yol katettiler. Batı, Hükümdar Çakırca’ya alışmaya ve ona baba demeye başladı. Doğu artık yanında daha rahattı ve Hükümdar Çakırca harçlık verdiğinde utanmıyordu, ona doğal geliyordu. Kuzey ve Güney diken üstünde değildi, sohbetlere katılıyorlar ve Hükümdar Çakırca’yla Kadir Kara’yla konuştukları gibi konuşabiliyorlardı. Daha çabuk adapte olmuşlardı. Ekin artık babasının sağ kolu gibi değildi mesela ve yanında daha rahattı. Deniz daha sakindi ona karşı ve savunması değildi. Aral onunla konuşmak istediğinden derdini anlatıyordu kolayca ve dertleşebiliyorlardı. Güneş abla da artık minik kızını sevmesine izin veriyordu. Aral’ın doğum günü için toplandıklarında Ender Çakırca, Hükümdar Çakırca’yı da çağırmıştı yemeğe. Sofrayı hazırlamakta Ender Hanım’a yardım ederken Aral’a hediye aldığını ama beğeneceğinden emin olmadığını söylediğinde Ender hanım bu kaygısını garipsemiş ve içi öyle yumuşamıştı ki ona bakarken iki sene sonunda ilk kez kendisine hakim olamayıp sevgiyle yanağına dokunmuştu. Hükümdar Çakırca utanmasa ağlayabilirdi orada ama o ağlamadı tabii. Onun yerine Ender Hanım üzüntüyle ağladı biraz. Hükümdar Çakırca onu teselli etti. Sonra onun gönlünü kazanmaya koydu varığını yoğunu. Sonra zaten Lina geldi olaylar gelişti ve fırsatı değerlendirip sarıldı karısına. Okuduğunuz son bölümde de kollarında uyuttu Ender’i. Lina’ya sabaha kadar dua etmiştir kesin dkddkdkdkdk
“Sence hangisini sürmeliyim?” diye sorduğumda gösterdiğim renklere bakarken ikisinin de aynı renk olduğunu ama onu kandırmak için sorduğumu düşündüğünü yüzünden anladım.
“Sağ,” dedi o yüzden umursamazca.
“İkisi arasında hiçbir fark yok senin için değil mi?”
“Cilt alt tonuna göre sağ daha uygun,” demesini beklemiyordum hiç.
“Sen,” dedim suçlayıcı bir bakışla. “Cilt alt tonunu nerden biliyorsun acaba Alp Diyar Adanır?”
“Seni dinlemediğimi sandığından o kadar fazla şey anlatıyorsun ki,” derken yüzünde bundan bıkmışlığa dair hiçbir ibare yoktu. “Şu an güzellik merkezi açsam batma ihtimalim yok.”
Beni dinlemediğini düşündüğüm için sırf başını şişirmek adına konuştuğum şeyler aklıma geldiğinde utandım biraz.
“Sen cidden dinliyor muydun beni?” Diye mırıldandım sağ taraftaki ojeyi açarken.
“Her bir kelimeni,” dediğinde kalbimin ritmi oynadı.
YvK
dün bölümden önce denk gelip paylaşırım diye kaydetmiştim ama akşam Melike ve Ekin bombası gelince şoktan unutmuşum efenim. Buyrun…
Ekin Çakırcadır 🤩📷 #içbş@gunestozuperisi#Ekinçakırca#biby
@incitanemssii@gunestozuperisi Evet yaaa bunu ben de merak ediyorum Ekin’i neden getirmedin Filiizzz Esin sayesinde o da Melike’ye karşı bir şey hissediyor mu anlardık hem 😔#içbş
@gunestozuperisi
Filiizzz Ekin farkında mı Melike’nin ondan hoşlandığından Ekin de bir şey hissediyor mu ona karşı
(kabul etmesi çok zor ama merak da ediyorum napıyim🥹😿) #içbş
@gunestozuperisi bir şey fark ettiniz mi Arkan Esin‘i aramadı arasa da sinir olurdum ama aramayınca da niye aramadı falan diye bir düşündüm? yani daha dün aziz Bey’in arkasında geziyordu bu adam niye aramadı Esin’i çok merak ediyor seviyor veya hoşlanıyor madem