“Aziz Galatasaraylılar, bizi buraya derin bir saygı, sonsuz bir sevgi ve geniş karşılıklı güven hislerinin getirdiğini görüyorum. Bu üç esaslı duygunun tatlı ve değerli buluşmasını, ben ancak Galatasaraylılık diye adlandırabilirim.”
Yaşasın Galatasaray. 💛❤️
Çocukluk aşkıma resmi olarak hizmet edecek olmanın tarifi güç gururunu yaşıyorum. Nesiller geliyor, nöbetler değişiyor, bayrağımız elden ele sonsuza…
Allah mahcup etmesin. İyi ki Galatasaraylıyız.
Sabah işe gelirken kendimize getirdi.:) Herkese tavsiye ediyorum; özellikle düşüşün ana etkenleri ve bundan sonraki senaryo ile Lucescu dönemini hatırlamayanlar için keyifli bir yayın olmuş.
Galatasaraylılar ya 5 maç daha takımına, hocasına sahip çıkıp bu seneyi alnının akıyla bitirecek ya da bu futbol magazincisi vasat akbabaların kayığına binip yangını daha da harlayacak. Seçim serbest.
🗣️Serdar Ali Çelikler:
“Benim anladığım kadarıyla Okan Buruk devrinin sonuna geldik.
Galatasaray sezon sonunda şampiyon olsa dahi Okan Buruk’la yolların ayrılacağını görüyorum ben.”
Herkes deşarj olup sinirini çıkardıysa 2 puan önde, en yakın rakibimizin sahamıza geleceği 5 tane final maçına çıkacağız.
Sızlanmanın, küsmenin, hesap görmeye çalışmanın, etkileşimin, adam asmaca oynamanın Galatasaray’a bir faydası yok. Yola devam.
Bilimsel hesaplamalarıma göre ömrümden; Trabzon maçı bitişinden bugün skor 0-2 olana kadar 3 yıl, ikinci yarıda ise 5 yıl gitti.
Helalihoş olsun, yola devam. Çok önemli bir eşiği geçtik.
Süper Kupa şampiyonluğu kadar 2001-2002 şampiyonluğu da tarihin en özel, en zor ve önemli şampiyonluklarının başında gelir. Harika bir insan ve futbol adamı..
Tevazusundan kaynaklı ülkemizde senelerce hak ettiği değeri asla görmese de Lucescu çok büyük efsanedir, Galatasaray’a en yakışan isimlerin başında gelir. Huzur içinde uyusun.
Kesinlikle öyle. Yarın sezonun en önemli maçına çıkıyoruz. Son haftalara girilirken 7’den 70’e herkes üstüne düşenin çok daha fazlasını yapmalı.
#konsantrasyon
Sağlık olsun, tüm oyuncuların ve teknik ekibin emeğine sağlık. Bundan sonra önemli olan 10-15 yılda bir değil, devamlı olarak buraları zorlamak. Yola devam.