Ataerkil düzen o kadar derinlere işlemiştir ki, bir kadının hamilelik ve doğum sırasında bedenini riske atması sıradan kabul edilirken, bir erkeğin evde birkaç işi yapması olağanüstü bir şeymiş gibi övülür.
muhafazakar kızların buldukları her bos vakitte evlilik ve kocaya hizmet etme hayalleri kurması hakkında tez yazacagım… bacım sizin TEK BASINIZA,BİREYSEL bi seyler basarma hayaliniz yok mu? gencecik kızlar once kocamın ailesine gidicem et dogricam diye cırpınıyosunuz.
Bulaşık makinesi ilk piyasaya çıktığında bizim eve alındı. Annem talep etmedi, babam gidip aldı hemen. Yıllarca her gelen laf etti, ne gerek vardı diye (size ne?). Babam sadece, karımın parmağı yoruluyor tuşlarına basarken diye üzülüyorum diye cevap verdi. Erkek var, erkek var.
Ev almak istiyorum diyorum, cevap hazır: ‘Evlenince alırsın.’
Bekar bir kadının kendi evine sahip olması neden bu kadar şaşırtıcı. Hayatını kurmak için
bir imza mı gerekiyor, yoksa bir KOCA mı? Kadının hayali,planı
ve yatırımı neden medeni hâline bağlanıyor..