Barcelona 2013-2020 arasındaki skandal yıldız transferler yüzünden battıktan sonra özüne döndü ve çoğunluğu altyapıdan gelen oyuncularla kendi kültürüne çok yakın bir takım inşa etti. Önümüzdeki 10 sene Barcelona'nın hem yerel ligde hem ŞLde daha üstün olacağı bir dönem geliyor..
23/24 sezonuna dair herkesin atladığı bir nokta var asıl amaç 105e96ydı.. zaten 2 maç önce puan kaybetmiş fb derbide de kaybederse kendi taraftarı hocasına,takımına,başkanına saldıracağı; puan farkı da 9 olarak biteceği için şampiyonluk “meşru” olacaktı. djikuyu boşuna olmayan faulden dk 20de atmadılar
Yıllardır 'Türk futbolunda yapı var' diye şikayet ediyor herkes. Galatasaray dışında hemen hemen herkes kabul etti bu yapıyı. Çok bariz belliydi çünkü. Açık açık yapıyorlardı. Şimdi ortaya çıktı ki; yapı gerçekmiş. Özellikle;
* Malum takıma zor geçeceği düşünülen maçlarda hakem kıyakları,
* Kolaylık sağlamak için fikstür ayarlamaları,
* Zaman zaman da ihtiyaçları olmayan maçlarda aleyhlerine kasıtlı hata yapıp "bakın işte hakem hatası her takıma karşı yapılıyor" algısı yaratıldı.
Sonuçta finalde yine onların planları takır takır işledi. Bunlar da kasıtlı olarak TFF'den MHK'den şikayetçi gibi göründü. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde böyle ahlaksız bir sistem, böyle alçak bir yapı göremezsiniz.
Şimdi kısa bir araştırma yaptım.
2017-18 sezonu şampiyon Galatasaray olmuş. Direkt şampiyonluk rakibi ile ligin sonlarında kendi evinde oynamış
2018-19 sezonu Beşiktaş 'ın 4 puan önünde şampiyon olmuş ligin sondan 3. Haftası Beşiktaş ile kendi evinde oynamış
2020-21 sezonu Beşiktaş averaj ile şampiyon oldu. Galatasaray yine sondan 3. Hafta kendi evinde Beşiktaş ile oynamış.
2022-23 sezonu Galatasaray şampiyon olmuş. Ligin son haftası şampiyonluk rakibi fenerbahçe ile kendi evinde oynamış
2023-24 sezonu yine şampiyon olmuş sondan 1 hafta önce kendi evinde fenerbahçe ile oynamış.
2025-26 sezonu şampiyon olmuş, sondan 3 hafta önce kendi evinde fenerbahçe ile oynamış.
Bu bambaşka bir seviye kayırılmak. Bu tarihte görülmemiş bir olaydır. Sürekli ligin son haftalarında direkt şampiyonluk rakibin ile kendi evinde oynuyorsun.
Sonra bu yetmiyor, rakiplerini Avrupa maçları dönüşü deplasmana gidiyor, sen kendi evinde oynuyorsun.
Sonra bu yetmiyor, rakiplerin hakemler eliyle doğranıp yarış dışı bırakılıyor, sen hakem eliyle zora giden maçları kazanıyorsun. Lehine hata yapan hakem ödüllendiriliyor, aleyhine hata yapan , hatta hata yapmayın gs aleyhine olan haklı pozisyonda gs'ye kart veren hakem cezalandırılıyor.
Yargıda aslanlar grubu var deniyor. Elimde var kayıtları var deniliyor, tehditler havada uçuşuyor. Bu oluşum ile mücadele etmek dünyanın en zor şeyi.
Devlet hazır futbola girmişken didik didik her şeyi arasın. Ben bıktım. Bu ülke de potansiyel olarak futbol tutkusu dünyada sayılı ülke de var. Değerlendirilse dünyaya açılacağız ama malesef tek 1 takım etrafında hapsolmuş ülke futbolu.
Haa bir de şu var. Bu kadar kayrılıyor ya hani, şampiyon oluyor. UCL'den sürekli para giriyor. Futbol para olmadan oynanmıyor. Sonra Galatasaray 'ın kadro değeri senin iki katı oluyor ve şampiyon tabi Galatasaray olacak algısı basılıyor. İnsanlarda içselleşiyor bu durum.
Anlat anlat bitmez. Sabaha kadar yazarım ama benim yazmam bişey değiştirmiyor. Elimizi açtık devlet çözsün artık diye dua ediyoruz
Söylediği şeylerin hiçbirinin birbiriyle alakası yok ya inanılmaz kolpa bir adam. Lan zaten baklava demek 442 demek. 4 orta saha karakterli oyuncu + 2 forvet. Baklava oyna diyip tek forvet arkasında talisca diyor, greenwood u ne yapacaksın diyince de at sağa sola diyor şaka gibi
🗣️ Tümer Metin: “Ne olur biri iletsin İsmail Hoca'ya ya. Formülü belli İsmail Hoca'nın. Baklavayla oynayacak. Önde bir santrfor, arkada Asensio, Talisca. Başka türlü çıkamazsın.”
🗣️ Erkut Öztürk: “Greenwood'u nereye koyacak?”
🗣️ Tümer Metin: “At sola veya sağa. Gerekirse 3'lüye dön.”
(Tivibu Spor)
İrfan Can Eğribayat’ın gönderilmesi çok normal geçen sezon olduğu gibi,
İrfan Can Eğribayat günler önce transfer oldu, antrenmanlara çıktı sadece tahta kapalı olduğu için yeni imza attı,
Koskoca Fenerbahçe bu yüzden yenemiyorsa biz zaten bitmişiz,
Söylendiği kadar iyi maç çıkardığını da düşünmüyorum. Ulan bunu da nasıl çıkarır dediğim pozisyon hatırlamıyorum. Şanslıydı bence. En yüksek xG olan pozisyonlar hep üstüne geldi.
Galatasaray yenik duruma düşer mi diye maçlarını açmayı çok özledim. O tabelada geriye düştükleri anın verdiği mutluluk hissi korkunç bir bağımlılık. Vazgeçmesi imkansız. Sigara, alkol vb. onlarca bağımlılık var ama hiçbiri bu kadar eşsiz değil.
"Kazanıp kupayı sana getirmeyi çok istemiştim ama olmadı, bacaklarım bana daha fazlasını veremedi. Kendi vücuduma karşı gelmeye çalıştım ama başaramadım."
Lionel Messi, babası Jorge’ye veda etti…
"Gittiğine hala inanamıyorum baba. Seni tekrar göremeyecek olmak çok zor. Seninle tekrar konuşamayacak olmak… Acı çekiyordun ama çok erken oldu. Beraber geçireceğimiz çok güzel zamanlar vardı.
Son kez Dünya Kupası’nda oynamamı çok istedin. Turnuva başlamadan hemen önce de kötüleştin. İlk kez bir Dünya Kupası’nda benimle değildin ama finale ulaşabilirsek son maç için gelebileceğini düşünmüştüm. Sana da bunu söylemiştim: “Finale çıkacağız, sen de burada olursun.”
Her maçtan sonra senin mesajını bekledim. O anlarda durumun iyice kötü hale geldiğini kabullendim. Ve aklımda tek bir şey vardı: Turnuvada olabildiğince ileri gidebilmek ve sana maçları izleme fırsatı vermek.
Finale çıktık ama sen burada olamadın. Kazanıp kupayı sana getirmeyi çok istemiştim ama olmadı, bacaklarım bana daha fazlasını veremedi. Kendi vücuduma karşı gelmeye çalıştım ama başaramadım. Bir türlü kendimi iyi hissedemedim.
Yanına geldiğimde, maçı penaltılarda kaybettiğimizi sanıyordun. Yaşadıklarımızı seninle konuşamadım, maçların keyfini çıkaramadın. Kazanamamıştık ama her maçtan ne kadar keyif aldığımızı göremedin. Bir kez daha haklıydın: Bu Dünya Kupası'nda orada olmam gerekiyordu, iyi ki de oradaydım.
Sensiz ne yapacağım bilmiyorum, nasıl devam edeceğim bilmiyorum. Bu hayatta sadece futbol oynadım ve şu an bunu daha ne kadar devam ettirebileceğime dair şüphelerim var. En baştan beri yanımda sen vardın, şimdi de sona çok yakınım. Neden biraz daha yanımda kalamadın? Keşke beraber bitirebilseydik...
Mutluluğunun belli başlı kaynakları vardı. Ailenin iyi olduğunu görmek, eşinin, çocuklarının iyi olduklarını bilmek... Ama hepsinden öte, diğerlerine de çaktırmadan, en sevdiğin şey beni sahada izlemekti. Çocukluğumdan beri bu böyleydi. Tek bir maçımı kaçırmazdın. Nasıl acı çektiğini ya da nasıl mutlu olduğunu bilirdim, sen her ne kadar beni fazla övmesen de.
Sen bir babaydın, bir arkadaştın. İhtiyaç duyduğum her zaman sen oradaydın. Elbette bazı tartışmalar yaşadık ama hepsinde sen haklıydın. Bir şekilde hayat seni haklı çıkarıyordu.
Seni çok özleyeceğim. Her zaman yanımda, içimde seni taşıyacağım. Çocuklarımı tıpkı senin beni yetiştirdiğin gibi yetiştiriyorum. Huzur içinde yat. Tıpkı burada yaptığın gibi, yukarıdan da bizi gözetmeye devam et. Her şey için teşekkür ederim. Seni çok seviyorum baba."