SAYIN YETKİLİLER, HAYVANLARIN YAŞAM HAKKINI KİM KORUYACAK?
Sayın milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlık yetkilileri ve kamu yöneticileri…
Veteriner hekimlere, pet sektörüne, sanatçılara, hayvanseverlere ve medyaya seslendim.
Şimdi sıra sizde!
Çünkü diğerlerinden farklı olarak sizin elinizde yalnızca söz söyleme değil, karar alma, uygulama ve denetleme yetkisi var.
Hayvanların yaşam hakkı konusunda hepimizin vicdani sorumluluğu olabilir. Ama sizin aynı zamanda hukuki ve kamusal sorumluluklarınız da var.
Peki bu sorumlulukların gereği gerçekten yerine getiriliyor mu?
Yasalar çıkarılıyor, yönetmelikler hazırlanıyor, kararlar alınıyor.
Ama asıl soru şu:
Bu kararların hayvanların yaşamına, insanların güvenliğine ve toplumun vicdanına etkileri yeterince araştırılıyor mu?
Kısırlaştırma, aşılama, kayıt altına alma, sahiplendirme, bakımevlerinin koşulları ve etkin denetim…
Bütün bunlar için ayrılan kaynaklar, yapılan harcamalar ve elde edilen sonuçlar neden herkesin anlayabileceği şekilde düzenli olarak açıklanmasın?
Bir belediyenin başarısı yalnızca kaç hayvan topladığıyla değil, kaç hayvana sağlıklı ve güvenli bir yaşam sağlayabildiğiyle de ölçülmeli değil mi?
Bir bakanlığın sorumluluğu yalnızca mevzuat hazırlamakla sınırlı olabilir mi?
Bir milletvekilinin görevi yalnızca oy kullanmak mı, yoksa verdiği kararların sonuçlarını da takip etmek mi?
İNSANLARIN GÜVENLİĞİ İLE HAYVANLARIN YAŞAM HAKKI NEDEN BİRBİRİNE KARŞIT GÖSTERİLİYOR?
Bilimin, hukukun ve vicdanın birlikte yol gösterdiği çözümler üretmek mümkün değil mi?
Elbette görevini hakkıyla yerine getiren, hayvan refahı için çalışan kamu görevlilerini ve yerel yöneticileri ayrı tutuyorum.
Ama iyi örneklerin varlığı, eksikliklerin sorgulanmasına engel olmamalı.
Sayın yetkililer,
Devletin gücü yalnızca yasa yapmakta değil, yaşamı koruyabilmesinde de kendini göstermelidir.
Toplumun sizden beklediği yalnızca açıklama değil; somut çözüm, şeffaflık, denetim ve hesap verebilirliktir.
Çünkü hayvanlar oy kullanamaz.
Kendilerini savunacak avukatları seçemez, haklarını aramak için kapınızı çalamazlar.
Ama bu, onların yaşamlarının daha az değerli olduğu anlamına gelmez.
Bir toplumun vicdanı, yalnızca güçlülerin haklarını koruyabildiğinde değil, kendini savunamayan canlılara nasıl davrandığında da ortaya çıkar.
Ve son olarak bütün yetkililere soruyorum:
HAYVANLARIN YAŞAM HAKKINI KORUMAK İÇİN DAHA NEYİ BEKLİYORSUNUZ?
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Cevdet, titrine bakıyorum Cumhurbaşkanı yardımcısı yazıyor.
Kötü niyetliler vurgun yaparken sen armut mu topluyordun?
Asrın Vurgunu yaşanırken sen ne işle iştigal ediyordun?
Özel kalemin bile Vurgun Fonlarına yatırım yapmış sana da mı haber verilmedi?
Ver istifayı uzatma!
Cevdet Yılmaz derhal istifa edip, Yüce Divan'da yargılanmayı kendi talep etmelidir.
Aklanmak için, Şimşek’le çelişen ifadelerinin ve fon soyguncularıyla verdiği fotoğrafların gerekçesini Yüce Divan’da anlatsın.
Bu adamların hiçbir omurgası, hiçbir ahlaki ilkeleri yok. Bu adamların ahlaksızlıklarını teşhir etmekten büyük zevk alıyorum. Fon soygunu bizzat AKP içinde siyaset yapan ve bizzat cumhurbaşkanının atadığı kişiler tarafından organize edilmiş cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük soygundur.
Sorsan herkes şikayetçi, kimse memnun değil ama kimse isyan etmiyor. "Özgür Özel niye sokağa çağırmıyor? Neyi bekliyor?" diyorlardı. Çağırdı götünü kaldırıp giden olmadı. Gittiğim her eylemde aynı manzara 45-50 yaş üstü insanlar toplanıp, ya hep beraber ya da siktir et deyip dağılıyoruz. Nerede oğlum o barikatı yıkan gençler? Birkaç tutuklama, birkaç kendini bilmez, giydiği üniformadan utanmazın eşkıyalığına hemen mi boyun eğdiniz?
Milyonlarca takipçisi olan Oğuzhan Uğur neden hapiste?
Milyonlarca insanın oyunu alan Selahattin Demirtaş neden hapiste?
Hatay'ın Seçilmiş milletvekili Can Atalay neden hapiste?
Yapmadığı belgesel, yapmadığı haber için hapis yatan Çiğdem Mater, Murat Ağırel neden hapiste?
Merdan Yanardağ neden hapiste?
Fatma Betül Sayan Kayan neden hapiste değil?
Mazot neden 100 lira?
Dolar neden 50 lira?
Ey salak kardeşim şimdi sen, "Bu ülkede yaşanmaz abi siktir olup yurtdışına giderim" diyorsan sana kötü bir haberim var bugün bile TC pasaportu ile tatile dahi gitmek bu kadar zor iken yarın daha imkansız olacak. O yüzden ya kalk ayağa kendi geleceğini kendin kurtar ya da o telefonu sok bir tarafına buralarda bizim moralinizi bozma.
🚨 100 milyon TL üzeri haksız kazanç sağlayan 214 kişilik liste "Lekelenmeme Hakkı" kılıfıyla gizleniyor!
Eski bakanlar, damatlar vurgun yaparken sorun yok; liste açıklanınca mı lekelenme oluyor?
Vurguncunun hakkı var da soyulan milletin GERÇEKLERİ BİLME HAKKI yok mu?! 💣
Taha Çakmak’ın kamu kaynaklarıyla kişisel yatırımlarının yolları kesişti mi?
Taha Çakmak, fon vurgunundaki en kritik isimlerden biri ve sahibi bu ülkenin vatandaşları olan Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat ve Emeklilik’nin geçen haftaya kadar genel müdürüydü. Daha önce de BDDK ve Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcılığı gibi en kritik makamlarda oturdu. Cebimizdeki 50 TL’lik banknotlarda imzası bulunan bir isimdi.
Bugün ise Taha Çakmak’ın özel kalem personelleri Fahri Uğur ve Hakan Eryılmaz aynı fon ve hisse soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Kamuoyunu aydınlatmak için Çakmak’a ve yetkililere şu soruları yöneltiyoruz:
1. BDDK’de üst düzey yöneticiyken TERA Yatırım’da kendi adınıza, BDDK’deki resmî e-posta adresinizin kayıtlı olduğu bir müşteri hesabı açtınız mı? TERA Yatırım, Londra merkezli GildenCrest (Tera Europe) veya bunlarla bağlantılı kuruluşlarda kendi adınıza ya da başkası üzerinden kullandığınız yatırım hesaplarınız oldu mu?
2. Görev yaptığınız dönemde Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik’in kendi kurumsal kaynaklarından ve yönettikleri bireysel emeklilik (BES) fonlarından TERA’ya veya bağlantılı fonlara toplam ne kadar para yatırıldı?
3. Bu yatırımların kararını kim verdi? Bugün gözaltına alınan özel kalem personelleriniz Fahri Uğur ve Hakan Eryılmaz’ın bu süreçteki rolü ve talimat trafiği nedir? Yatırım komitesi kararlarını ve risk değerlendirme raporlarını açıklayacak mısınız?
4. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik bu yatırımlara karar verirken sizin de aynı fonlarda veya bu fonların aldığı hisselerde yatırımınız var mıydı? Varsa kendi mali çıkarınızın da bulunduğunu yöneticilere ve denetçilere bildirdiniz mi? Bu kararların alınmasına katıldınız mı, yoksa karar sürecinin dışında mı kaldınız?
5. Karayipler’deki Saint Vincent adasında kurulu Artsmrkts Ltd hesabında bugün özel kalemlerinizin gözaltına alındığı soruşturmada geçen Vişne Madencilik ve TERA/Hedef hisseleriyle aynı sepette 15,5 milyon lot Türkiye Sigorta pozisyonu taşındığından haberiniz oldu mu? Daha anlaşılır soralım. Maslak’tan yönetilen Artsmrkts, Londra’daki GildenCrest ve İsviçre’deki Century City Securities ile herhangi bir hesap, para transferi, yatırım veya talimat ilişkiniz oldu mu? Bu kuruluşlar üzerinden sizin hesabınıza ya da menfaatinize işlem yapıldı mı?
6. Yönettiğiniz kamu bağlantılı şirketler bu fonlara para yatırırken siz kendi hesaplarınızdaki fonları veya hisseleri satıp paranızı çektiniz mi? Şirketlerin para yatırdığı tarihlerle sizin satış yapıp para çektiğiniz tarihleri karşılaştırmalı olarak açıklayacak mısınız?
7. Bu kurumsal yatırımların karşılığında hangi varlıklar alındı; kimlerin fon iade talepleri ödendi? Kamu şirketlerinin yatırdığı 100 milyon TL’nin fonda batık kalırken, sizin ve diğer imtiyazlı yatırımcıların fondan erken çıkışını (nakde dönmesini) finanse edip etmediği araştırıldı mı?
8. TERA ve bağlantılı fonlara yapılan yatırımlar konusunda risk birimleri veya denetçiler sizi uyardı mı? Uyardılarsa hangi önlemleri aldınız? Önlem alınmadıysa neden alınmadı? Türkiye Sigorta’nın bilançosunun açıklanmasının ertelendiği ve 4 milyar TL’lik geri alım maliyeti oluştuğu yönündeki iddialar doğru mu? Doğruysa bu gelişmelerin söz konusu yatırımlarla bağlantısı nedir ve sorumluluğu kim taşıyor?
Rezilliklere doymuyorlar..
AKP’nin bir önerge hazırlığında olduğu duyumu alıyoruz.
Buna göre;
•SPK, TMSF, Yatırımcı Tazmin Merkezi, Borsa, MKK, Takasbank ve tasfiye kuruluşları, bu kuruluşların işlemleri yürütmekle görevlendirdiği kişiler,
bu kanun kapsamında görevlerinin gereklerine uygun aldıkları kararlar ve yaptıkları işlemler nedeniyle hukuki, idari ve mali sorumluluk taşımayacak”
Bunun anlamı nedir?
AKP ve bürokrasi yapılan işin hukuka aykırılığının farkında. Kendilerine ileride hesap sorulacağını biliyorlar. İş yaptırabilmek için bürokrasiye bir koruma kalkani sağlamaya çalışıyorlar.
Bu önerge henüz meclise indirilmiş değil.
Açıkça ikaz ediyoruz!
Önergeyi meclise getirmeyin, suçluları korumaktan, bürokrasiyi de suça alet olmaya zorlamaktan vazgeçin.
Suç işleyen ve suça iştirak eden herkes er geç mutlaka yargılanacaktır.
Kaçtığınız yer neresi olursa olsun peşinizde olacağız!
Basitçe,
1. Her kim bu dolandırıcılığa karışmışsa tüm şahısları bağımsız yargıya teslim edeceksiniz.
2. Tüm parayı getirip sahiplerine teslim edeceksiniz.
3. Sorumlu tüm siyaset/bürokrasi kadrosu istifa edecek.
4. Seçim sandığını getireceksiniz.
Hepsi bu.