Sıdıka Hanım’ı hatırladınız mı? Ne kadar sakin ve sabırla bekliyordu enkazın altında. Nezaketiyle hepimizi etkilemişti. 6 Şubat’ın yıl dönümünde güzel bir dayanışmaya daha imza atalım mı?
Az önce görüştüm kendisiyle. Depreme, 1 hafta öncesinde kaybettikleri annelerinin helvasını kavururken yakalanan 6 kardeşten bahsediyorum. Babalarını zaten daha önce kaybetmişler. Depremde de 3 kardeş hayatını kaybetti. Sıdıka Hanım ve 2 abisi kaldı geriye.
Abilerden biri artık engelli. Enkazda sıkışan ayakları kesildi. Şu an 3 kardeş Antakya'da konteynerde kalıyorlar.
Bazı ihtiyaçlarımız var;
1) Engelli abi için konteyner yaşamı çok zor. Geniş bir alana ihtiyaçları var. O yüzden prefabrik eve çıkmak istemişler. Her yere yazmışlar ama şu ana kadar bir dönüş olmamış. Konteynerde, özellikle banyo kullanımı bir eziyete dönmüş. Banyo yapmak için tutunabileceği bir yer bile yok.Prefabrik eve çıkmaları için ne yapabiliriz?
2) Engelli olan kardeşe bağlanan 7.500 TL emekli maaşı var. Diğer kardeş de çalıştıkça getiriyor. Ama geçinmekte ciddi zorlanıyorlar. İşin açığı; geçinemiyorlar. Aldıkları hiçbir yardım da yok. Dayanışmada bulunmak isteyenleri Sıdıka Hanım’la tanıştırırım. Hayatımda tanıdığım en gururlu kadınlardan biri. Kırmadan, dökmeden, maddi olarak yanlarında olmak için ne yapabiliriz?
Son sözleri şunlardı: “Önceden çok kalabalık bir aileyiz diye gürültüden şikayet eder söylenirdim. Şimdi üçümüz yemeğe oturunca birbirimizin yüzüne bakamıyoruz. Gülemiyoruz. Derin bir sessizlik var.”
O sessizliği hep birlikte bozalım, var mısınız?
#Unutmadık
Altı gün boyunca altımda bez yağmur altında zifiri karanlıkta enkazda kendi çabamla ailemi bulmaya çalışırken gelmeyen ekiplere, beni aramasına ve yalvarışlarıma rağmen bir vinç göndermeyen kıdemli şahıslara, organize olamayan ekiplere, kendi uğraşımla bulduğum vinci il sınırına+